şükela:  tümü | bugün
  • etinin iyi pişmediğini iddia eden bir müşterinin önünden tabağı alıp az daha pişirip getiren,müşteri memnuniyetini önemseyen mekan.
  • millet 13 porsiyon yemiş diye gayrete gelip 2.5 porsiyonda kaldıııım kebap dükkanı..

    2.5 porsiyon kebabı yiyip üstüne 2 şalgam içip hiç şişkinlik yaşamadığım, yanında gelen mantar salatasıyla da fark yaratan, döküklüğün ötesine geçmiş ama yine de bir gün tekrar gelinirse aranıp bulunacak bir kebapçı olarak not düştük bunu da.
  • geçtiğimiz kurban bayramı tatilinde ziyaret ederek bir nevi kebap konusunda hacı olduğum muhteşem kebapçı.

    kebabındaki kıyma-kuyruk yağı oranı muntazam, yedikten sonra kolesterol patlaması yaşamıyorsunuz.
    mantar salatası daha önce de anlatılmış, fevkalade.

    ama en güzeli ali abinin tvde çıkıp eti yok süte yatırın yok göte batırın şeklinde akıl veren aşçılara olan sitemini/öfkesini dinlemek keyifliydi.

    (bkz: eti et gibi yiyin)
  • 31.01.2017 tarihinde saat 19.00 dolaylarında "menü alabilir miyim?" sorusunun duyulup uzayda kaybolduğu mekan. allahtan cikcik ali duymadı. duysaydı elemanı menuye dahil ederdi, o gun gergindi azıcık da. bu arada mekandaki abla can'dır, ablamdır. ali abi o ablaya iyi davran lütfen, müşterinin dolduruşuna gelme.
  • sokaktaki ali isimli esnaflardan biridir
    berber ali, cik cik ali, tornacı ali, şalgamcı ali göde.
    cik cik ali'nin kebabı diğerlerinden farklıdır. baharat tadı olmayan ham kuzu eti tadı vardır. satır kıymasıdır.
    ilk gittiğimde yazmadım. bir daha gideyim dedim. farklı fiyat çektiler. ilkinde 20 lira, ikincide 23 lira. şalgam ali göde. adana'nın en iyilerinden.
    cik cik ali'nin sembollerinden mantar salatası ikincide yoktu. yerine pişmiş soğan verdiler. baktım kimseye vermiyorlar. sormadım ancak cik cik ali'nin sembol salatası olduğundan eksikliğini anlamlandıramadım.
    ekleme: acı şalgam neden yok merak konusudur.
  • kimyonlu mantarlarıyla gönüllere taht kuran meşhur adana kebapçısı.
  • bence kebabı oldukça vasat olan bir kebapçı kendisi. adana'ya dışarıdan gelen yemek yiyelim, instagrama fotoğraf atalım tayfası gereksiz popüler etti bunu. 1-2 sefer gittim, her gittiğimde dükkanda ömründe hiç kebap görmemiş gibi fotoğraflar çeken, abi işte kebap bu yaa, istanbul'da böylesi mümkün değil azizim, sırf bunun için atlar adana'ya gelirim muhabbetleri döndüren tipler olduğu için normal tabi böyle olması. sürü psikolojisi, adam zaten o kebabın muhteşem olduğuna odaklanarak gelmiş ve öyle de görüyor.

    edit: bu arada kendisi hiç güleryüzü olmayan, suratsız bir esnaf maalesef. bence hizmet sektöründe kabul edilemez bir durum bu. gerçi o her gelene küfür eden, söven çiğköfteci ali'mi neyse onun dükkanının önünde kuyruk olan milletimize böylesi yaranıyor.
  • mütemadiyen tüm kebapçıları deneyip en lezzetlisini ararım. cik cik ali’ye emre karayel tavsiyesi (ekşi sözlük buyrun benim videosu) ile gittik. cik cik ali, kebabı ve ciğeri hakkı ile yapan biri. selamı alır almaz bizimle oldukça ilgilendi sağ olsun. mekanın dışarıdan özensiz gibi gözükmesi, lezzetiyle ekonomideki phillips eğrisi gibi ters orantılı. mekanın tek eksiği acılı şalgamı olmaması. cik cik ali’nin alametifarikalarından biri olan mantar salatasını mutlaka denemenizi öneririm.
  • instagramın sözde gurme tayfası yüzünden adana'da övülmedik kebapçı kalmadı arkadaş. dün akşam bein gurme kanalında tanıtımını görünce '' yok o değildir, bir yanlışlık vardır. '' dedim. program başlayınca baktım, gerçekten de bunu övüyorlar efsane kebapçı diye.

    öncelikle bu adam berbat bir esnaftır. yıllar önce ilk gidişimizde lise öğrencisi dört arkadaştık. hafta içi, müşterinin pek olmadığı bir saatti. yemeği yedikten sonra kendi aramızda çok da fazla gürültü etmeden konuşurken, bu arkadaş gelip bizi azarlamıştı yemeğiniz bittiyse gidin diye. azarladığı çocuklardan birinin babası dönemin şaşalı emniyet müdürlerinden biri çıkınca ve o çocuk da '' babam x önerdiği için size gelmiştik. bir dövmediğiniz kaldı. memnuniyetsizliğimizi kendisine hemen iletiyorum. '' deyince biz gidene kadar o kadar çok yalakalık yapmıştı ki başkası adına utanma duygusunu bize yaşatmıştı. bir metrelik çocuğun ( arkadaşın boyu o zaman gerçekten bir metre civarındaydı ) elini öpmediği kalmıştı bir tek. daha sonraki yıllar içinde benim tercihim olmadan birkaç kere daha gitmek durumunda kaldım. her defasında çalışanlarına ve müşterilerine tavırlarını gözlemleyip, rahatsız oldum.

    kebabına gelirsek; adana'daki herhangi bir kebapçıya da girseniz en kötü ihtimalle bu kebabı yersiniz. at sevdalısı hasan usta'da, overrated kolcuoğlu'nda bile aynı kebabı yiyebilirsiniz.

    bu kadar yazıyı da bunun dükkanına gitmeye meyleden olur da önceden yorumlarına bakmak ister diye yazdım. yok yere gidip, canınızı sıkmayın.