şükela:  tümü | bugün
  • diyarbakır da tatmıştım pek güzel oluyo..
  • en güzelini urfa'da sevgi ciğercisinde yediğim kebap çeşidi... taze nane ve kimyon bu kebabın olmazsa olmazıdır.
  • yoğun aşk acısı sayesinde ciğerimin aldığı şekil...
  • en makbulu günün erken saatlerinde* yenenidir. arkadaş bu über lezzeti istanbul'da layıkıyla yapan bir yere rastlamadım daha. tavsiye edilen her mekana bıkmadan usanmadan gitmişliğim var ama yok, olmuyor. şuna benzer:
    http://img195.imageshack.us/img195/9493/ciger.jpg

    (bkz: hayat beni neden yoruyorsun)
  • en az urfadaki kadar güzeli, istanbul'da vatan caddesinden horhora doğru donerken yaklaşık 50 metre içerde sağ tarafta urfa sofrasında yenebilir.
  • (bkz: cartlak kebabı)
    bol sumak, kimyon ve limon ile yiyiniz afiyet olsun..
  • urfalı sabah aksam bunu yiyor. salaş mekan arayanlar hasimiye meydanindaki ali baba cigercisinde taburelere oturup adabiyla yiyebilir. dıyorsanız ki daha derli toplu yer olsun; o zaman sembol ocakbasina ya da altınşiş'e gidilecek.
  • urfada sabah kahvaltısı olarak tüketildiği gibi kışın özellikle ramazanda gece saatlerinde de iyi giden kebap türü.
    ciğerin kalitesinin yanında (büyükbaş ciğerinden olsa olsa yahni olur, kebap için kuzu ciğeri idealdir) pişirilmesi ve sunumu da alınacak lezzetin katlanmasında etkilidir.
    önemli noktalardan biri ciğerler ince şişlere ve olabildiğince küçük parçalar halinde saplanmalı, 2 ciğer bir kuyruk yağı sırası takip edilmeli ve şişler fazla uzun tutulmamalıdır. işin kilit noktası ise ciğer asla fazla pişirilmemeli ve piştikten sonra ivedilikle tüketilmelidir. genelde şişler mangala atıldığında açık ekmeklere nane, pişmiş isot, taze soğan vs. konularak ciğerin yeri hazır edilir ki ciğer mangaldan kalktığında adeta saniyelerle yarışılırken vakit kaybedilmesin, ciğer soğuyup kurumasın.
    sunuma gelince, örneğin urfada kavafhanedeki ciğercide masaya ayran, bol yeşillik, domates, isot, limon ve soğanın yanında herkese birer bıçak ve doğrama tahtası da gelir. ciğer gelene kadar herkes kendi zevkine göre istediği malzemeden istediği kadar ve istediği şekilde doğrayıp istediği karışımları elde etmekle yükümlüdür. bu şekilde sunum adeta interaktif hale getirilir, web 2.0 gibi bir konsept yakalanır.