şükela:  tümü | bugün
  • kısa filmi balkon'u bitirmenin verdiği huzur ile ilk uzun metrajlı filmi için çalışmalarına devam eden yönetmen/senarist...
  • geriye kalan adlı ilk uzun metrajıyla bu sene altın portakalda yarışacaktır.
  • yeni duydum adını...
    yarışacak filmini izlemedim henüz, fragmanıysa kesinlikle çok ilgimi çekti.

    "‘ve kadın dünyaya dokundu’ ana teması üzerine kurulan uluslararası antalya altın portakal film festivali’nde yarışan 13 film arasından sadece birinin yönetmeni kadın" şeklinde bir haber okudum hakkında, daha sonra da filmin facebook sayfasını inceledim.

    asıl söylemek istediğime gelince; güzel, yalın ve sert bir üslubu varmış kendisinin. hani bazı cümleler ne kadar basittir ama o kadar çıplak bir şekilde ifade eder ki gerçeği, acıtır.

    ele aldığı konular da bir o kadar gerçek ve acıtıcı.
    takdir ettim, takibe aldım, filmi de merakla bekliyorum.
  • 48. antalya altın portakal film festivali'nde "en iyi yönetmen" ödülünü almıştır.

    emin olun, festival "kadın" temalı olmasaydı, bu ödülü alamazdı. sırf "madem kadın temalı bir festival, ödülü de kadın almalı" modunda verildi.
  • kadını halen toplumda ikinci sınıf insan görenlerin ödül hakkında kesin kadınlar var jüride ondan alabildi dediği ödül olmuştur, çiğdem vitrinel'in en iyi yönetmen ödülü. kadınlar'ın daha görünürde olmasının onları şaşırtmaya devam etmesi adına ödüllere ve şaşırtmaya devam.
  • 48. antalya altın portakal film festivali'ne katılan 13 yarışma filmin yönetmenleri içerisindeki tek kadın yönetmendir.

    yazdığımız entry'den ötürü bir tek idam sehpasına çıkarılmadığımız kalmış.

    şimdi öncelikle, bir yönetmene yaşamıyla, duruşuyla, çalışkanlığıyla, düzgünlüğüyle ödül verildiğine hiçbir yerde şahit olmadım. önemli bir insandır, dünyada tanıyabileceğiniz en iyi insanlardan biri de olabilir.

    amacımız "kadın yönetmene ödül vermezler" falan değildi. festival filmlerinin hepsini izledim ve bence, üzerine basa basa söylüyorum "bence" can veya zenne "en iyi yönetmen" dalında daha çok hak ediyorlardı ödülü. bakın "çiğdem vitrinel hak etmiyordu" değil, diğerlerinin daha çok hak ettiği inancındayım.

    zenne'yi izledikten sonra zenne hakkında ne yazdığımı da gidip o başlıkta görebilirsiniz ki, zenne hakkında yazdığımda, geriye kalan'ı izlemiştik zaten. yani "kıyaslamayı" geriye kalan adlı filmi izlemeden yapmadık.

    "hak etmedi" demek çok ağır belki ancak ben ödülün evet festival "kadın" temalı olduğu için verildiğini düşünüyorum.

    diğer yandan, kadını toplumda ikinci sınıf gördüğüm falan iddia edilmiş nasıl bir sosyal analiz becerisi var insanlarda kestirebilmek cidden zor.

    ben isterdim ki, buradaki 13 filmin 5 tanesinin yönetmeni kadın olsaydı. keşke kadınlarımızın bu imkanları elde edebilmesine öncülük edilse, destek verilse. kadın ödül aldı diye onu çekememezlik yaptığım falan yok.

    ben cinsiyetçi değilim ancak, bazılarının cinsiyetçiliği cidden başına vurmuş. ben o ödülü "sadaka niyetine" verdiklerini düşünmüyorum elbette sadece festivalin temasına uygun iş yaparak pozitif bir ayrımcılık gözettiklerini düşünüyorum.

    ben burada kadına "yönettiği film iğrençti" dememişim, "böyle film mi yönetilir lan" dememişim. kendisini aşağılama gibi bir amacım yoktur, olamaz.

    hatta bir arkadaş özel mesajla benim ya başka bir film ekibinden olduğumu ya da sinemadan anlamadığımı falan da iddia etti.

    diğer yandan altın portakal özellikle bu sene gözümdeki ağırlığını cidden yitirmiştir. 500 tane özel ödül verilir mi arkadaş bir festivalde? yaşam boyu onur ödüllerini kastetmiyorum. direkt ana ödül töreninden bahsediyorum. "ödül almayan film bırakmamalıyız" türünden bir yaklaşım hakim. birçok ödül en az 2 filme veriliyor falan.

    yine benim kişisel düşüncem; zenne "en iyi film" kategorisinin mutlak favorisidir. gözümde "plase" bile yoktur diğer yarışma filmleri içinde -burayı "diğer filmler bok gibiydi" türünden anlayacak geri zekalıları da bekliyorum mutlaka- ancak, zenne'ye "en iyi ilk film" ödülünü çakıp, "en iyi film" ödülünü güzel günler göreceğiz'e verdiler. yani herkese bir mavi boncuk dağıtma merakı...

    özetle başarısından dolayı kutluyorum. "hak etmedi" tipinden sert bir yaklaşımım yok, "ben" daha başka 2 filmin bu ödüle daha yakın olduğunu düşünüyorum. ne kadın düşmanlığım var, ne de kadını toplumda 2. sınıf insan gibi görüyorum. kadınların görünürde olması da beni hiçbir zaman şaşırtmamaktadır.

    kişisel görüşüm, kutsal bir şey değil. sosyolojik tespitler yerine, ver eksini geç daha fazlasını hak etmem emin olun.

    kimse kendince element uydurmasın der, sözlerime son veririm.
  • 48. altın portakal'da en iyi yönetmen ödülünü alan, samimi, duyarlı ve en önemlisi sözünü sakınmayan yönetmen. ilk filmiyle böyle bir ödül alması ise takdire şayan. geriye kalan filmi hakkında ve genel olarak kadın üzerine yaptığımız söyleşiye ekşi sinema'dan ulaşabilirsiniz.