şükela:  tümü | bugün
  • bir veya daha fazla inek, keçi, koyun veya mandanın sağılmasıyla elde edilen, 40øc'nin üzerine ısıtılmamış veya eşdeğer etkiye sahip herhangi işlem görmemiş kolostrum dışındaki meme bezi salgısıdır.
  • (bkz: uht süt)
    (bkz: pastorize süt)
    (bkz: bayat süt)
    (bkz: günlük süt)
  • memeden çıkmış dumanı üstünde* süt. inek, koyun vb. hayvanlardan sağılan çiğ sütlerde önemsenecek derecede salmonella enfeksiyonu ihtimali vardır.
  • uht ve pastorizasyona ugramis sutlerin zararlari duyuldukca kiymete binen, guvenilir bir sut ureticisi bulsak da ondan cig sut alsak, yogurdumuzu onunla yapsak diye aranilan sut.
  • sigaradan daha zararlıdır. bu durumda türkiye'de satılan çiğ sütlerin üzerine uyarı etiketleri basmak gerekmez mi?

    - çiğ süt içenler genç yaşta ölür.
    - çiğ süt içmek öldürür.
  • oncelikle (bkz: #28400215),

    cdc'nin websitesinde cig sutle ilgili bilgilerin bir kismini cevirdim.

    "hastalik yapici bakteriler bir cok gidadan gecebilir, ama sut iclerinde en riskli olanlarindan biridir. ishal, karin kramplari ve o kadar sik olmasa da bobrek kaybi, felc hatta olum gorulebilir. uzun suredir ictiginiz ve hastalanmadiginiz cig sut, bir sonraki seferde hastalik yapabilir. bebekler, cocuklar, yaslilar ve hamileler en buyuk risk grubudur.

    cig sut, pastorize olandan daha saglikli degildir. pastorize sut, sutun besin degerini azaltmaz. bazi vitaminler de kayiplar gorulur, mesela c vitamini, ama sut zaten c vitamini kaynagi degildir. bildiginiz bir isletmeciden laboratuvar analizi temiz cikan sut dahi hastalik yapabilir, sonuclarin negatif olmasi hastalik yapmayacagi anlamina gelmez. hijyen kurallarina uymak bakteri sayisini azaltabilir, ama riski tamamen ortadan kaldirmaz."
  • memeden çıkmış, hiçbir ısıl işleme maruz kalmamış süt.

    uht pastorize sütler hakkında yalan dolan bilgilerden sonra kıymete binmiş süttür. (bkz: türkiyede neden çocuk felci tekrar görüldü) çocuk felci sadece çiğ sütten bulaşan bir virüsün neden olduğu hastalıktır. 90 lı yıllarda türkiye'de görülmekteydi. onkolog ve yüksek gıda uzamanı (!) yavuz dizdar ve ekürileri endüstriyel süt hakkında yalan dolan iddialardan ve süper tavsiyelerden sonra (bkz: süte toprak atın) türkiye'de tekrar görülmeye başlamıştır bu çocuk felci denen illet.

    uht süt ve günlük süt hakkında daha da bilgi almak isterseniz (bkz: uht süt vs günlük süt).

    çiğ süt alımının tek riski çocuk felci değildir. (bkz: mastisit) hayvanın memesinde iltihap olabilir. ayrıca çiğ süt alınca sonuçta kaynatılmak zorunda. 100 derecede baya baya dakikalarca o sütü kaynattığınızda sanıyor musunuz ki o süt uht sütten daha yararlı, çok daha zararlı. uht sütte de günlük sütte de katkı maddesi yoktur, meyveli, kakaolu süt hariç. olsa üzerinde yazmak zorunda zaten.

    şimdi gidin çevrenizde bir gıda mühendisi varsa, ona sarılıp öpün, mesleğine bu kadar haksızlık ve saygısızlık yapılırken, mesleğini yapması için onu motive edin. tavsiye: pastörize süt uht sütten daha iyi. en iyisi evde inek besleyip, direk memeden içmek ama o da pek mümkün görünmüyor metropol hayatında.
  • kendisi hakkında hat safhada çeşitli bilgi bulunuyor. 3 ana kalıp yakaladım şimdiye kadar:

    1- inekten çıktığı gibi süt. bu bölümdeki insanların iddiası şu: süt binlerce yıldır tüketilen bişey. hayvan da böyle içiyo, biz de böyle içiyoruz. kaynatarak sütün içine sıçıyosunuz, düzgün koşullarda üretilen süt içerek bi bok olmaz kimseye. hele pastorize falan filan dediğiniz zaman siz süt değil sıvı saman içiyosunuz, bizden söylemesi diyolar.

    2- inekten çıktığı gibi süt vol 2: kaynatalım, öyle içelim. bu bölümdeki insanlar 1. bölümdeki insanlar gibi uht ve pastorize sütün bir kapitalist pazarlama furyası olduğunu düşünüyorlar. bu yüzden çiğ süt kullanmayı tercih ediyorlar, ancak bunlar 1. bölümdekiler kadar cesur yürek değiller. götlerinen işemekten korktukları için sütü kaynatıyorlar. gene de uht ve pastörize sütten götüm götüm kaçıyorlar, "biz çocukken pastörize süt mü vardı amk" diyorlar.

    3 - lan olm siz kafayı mı yediniz diyen bölüm: bu abiler ise diğer iki bölümü genellikle cehaletle suçlamakla birlikte sütün içinde binmilyonlarca korkunç zararlı şey var, bunlar sizi yok çocuk felci yapar, yok kıçınızdan işetir, öldürür falan, o yüzden biz bunları aşırı hızlı bi şekilde ısıtıp soğutup sikimize taşağımıza sürüp bişeyler yapıp içmemiz lazım, başka türlü olmaz diyorlar. en yaygın kesim bu.

    şimdi bütün bu kesimlerin kendilerince haklı oldukları noktalar var anlaşılan. ben şahsen 2'ye daha yakın duruyorum ama uht, pastörizeden falan da kaçmıyorum. şu aralar da 1'i araştırıyorum nedir ne değildir diye.

    buradaki esas soru şu: kim haklı? herkesin kendince bilimsel açıklamaları var. hangi bilim şimdi bu? napıcaz biz? kime güvenicez? ya çiğ süt içtim diye pipim düşer memem sönerse? ya uht içiyorum diye mutasyona uğrayıp gregor samsa olursam?

    ps: aslında 4. bölümü teşkil eden "süt içmeyin, süt insana uygun bişey değil" diyen tipitiplere akıl sağlığı diliyorum.

    ps 2: en son gördüğüm habere göre en eski bulunan insan kemiği 430.000 yıllıkmış.
  • içmeyin lan, manyak mısınız?

    çiğ inek sütü içmek insanlar için oldukça tehlikelidir, çünkü çoğunlukla inek feçesinden süte bulaşabilen* escherichia coli (ülkemizde koli basili olarak da bilinir), campylobacter türleri, salmonella türleri ve listeria* türlerini içerme riski yüksektir.

    listeria enfeksiyonu neden zararlıdır? çünkü bu cinse ait bakteriler menenjite, hamilelerde düşüğe, septisemiye, endokardite, ansefalite, karaciğer harabiyetine kadar varan, çok ağır tablolar oluşturabilir. adı geçen diğer üç cinsse oldukça inatçı bağırsak enfeksiyonlarına sebebiyet verebilir.

    bunun haricinde ülkemizdeki çiğ sütlerde rastlanan hastalık yapıcı diğer bakteriler: brucella abortus, streptococcus türleri, mycobacterium tuberculosis (çok tehlikeli, bkz: tüberküloz/verem), staphylococcus aureus...

    ancak mesele yalnızca ineklerden süte geçen bu bakteriler değil. süt, insanlar olduğu kadar bakteriler için de besin değeri çok yüksek olan, ideal bir besin kaynağıdır. bu nedenle çiğ süt, ineklerden sağılmasının ardından temiz olsa bile, uygun koşullarda muhafaza edilmediği sürece yine kontaminasyona davetiye çıkaracaktır.

    pastörizasyon vs. kaynatma: süt proteinleri de dahil olmak üzere tüm proteinler, yüksek sıcaklıklarda miseller oluşturur ve yapıları bozulmaya uğrar. pastörizasyonu özel kılan, süt proteinlerine bu zararı vermeksizin sütün içerisindeki zararlı bakterilerin sayısını hastalık yapamayacakları düzeye indirmektir. ülkemizde bildiğim kadarıyla tüm hazır süt üreticileri uht* tekniğini kullanır. bu yöntemde sütün sıcaklığı hızla 140 derece santigrata çıkarılır ve dört saniye boyunca bu sıcaklıkta tutulur. böylelikle süt tamamen sterilize olur. uht, süte zarar vermeden içerisindeki bakterileri öldürmenin en güvenilir yoludur.

    google scholar'da raw milk vb. aramalar sonucunda ulaşılan, konuyla alakalı bilimsel çalışmaları paylaşmakta da fayda var.

    1. 1987'de abd'de çiğ sütler üzerinde yapılmış olan bir araştırmada, sütlerin %4,2'sinde menenjite sebebiyet verebilen listeria monocytogenes bakterisi saptanmış. saptanan 27 suşun 25'inin patojen olduğu tespit edilmiş. sütlerde herhangi bir listeria türüne rastlanma oranı ise %26. "kim korkar menenjitten!" diyorsanız için. [kaynak]

    2. 1985'te minnesota'da çiğ süt tüketimine bağlı olarak, campylobacter enfeksiyonunun görülmesi üzerine yapılmış bir çalışma. [kaynak]

    3. 1987'de hollanda'da 137 çiğ süt örneğinin 6'sında, çiğ sütten üretilen 69 peynir örneğininse 7'sinde yine listeria monocytogenes'e rastlanmış. [kaynak]

    4. 1997'de oregon'da e. coli salgını görülmüş ve bunun nedeninin çiğ süt tüketimi olduğu ortaya çıkmış. yapılan incelemede 132 ineğin 4'ünde e. coli'ye rastlanmış. [kaynak]

    ülkemizde yapılan çeşitli çalışmalar:

    1. 2011'de uludağ üniversitesi'nde yapılan bir çalışmada bruselloza yakalanmış çocukların %51,6'sının çiğ süt içtiği tespit edilmiş. [kaynak]

    2. 2002'de ankara'da yapılan çalışmada "tüm sokak sütü örneklerinde kabul edilmeyen değerlerde toplam bakteri sayısı saptanmıştır." [kaynak]

    3. ülkemizde yapılan çeşitli çalışmalar, çiğ sütlerin %1,2-4 arasındaki oranlarda listeria türleri ihtiva ettiğini ortaya koymuş [kaynak]