şükela:  tümü | bugün
  • cikar varsa dostluk kavrami bitmistir zaten..gereksiz bir olgudur..hic girilmemelidir boyle olaylara..
  • bir insan, bir başka insanla dost oluyorsa kesin çıkarı vardır, bunu öğrendim kardeşim. muhabbet çıkarı vardır, eğlence çıkarı vardır, dost olsun bulunsun çıkarı vardır, "bana iyi gelir" çıkarı vardır, kendine benzetiyordur da, kendine benzeyen bir insanın varlığını bilmeye ihtiyacı vardır, maddi, manevi çıkarı vardır.

    .mna koyyum ben insanın, menfaate endeksliymiş, insan değilmiş.
  • sinsice yaklaşır, hissetmezsin önceleri, sonrasında zaman geçer ve mutlaka bir olay patlak verir ve anlarsın.

    dostun deyip herşeyini paylaştığın, düşmanın olur. aynen sigara gibi. yavaş yavaş sarar seni. safsın çok saf. kaotik yaşamında şaşkın şaşkın ilerlerken dostum dediğin ve sırlarını paylaştığın kalleşe bu kadar güven niye?

    "çünkü sen ağladığında yanı başında bitti, hastalandın seni aradı halini merak ettim, sesini duydum rahatladım dedi,evde canın sıkılıyordu aradın, şarapla içerdeydi 10 dakkaya, fazla bileti olduğu zaman konsere, maça sendin ilk önceliği, sevgilin terk ettiğinde avunduğun omuzdu, araban bozulsa al derdi sana kendi arabasının anahtarını, tatile gitse evindeki çiçekleri sulaman için anahtarını bırakırdı, sarhoşken o hiç içmezdi seni kollardı, sen de onu, paran mı bitti, sıkışık mısın hopp hesabında ertesi gün para, tam o ne yapıyor acaba diye düşündüğün zamanlarda kapıdan ıslığını duyardın..duyardın da.."

    böyle başlar işte aşk gibi önceleri, aşk yarası gibi sonrası da belki daha da feci..

    bir olay patlak verir ve dostun sana inanmaz, seni dinlemez, dinlese de inanmaz, böyle biri olmadığını yanlış anladığını söylersin, izah edersin hiç tınmaz.
    - ohhh evde yatıyorsun, kebap der!

    sen can derdindesindir, o ise mal. dile kolay en az 15 seneni verdiğin dostun öldürmüştür seni çoktan.

    senden "bir ömür çıkarı "olduğunu ömrün geçtiğinde anlarsın.
  • olası olan dostluklardır. üzücü olsa da hayatın en basit gerçeklerinden biridir ki bazı insanlar çıkarlarına diğerlerinden daha düşkün olurlar, kendilerini hep en önde görmek, iyi olana güzel olana tek başlarına sahip olmak isterler. bazıları büyümemiştir, bazıları dünyada ayakta kalmanın tek yolunun bu olduğunu sanır,bazılarının ise egosu doğuştan şişkindir. bazıları ise ne kadar bencil/benmerkezci olduğunun farkında bile değildir. kendi çıkar ve ego alanlarına en sevdikleri insan bile girse tahammül edemezler, çaktırmadan kuyu kazarlar, ellerinde görünmez iğnelerle gezerler. rekabet hayatlarının dinamiği haline gelmiştir, özellikle de farkında değillerse değişmeleri mümkün değildir, bu konudaki en ufak bir eleştiriyi bile büyük bir kırgınlık ve saldırganlık patlaması ile karşılayabilirler.
    ama böyle bile olsalar bu insanlar kendi egolarının kapsama alanına girmeyen bazı gündelik konularda çok destekleyici olabilirler, gecelerce sizi dinlerler, çok iyi içki arkadaşı olurlar hatta ihtiyacınız olan şeyi napıp edip bulur önünüze sererler. her zaman da gerçekten dinlerler, gerçekten anlarlar ve gerçekten çözüm bulmaya çalışırlar ve siz mutlu olduğunuzda gerçekten sizinle mutlu olurlar.
    bu gibi durumlarda kusursuz dost arayan dostsuz kalır şiarını benimsemek ve dostluğunuz dışında kalan herşeyi unutmak, görmezden gelmek en hayırlısıdır. bazı bazı sabahları kalktığınızda olanları düşünüp öfkeyle dolsanız ve belki artık görüşmemenizin daha iyi olacağına karar verseniz bile bu pek mantıklı değildir, çünkü bu insanlar gerçekten sevilen, özlenen, aranan en iyi dostlarınızdan ve yaşamınızın ayrılmaz parçalarından biri olmuşlardır.
  • korkarım bütün dostluklardır, yada ben çok karamsarım. tamam insanın doğasında kendini var etme ve buna bağlı çıkarına göre hareket etmek vardır ama bu çizgiyi aşmamalı, malesef bana doğru çok aşılan çizgi işte o. benmi uzaylıyımda herkes normal, yoksa benmi anormalim de herkes adi anlamadım...
  • beni genel olarak insanlardan soğutan şey buydu işte. çıkar ve menfaat ilişkilerine dayanan dostluklar. hiçbir gerçekçiliği olmayan iş arkadaşlıkları...

    mesela daha önce beraber konuştuğumuz bir konuda, bir yere başvuruyla ilgilendiğimiz bir arkadaşım var. kendisine beraber başvuru yapalım demiştim. ama öyle olmuyor; kendisi başvuruyu öğrenir öğrenmez, işlemlerini yapmış; her gün konuşmamıza rağmen bana tek laf söylemiyor; ben şans eseri kendim öğreniyorum durumu. kendisini oğlum başvuru dönemi başlamış, neredeyse bitiyormuş bile diye hemen telefona sarılıp aradığımda, hee abi ben ona başvurdum ama sana söylemeyi unuttum; sen de mutlaka başvur gibilerinden pişkin pişkin cevap veriyor. nasıl unuttun birader elli defa konuştuk. böyle insanlık olur mu lan?!

    biri hariç (ona sonra değinirim) bütün arkadaşlıklarım! böyleydi. insanlarla yüz yüze baktığım için siktirin gidin böyle yapacaksanız diye her birine diyemedim. çünkü, özellikle iş hayatında, yollarınız mecburen kesişiyor; bunu çalışanlar bilir. götverenlik de yapsa arkadaşınız, ehhh siktir git dememek için sınırlarınızı zorlamak mecburiyetindesiniz.

    lisede bir sıra arkadaşım vardı mesela. adam, o kadar takılmamıza, diyaloglarımıza rağmen, yetiştiremedim şurayı versene yazıyım senden dediğimde vermezdi. ben, ona her seferinde yardımcı olmaya çalışırdım. bir derdini anlatmaya çalıştığında ortak olur, ona çözümler sunmaya gayret ederdim. ama iş tersine döndüğünde, ben ne anlatsam o geçiştirirdi. ben o yüzden neredeyse bütün arkadaşlıklarımda böyleyimdir. kimse ne anlattığımı dinlemek istemiyor. belki güzel, heyecan verici veya eğlenceli şeyler değildir. ama çoluğunun çocuğunun bebeklik maceralarını, yalan dolan dolu askerlik anılarını, ne bileyim manita davalarını dinliyorsam sen de biraz açık ol değil mi?! onlar da epey vasat anlatımlar çünkü.

    neyse bu yine işin bir boyutu. ama çıkarcı dostluklar! beni mahvediyor. o yüzden insanlardan uzak durmak istiyorum. keşke emekli olsaydım diyorum. insanlarla yakınlaşmak beni sinir ediyor. ciddi ciddi, kimsenin dikkatini çekmeyen bir apartmanın en üst katında bir dairede, yalnız ve insanlarla iletişimsiz bir hayat kurmak hayalini düşlüyorum. onların ve kendi hayatımın izleyicisi olarak kaygısız bir yaşam sürmek...
  • üniversitede zirve yapan dostluk biçimi.
  • hep derim en sağlam ve uzun süreli ilişkiler çıkar ilişkileridir