şükela:  tümü | bugün soru sor
  • ikinci dünya savaşı sonrasına kadar ekonomik olarak halkına hiç birşey sunamayan çin'in bugün geldiği noktaya nasıl geldiğini kısaca özetleyelim öncelikle.

    - dünyada gelişen sanayi/teknoloji/marka kavramları daha yüksek kar amacıyla daha düşük üretim maliyetlerine doğru yelken açtılar, ve bu yelkenler önce çin limanlarına vardı.

    - yüksek nüfus, değersiz para birimi sayesinde çin bu trende cuk oturdu ve yıllar içerisinde dünyanın üretim merkezi haline geldi.

    - her ne kadar yüksek kalitede üretimin beşiği olarak görünmese de bugün dünyanın en büyük firması olan apple'ın üretim merkezi halen prc.

    peki zamanla ne oldu? çin kendi sistemi sayesinde kendi topuklarına sıktı. nasıl mı?

    üretim sonucunda nüfüsun büyük çoğunluğu gelir sahibi oldu, yıllar içerisinde de rekor üstüne rekor büyüme rekoru kıran ekonomi sayesinde aile gelirleri arttı.

    alt sınıf orta tabakaya evrildi, orta tabaka en düşük seviyedeki işlere artık burun kıvırmaya başladı, daha yüksek maaş teklifi bekledi. yani sistem kendini yemeye başladı.

    peki çin aptal mı? belki de şu anda dünyanın en zeki ülkesi konumunda.

    hem eğitim hem arge konusunda büyük patlamalar yaptı, her sektörde dünyanın en iyi işlerini çıkarmaya başladı. kendi markalarını yarattı, bugün piyasada isimlerini çokça duyuyoruz.

    şimdi gelelim konuya...

    çin kendisine, büyüyen ekonomisine, gelişen sınıflarına ve de en önemlisi yeni kaynaklara olan ihtiyaçları için uzun vadeli planlarını yürürlüğe koydu, afrika!

    afrika çin'in geçmişe benzer bir şekilde düşük sınıf, düşük seviyede para birimi, henüz tam keşfedilmemiş ve işlenmemiş kaynaklar, alt yapısız ülkeleri ve büyük ihtiyaçlarıyla çin'in aradığı cennet konumunda.

    hem birleşmiş milletler toplantılarında hem de arka planda kurduğu bağlantılar ile çin afrikaya hem büyük miktarlarda faizsiz krediler sağladı hem de afrikanın nispeten daha iyi konumdaki ülkelerine yatırımlar yaptı son 10 yılda.

    barajlar, raylı sistemler, hükümet binaları, altyapılar vs.

    şuradan izleyebilirsiniz: https://www.youtube.com/watch?v=zqv_dkqkt8o

    hedef yeni üretim merkezleri oluşturmak için önce halkın ve devletin "sevgisini ve güvenini kazanmak" bunu başardılar, ardından da kendisinden bile daha düşük maliyet ile üretim bantlarını buraya kaydırmak.

    abd'nin geçen yıl afrika ile yaptığı ticaretin toplam cirosu 48 milyar dolar, peki çin'in afrika ile yaptığı ticaret cirosu? sıkı durun, 128 milyar dolar!!!

    yani yatırım yaptığı kadar almaya da başladı.

    türkiye ile ilgili bu konuda bir yorum yapmak istemiyorum, zira neresinden tutarsam tutayım elimde mantıklı bir dayanak yok.
  • bu durum çin'e yıllar önce nasıl bir ivme kazandırdıysa aynı şekilde afrika için de iyi olabilir.

    benim merak ettiğim kalkınmış ülke sayısı 40'dan 75'e çıktığı zaman abd ve atlantik ülkeleri bu durumdan nasıl etkiilenecek?
  • içinde sex, sapıklık, aptallık içermediği için başlık tutmamış.
  • başlık tutsa da tutmasa da afrika'nın her yerinde çinli kaynıyor. yollar çin malı arabalarla dolu. marketler çin malı ürünlerle dolu. çin hammadde alıyor ve ürün satıyor. hapishanelerden mahkumları toplayıp buralarda ucuz işgücü diye kiralıyor. çin afrika'yı avrupalılardan aldı. şu an ne belçikalıların ne fransızların ne de ingilizlerin çin kadar afrika'da borusu ötmez.
  • dünya ekonomik forumu raporlarına göre, afrika 2050 yılında modern dünya ekonomisine entregrasyonunu büyük ölçüde gerçekleştirmiş olacak. durum böyle olsa bile, bu afrika'yı çin'in komunist bloğun parçalandığı 80ler sonundaki gibi liberal ekonominin cazibe merkezi gelmesi durumuna getirmiyor. afrika günümüzde dünyanın en çok karışıklık yaşayan kıtası, üstüne üstlük ciddi altyapı problemleri mevcut. ülkesel karışıklık yatırımı da kısıtlı kılıyor. elbette ki iş gücü pazarı olarak kullanılabilecek lokasyonlar ortaya çıkacaktır, fakat tesisleşme ve know-how götürme hususunda afrika'nın çin'in eski dönemlerinde olduğu kadar potansiyeli olmadığı açık. ayrıca büyük ingiliz, amerikan ve avrupa madencileri kıtanın yer altı kaynaklarını kontrol altında tutabilmek için bir çok ülkenin yönetimlerinde bürokratları mevcut. geçen yüzyıldan bu yana afrika'da gelişen ve değişen dünya normlarına paralel seyir izleme dışında bir değişiklik yok aslında.
  • doğru bir bilgidir.

    ama bunu en azından 10 yıldır planlı programlı olarak yapıyor çin. hem diplomatik hem ekonomik hem de espiyonaj faaliyetleri var bölgede.
    kimsenin yüzüne bakmadığı afrika ülkelerine kimi zaman fazladan fiyatlar vererek uzun vadeli anlaşmalar yapıyor. doğal kaynakları 10-20 yıl için alivre alıyorlar.
    muazzam yatırımları var çoğu afrika ülkesinde. örneğin somali'de aylık 40 dolara vasıfsız işçi çalıştırıyor devasa organize tekstil bölgelerinde. hem de abd markalarına üretim yapıyorlar ve çin'e uğramadan oraya gönderiyorlar son ürünü.
    zamanında abd'nin yaptığı da benzerdi zaten. yerel partnerlerle çin'i üretim üssü yapmışlardı. şimdi daha etkin ve deneyimli olarak çinliler afrikalılara mass production ve taylorizm öğretiyor.
  • cok iddiali bir soz ama eger kastedilen sahraalti afrika ise dogruluk payi iceren bir onerme. cinliler daha cok altyapi yatirimlarina agirlik veriyor. tabii ki babalarinin hayrina yapmiyorlar bunca yatirimi.

    guney afrika daha once ne ise yine ayni. kralicenin izinden ayrilmak kolay degil.

    kuzey afrika ise bambaska bir ortama burundu. arap bahari sonrasi at izi it izine karisti diyebiliriz lakin avrupa ve abd menseili sirketlerin basat oldugu su goturmez gercek.

    bu arada cinlilerden ve arap * zengin ailelerden "seken" isler de turk muteahhit firmalarinca karsilaniyor. turk firmalari kendilerini yavas yavas kabul ettiriyor. tabii burada ilgili ulkelerin kral/diktatoruyle kisisel iliskiler kurularak muteahhitlik yapiliyor su zamanlarda, daha ileri yatirimlar zaman alacak gibi. nacizane, turkiyenin de geleceginin afrikaya ilgisiyle dogru orantili oldugunu dusunuyorum. onemli olan kalici yatirimlar yapabilmek, onu da bir-ikisi haric turk patron kafasi karsilayamiyor.

    (bkz: kurumsal yonetim)
    (bkz: uzun vadeli finans yonetimi)
    (bkz: muteahhit kafasi)