şükela:  tümü | bugün
  • var güçle mücadeledir.
  • cihat'ın arapça doğrusu aslında budur, ama arapça konuşan bir ulus olmadığımızdan, ve kelimelerin sonunda b,c,d,g ye tahammül edemediğimizden, bizde doğrusu cihattır.
  • radikal islamcı bir terör örgütü
  • abdülkadir es sufi'nin bir kitabi. 1980 yilinda ismet özel*cevirisiyle yayinlandigi türkiye'de büyük yanki uyandirmistir. islamin görünüste islam olan yerlerde cökmekte oldugu saptamasindan hareketle hesaplasma amaci tasiyan kitap, pakistan ve libya örneginden yola cikarak bir takim radikal cözümler önermistir. milli marslari, cinnah'in anitkabrini ve devlet dairelerindeki resimlerini; putperestligin ve batiya yönelmis bir kültürün ikonografyasi olarak ele almis, faizle ve bankacilikla kazanilmis gelirden maas alan imamlarin arkasinda namaz kilmanin caiz olmadigini belirtmistir. 12 eylül darbesinden yillar sonra yapilan bir röportajda kenan evren, darbe nedeni olarak meshur kudüs mitingini ve istiklal marsi okunurken yere cöken bir grubu göstermistir.
  • "islam'a göre cihad" konusunu caner taslaman şahane açıklamış.

    okumak isteyen şunu okusun:

    http://www.canertaslaman.com/…-felsefe-ve-tanri.pdf

    izlemek isteyen şunu izlesin:

    http://www.youtube.com/watch?v=yv11mzhexnk
  • cihat, arapça „cihâd“ kelimesinin türkçe yazılışıdır. cihâd, „cehd“ kökünden gelir.
    „cehd“ var gücüyle çalışma, azim, elden geldiğince, takâtin tükeninceye kadar gayret etmek gibi mânâlara gelir. yâni gayretin aşırı derecelisidir. cihâd da, cehd’in çoğuludur

    "kanserle savaş", "yolsuzlukla savaş" nevî savaşlar, "cihâd"a örnek olarak verilebilir.

    hadis-i resûlullah ile sâbittir kî, islâm dininde iki tür cihâd vardır. düz, motomot kelime anlamıyla ve bugün müslümanların ekserîsinin anladığı mânâsıyla cihâd, “savaş” demektir. ama bu cihâd, “cihâd-i asgar”dır, yâni küçük cihâdtır. avamın anlayabileceği ve genellikle de anladığı cihâd, işte bu cihâdtır. herkese farz değildir. hac vazîfesi gibi belli şartları hâiz olanlara farz kılınmıştır. bunun izâhı uzun sürer.

    bir de havâsın, yâni cemiyetin seçkinlerinin, âlimlerinin, âriflerinin cihâdı vardır kî, bu cihâda “cihâd-ı kebir” derler. cihâd-ı kebir de, “büyük cihâd” demektir ve nefse karşı yapılır. cihâd-ı kebîr, peygamber emriyle her mümîn ve mümîneye farzdır.
  • takvim yapraklarında erkek çocuk ismi olarak 86 günde bir tekrar eder
  • hakkında şöyle bir ayet olan sanırsam ki din yolunda mücadele anlamına gelen bir kelime.
    24. de ki: "eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, aşiretiniz, kazandığınız mallar, kesada uğramasından korktuğunuz bir ticâret ve beğendiğiniz meskenler size allah`tan, peygamberinden ve onun yolunda cihaddan daha sevgili ise, artık allah`ın emri gelinceye kadar bekleyin! allah fasık topluluğu doğru yola erdirmez."
    (bkz: tevbe suresi)
  • tunus vb. ülkerde özellikle gençlere yönelik yapılan cihat çağrısı gün geçtikçe artıyormuş. bu cihat çağrısı, suriye'de esad'a karşı tabii ki.

    insan kendi kendine soruyor hal böyle olunca. "bildiğim kadarıyla bende müslamın, yaşadığım ülkenin de çoğunluğu müslüman e bizde niye gelmiyor bu cihad çağrısı? biz müslüman değil miyiz. hem cihadı kime yapıcaz lan! esad tarafı gavur mu?"

    yoksa çağrıyorlar da haberimiz mi olmuyo lan yoksa?

    "3 cevapsız cihatınız var..."
  • şiddettir. saf bir batılı sorarsa manevi savaş falan diye geçiştirebilirsiniz.