şükela:  tümü | bugün
  • akdeniz üniversitesi felsefe bölümü'nün sevilen iki hocasından biridir. diğer sevilen hoca* ile yakın arkadaştır ve o da odtü mezunudur. pragmatizm, heidegger, sanat felsefesi çalışır ama yaratıcı olan her şeyle de ilgilenir. mizah duygusu güçlüdür. ders anlatımı ise dillere destan olmuştur.

    ilk tanıştığınızda size, ayın arkasında bulut var mı gibi acayip cümleler kurabilir. durum tespitleri meşhurdur. her an bir farkındalık yaratmaya yönelir bütün konuşmaları sanki. ironisi meşhurdur.
  • bugün radikal'deki "iyilik, ancak piçlik yaparak umulandır" başlıklı yazısı vesilesiyle tanımış olduğum felsefeci bilim insanı.

    sadece başlığı okuyarak olayı kavramaya çalışmam boşunaymış... son zamanlarda okuduğum en dolu yazıydı...

    bir de mezun olduğum okulumda hocaymış kendisi. iyice bir sempati duydum.
  • aforizmalarından biri şu olan hoca: iyimser filozof sabah işi için, akşam eşi için traş olan filozoftur. ama bir süre sonra tahriş olur.
  • yine şöyle harika, kafa açıcı bir yazı yazmış hocam. şiir, politika, aşk, gündem, hayat, ne ararsanız var. ortaya karışık yapmış hocam bir kuple.
  • 1966 doğumlu, izmir, karşıyaka'lı, bornova anadolu lisesi kökenli, akademisyendir.

    ilk gençlik yıllarında bal'ın fenomen yakışıklılarından ve popüler isimlerindendi. oldukça haylaz bir o kadar da delikanlıydı ve kızların gözdelerindendi. arkasında ciddi bir hayran kitlesi bırakmıştır o yıllarda.

    iyi adamdır, dosttur.
  • ve cihan camci (bkz: zehra yiğit) birlikteliginde (bkz: in the mood for love) film analizi. sicagi sicagina linki vereyim. bir sinemaci ve felsefeciden keyifli bir yazi.

    http://www.sekans.org/…hemoodforlove(cozumleme).pdf

    okuyunuz, okutunuz. yetmez yetmez feyz aliniz.
  • kendisiyle edebiyat fakültesi kantininde bir sohbet geçirirken heidegger'i anlamak imkansız lafıyla karşılaştım. bu üzücü hadiseyi daha önce ki entrylerle birlikte değerlendirince harbiden eşe dosta yazdırılmış bir kaç entry veya yakınlık kurmak için girilebileceği geldi aklıma. akdeniz üniversitesi felsefe bölümünün iç karışıklılığını düşününce "yandaş" veya oraya eğilimli insanlar tarafından göklere çıkartılan akademisyenlerin aslında yüz yüze gelince ve konuşunca yeteri kadar "derin" veyahut konu hakimiyeti olmadığını görüyorsunuz. aslında mesele sadece bir taraf değil iki taraf içinde geçerlidir. zannediyorum ki oda diğer hocalar gibi aklında felsefeyi bitirmiştir.