şükela:  tümü | bugün
  • fermuar dergisinde cizen caylak (18 yasinda)* karikaturist.

    cizgisi henuz tam oturmus degil; ancak esprileri gelecek vaadediyor (hz. musa'nin yardigi denizden "ehalooow!" diyerek cikan sahin k, hipnoz ile cocukluguna dondurdugu hastalari bir odada toplayip "hadi bakiim, uslu uslu oynayin!" derken "sizinle mi ugrasicam lan!" diye dusunen doktor...)

    *edit: troublepain'in uyarisiyla; 20'ye girmis kerata.
  • buluşmak için bir saat veriyorsa iki saat sonrasını kastetmektedir.
    uğur mumcu mahallesindekibimin yıkılmasından sonra kendisi de yıkılmış ve kendini aydos ormanlarına vurmuştur.
    inşaat bölümünde okur ki bu kendisinin ince ruh yapısıyla yakından uzaktan alakası olmayan bir bölümdür.
    karikatüre profesyonel anlamda yeni başlamış olmasına rağmen gelişimi gözle görülür bir hızla artmaktadır. heveslidir, çabalamaktadır ve sanırım başaracaktır.
  • fermuar da sessiz sedasız mesleğini icra eden, velhasıl her hafta göze batan karikatürlerle ilgi toplayan çizer. bir facebook'ta mehmet yılmaz' arayan serap ezgü olsun, bir casiosaatinin orjinalliğini suya tabi tutan üstün zeka burslu genç olsun, hep güzel şeyler bunlar..
  • dört hafta kadar önce, uykusuz dergisinde çizmeye başlayan ve ama arkadaşlar iyidir köşesinde kendisiyle çok iyi bir şekilde dalga geçebilen genç çizer.
  • - vay pamuk iyi uyudun haa valla iyi uyudun
    - gece 50 kere su içmeye kalkıyorum bok gibiyim. bi saati var ondan eksik veya fazla uyuyunca böyle oluyor
    - yok iyi uyudun iyi
    - (bir başka cüce içinden) iyi uyudu
    - (prens) ne biçim ortam lan !

    aşağı yukarı bu şekildeki seyreden diyalogları ile bambaşka bir pamuk prenses ve yedi cüceler kompozisyonu çizmiş promising midfielder. uykusuz'da. dur bakalım takipteyiz...,

    üç yıl sonra ek: ve sinem göstermedi mi yukarıdaki tespitin isabetini? gösterdi. bir üç yıl sonra ise umut sarıkaya klasına ulaşacağı bilinmelidir.
  • köşesine ayrılmış minnacık yer yüzünden göz bozulmasına neden olabilecek çizer.
  • eskişehir'de önceden suskun kalıp, sonradan açılmış şirin insan.
  • her ne kadar son zamanlarda özeleştiri ve kendini yerme işini biraz abartıp köşesinde fazla güldürecek bir şey bırakmadıysa da, düzgün çizgisi ve genç yaşı düşündüldüğünde, piştikçe ortamı yaracağı kesin gibi görünen çizerdir. yolu açık olsundur.

    not: yalnız o idil denen karakterden bir an evvel kurtulmalı. artık "eeeh bu ne be" diyen isyan ettirir oldu.
    edit: sanki bu entry'yi okumuş da nispet yaparcasına 10 nisan sayısında yardı attı arkadaş. alkışa durdum vallaha.
  • cihan ceylan'dan sonra, uykusuz'daki enn bi sevdiğim ikinci adam.. oldu kendileri..
    pek şeker..
  • benzetmek ne kadar dogru ya da yonlerdirmek ne kadar sakincali ya da emek verilmis bisey uzerine bunca yazmak ne kadar gerekli bilemem ama bana bahadir baruterin sut ve kurabiye oykulerindeki ayrintilardan aldigim tadi animsatigi icin her hafta kosesine tekrar tekrar bakmaktan cok memnum oldugum cizer.

    evet cizerlerin hayatlari ile dergide kendilerini anlatirken burundukleri karakterler arasinda daglar kadar fark olabilir , hatta kendilerini tam anlamiyla olmadiklari gibi de gosterebilirler ve hatta buna inandirabilirler de ama masa basina oturunca fake dahi olsa kurgu da olsa pic bir karakterin maceralari yerine naif bir durus gormek eminim benim gibi bir coklarini gulumsetiyordur.tabii bahsettigim ezik bir karakter degil,(bkz: genco) tarzi bir godosluk hic degil,sadece naif cizgilerle anlatmak istedigini soz soylemeden de anlatabilen sade bir karakter.cok sade,yuvarlacik bir burun ustune nokta iki goz kadar sade..

    e.bulut'un sandik ici-pici arasi giden oturmus cizgisinden,yigit ozgurun kelime oyunlarindan cok etkilendigini dusunebiliriz ama kendi sesini,tarzini aramasindaki azmini takip etmenin sasirtici oldugunu da soylemek gerek.

    sahsen ama arkadaslar iyidir kosesinde ipek ve oky ayrilmasin diye isyan etmek,hayata dair bocalamalari kimseyi kirmadan,gecmeden sade bir sekilde (okulu birak-oku,koseyi renkli ciz-siyah beyaz olsun,unlu ol-mutevazi ol,boburlen,sus.anne-kiz arkadas arasinda kal-kalma,pic ol-efendi ol) bu derece iyi anlatmak,ve hepsini vicik vicik duygu somurusu yapmadan becerebilmek bence babayigit hakki ya derim ki helal olsun kendisine.