şükela:  tümü | bugün
  • fedez ve francesca michielin ikilisinin seslendirdiği enfes şarkı. zaten isminden kötü olmayacağı belli.

    sözleri ve tercümesi şöyle.****

    il tuo cuore batte a tempo, ritmo nuovo mai sentito
    kalbin ana göre atıyor, daha önce duymadığın bir ritimle.

    e da quelo poco che l'ascolto è già il mio pezzo preferito
    dinlediğim küçük şey zaten benim en sevdiğim.

    mangio merda da vent'anni ma non perdo l'appetito
    yirmi yıl bok yedim ama tadını unutmadım.

    poi mi fanno pure fare la scarpetta con il dito
    tabakları parmakla temizlettiler.*

    labbra gusto di fumo mischiate col pampero
    pampero ile karışmış duman tadındaki dudaklar.

    rende la testa pesante ma il cuore più leggero
    kafayı ağırlaştırır ama kalbi hafifletir.

    e tu sei il cigno nero stanco di seguire il branco
    ve sen sürüyü takip etmekten yorulmuş kara kuğusun.

    e il cuore grande quanto il sole ma freddo come il marmo
    ve kalbin güneş kadar büyük ama mermer gibi soğuk.

    né giovani né grandi, nel cuore piove grandine
    ne genç ne yaşlı, kalbinde sağanak yağmur yağıyor.

    stasera niente alcol. voglio bere le mie lacrime
    bu akşam alkol yok. gözyaşlarımı içmek istiyorum.

    e una crepa sopra il petto che diventa una voragine
    ve uçuruma dönüşüen gönüldeki bir kırıklık.

    al quale non puoi fare le iniezioni di collagene
    ki ona asla kolajenlerleri*enjekte edemessin.

    io sono senza scrupoli e tu sei senza carattere
    ben vicdansızım ve sen karaktersizsin.

    togliamoci i vestiti ma teniamoci le maschere
    kıyafetleri çıkaralım ama maskeler kalsın.

    se mi fissi bene non vedrai i miei occhi sbattere
    eğer bana yakından bakarsan, gözlerimi kırpmadığımı görürsün.

    chi sogna ad occhi aperti perde l'uso delle palpebre
    gözü açık rüya görenler göz kapaklarını kullanmayı unuturlar.

    la lacrima che brucia
    yanan gözyaşı.

    il vento la consuma
    rüzgar onu tüketiyor.

    il nero che mi sporca
    beni kirleten siyah

    tanto poi si lava
    daha sonra temizlenecek.

    e tutto ciò che ho perso
    ve kaybettiğim her şeyi

    io lo perdo ancora
    yine kaybettim.

    mi tengo dentro il vuoto che di te mi resta
    içimden senden kalan boşluğu saklıyorum.

    e a cosa servirebbe dirci che ci siamo amati
    sevdiğimizi söylediğimiz an neydi

    tanto quando esce il disco ci saremo già lasciati
    dişli yerinden çıkıp birbirimizi terkettiğimizde?

    godiamoci il momento perché prima o poi finisce
    anın tadını çıkaralım çünkü er ya da geç bitecek.

    l'amore spesso prende ma poi non restituisce
    aşk genelde alır ama sonra geri vermez.

    io sto ancora aspettando il cuore che gli ho dato in prestito
    ben hala ona ödünç verdiğim kalbi bekliyorum.

    se la vita insegna io sono un alunno pessimo
    eğer hayat öğretiyorsa, ben çok kötü bir öğrenciyim.

    è come se facessimo una gara
    bir yarıştaymışız gibiydi.

    è un inizio lungo ma alla fine non è poi così lontana
    başlangıçta uzun olacak gibi görünüyor ama sonunda o kadar da uzak değilmiş.

    già, sei bella e dannata
    evet, güzel ve lanetlisin.

    la metà mancata di una mela avvelenata
    zehirli elmanın eksik diğer yarısı.

    e io cerco il sollievo in una dose di veleno
    ve ben zehrin bir dozunda ferahlama aradım.

    come chi è stato allattato da chi ha le serpi in seno
    memesinden yılanlar gelen biri tarafından beslenmek gibi.

    con la consapevolezza che non c'è certezza
    kesin bir şey olmadığının farkında olarak.

    vieni stammi vicina, sì ma a distanza di sicurezza
    gel, bana yaklaş ama güvenli bir mesafeden.

    io ti ho dato un dito invece tu mi hai preso il cuore
    sana parmağımı* verdim ama sen bunun yerine kalbimi aldın.

    e sono sempre stato incline agli sbalzi d'amore
    her zaman ilk görüşte aşka yatkın olmuşumdur.

    la lacrima che brucia
    yanan gözyaşı.

    il vento la consuma
    rüzgar onu tüketiyor.

    il nero che mi sporca
    beni kirleten siyah

    tanto poi si lava
    daha sonra temizlenecek.

    e tutto ciò che ho perso
    ve kaybettiğim her şeyi

    io lo perdo ancora
    yine kaybettim.

    mi tengo dentro il vuoto che di te mi resta
    içimden senden kalan boşluğu saklıyorum.

    e il tuo nome è stato scritto a matita
    ve adın kalemle yazıldı

    per poterti cancellare una volta finita
    bittiğinde üzerini çizmek için.

    tra me e te sai
    ikimizin arasında biliyorsun

    sei l'errore più bello della mia vita
    hayatımın en güzel hatasısın.