şükela:  tümü | bugün
  • bir zamanlar dunyanin en temiz gollerinden biri oldugu soylenirdi, cunku etrafinda tesis mesis yoktu. simdi ne durumdadir bilinmez.
  • inat hikayelerinde bolca seyrettiğimiz her kış donan bir göl
  • geçen hafta yüzdüğüm göl. giderken 2 adet spor ayakkabı alınmalı cünkü plaj türü bir yer yok ve ayakkabının biriyle yüzülüyor ve kars gibi bir yerde doğal bir suda yüzme keyfi yaşatıyor. hiçbir lağım göle akmıyor. çevresinde balık yapan yerler var, balık yemeye de gidilebilir ama hava iyiyse kesinlikle yüzülecek bir yer. kayalıklardan aşağı spor ayakkabı olmadan inilmez (terlik vs olmaz). bunca yıldır deniz aşığı olan bendenizi bir nebze tatmin etmiş mekan. tatlı su dibe çeker, denize benzemez vs. yalandır. akıntı olmayan yerlerde rahat rahat saatlerce yüzebilirsiniz. vasıta yoktur, özel arabanızla gitmeniz gerekir. mangal ve battaniye (gün batımını seyretmek için lazım, malum hava serinliyor aksama) almanız tavsiye olunur.
  • kışın suyun donuş anındaki musikisini merak ettiğim göl....
  • ardahan' 30-40 dakika mesafededir. etrafında ağaç namına birşey bulamayacağınız, bu nedenle çok da fazla özelliği olmayan bir yerdir. balık yemek için bildiğim kadarıyla 2 yer vardır. biri ada diye tabir edilen ve aynı zamanda festival alanı olarak da adlandırılan akçakale mevkiinde (isim akçakule de olabilir) bulunur ve pelikanlı teyze tarafından işletilir. ikincisi ve favori olanı bence atilla abi'nin yeridir. çıldır tarafından göl yolunda girildiğinde sağda bulunur. minik bir kulübe şeklinde olup kesinlikle görülmesi gereken bir yerdir. özellikle kışın gitmenizi, rakı veya biranızı alıp göl kıyısına gitmenizi ve kar üstünde donmuş göle dogru bakıp içkinizi yudumlamanızı öneririm. kesinlikle unutamayacağınız bir an olur!
    özetle kışın gidilebilir bir yerken yazın pek de bir özelliği olmayan ilgiy muhtaç bir gölümüzdür.
    bu arada resi çelik'in yönetmenliğini yaptığı inat hikayeleri muhakkak izlenmelidir ki bu gölde geçen bir olay hikaye edilmiştir.
  • kars'a yaklaşık 90 km uzaklıkta ve deniz seviyesinden yaklaşık 2000 metre yükseklikte bulunan kocaman göl.
    sonbahar mevsiminde etrafı sapsarı ot kaplı tepelerle çevrilmiş bir görüntüsü var. ilkbaharda bu tepelerin yeşerdiğini, çiçeklerin açtığını ve daha güzel bir görüntü verdiğini duyduk. çevresindeki karayolunu kat ederken en azından çay içecek bir yer bulunur diye düşünmüştük. ama yanılmışız. bırak çay içmeyi su alacak benzin istasyonu bile yoktu.
    görebildiğimiz kadarıyla gölün çevresinde kendisini balık lokantası olarak tanımlayan iki mekan var. başka da bir şey yok. bunlardan birinin adı yanılmıyorsam günay restaurant gibi bir şeydi. ona girmedik. diğeri ise çıldır ilçesine daha yakın olan atalay'ın yeri. atalay'ın yeri'nde balıktan başka atıştıracak bir şey sorduk. "yok" dedi. ama saolsun normal şartlarda çay içilen bir yer olmamasına karşın bize çay ikram etti. para da almadı.
    gölün çevresinde daha düzgün mekanların olmaması bende biraz hayal kırıklığı yarattı. ama bölgenin ekonomik ve coğrafi koşulları, gelen ziyaretçi sayısının az olması gibi nedenlerle böyle bir durum ortaya çıkmış olabilir. belki ilerleyen yıllarda daha turist canlısı bir yere dönüşür.
  • yanındaki sosyal tesiste rakı ve balık ne güzeldir. sivrisinek saldırısı da olmasa...
  • temmuz ayı olmasına rağmen göl kenarındaki sosyal tesiste soğuktan uyuyamadığım günü dün gibi hatırlıyorum, gerçi sadece soğugunu değil gölden çıkan o muhteşem balıklarının lezzetinide tabii...
  • bunun üstünde ne parti olur amk.. çıldır!!