şükela:  tümü | bugün
  • abd'nin afganistan'ı terkettiği gibi tayvan'ı da yalnız bırakacağı tahminleriyle tayvan'a yüklenen ülke.

    yakında alır gibi.

    link
  • çin hakkında harika bir ekonomik analiz videosuna rast geldim. bu günlerde kafamı kaşıyacak vaktim olmasa da zaman ayırıp paylaşmak istedim.

    çin'den özellikle ekonomi alanında devlet kontrolünde olmayan, üzerinde oynanmamış ekonomik veri alabilmek mümkün değil. ona rağmen son zamanlarda gelen haberler hiç de iç açıcı değil. ülkedeki emlak pazarı türkiye veya herhangi başka bir ülkeye nazaran çok daha büyük bir saatli bomba konumuna gelmiş ve patlarsa sonu dünya ekonomik sisteminin çöküşüne ve hatta dünya savaşına bile yol açabilir.

    gelelim incelenen konuya, yani çin'in emlak balonuna. bu ülkede ev fiyatlarının hane başına düşen ortalama gelire oranı dünyanın diğer bölgelerinden çok daha yüksek. bunun 3 büyük nedeni var:

    - fiyat artışı beklentisi. emlak çin'de en büyük yatırım aracı olarak görülüyor. emlak standartları batıyla karşılaştırıldığında berbat düzeyde olsa da insanlar satın aldıkları düşük kalitedeki evleri kısa süre içerisinde çok daha pahalıya elden çıkaracaklarını biliyorlar. bu durum bazı yerel hükümetler tarafından tehlikeli bulunup hanelerin sahip olabilecekleri ev sayısını birle sınırlanmış, ancak sırf ikinci bir ev alabilmek için çiftler kağıt üzerinde boşanmaya başlamışlar. tabi bu düzenin dayandığı nokta ekonomi büyüklüğünün her 8-10 yılda ikiye katlanacağı beklentisi. bu da ev fiyatlarının artmaya devam edeceği beklentisini destekliyor. çin'de şu anda ortalama ev fiyatı yıllık median hane gelirinin 46 katını bulmuş. aynı oranı abd için kullanmaya kalksak ortalama ev fiyatının 3 milyon 675 bin dolar olması gerekir, ancak abd'de ortalama ev fiyatı sadece 363 bin dolar, yani gelire kıyasladığımızda çin'in onda birinden az. abd'de ortalama bir gayrımenkul bahçeli garajlı 300 metrekare müstakil evken, çin'de 30 katlı apartmandaki 50 metrekarelik kümesten hallice daire olması durumu daha da feci hale getiriyor.

    - alternatif yatırım imkanlarının olmaması. hem çin'li firmaların karlılıkları ve hisse fiyat artışları çok düşük, hem de çin para piyasasındaki gayrıresmi bankerlik kuruluşları güvenilmez oldukları gerekçesiyle hükümet tarafından bu yıl faaliyetleri sonlandırılıyor. yani parasının değerini kaybetmemesini isteyen yeni yeni para yüzü görmüş çin halkının yatırım yapabileceği en karlı alan olarak sadece emlak sektörü kalmış.

    - toplum baskısı. tek çocuk politikasının yaratmış olduğu erkek çoğunluklu toplumda genç erkekler evlenecek kız bulabilmek için ev sahibi olmak zorundalar. bunun üstüne "hukou" denen bir sistem her şeyi daha da zorlaştırmış. bu sistemde vatandaşlar sadece ikametlerinin bulunduğu şehirde devlet hizmeti alabiliyorlar. çin komünist bir ülke olduğu ve dolayısıyla temel ihtiyaçlarda özel sektöre yaşam imkanı sağlamadığı için, iş bulma amacıyla ikametinin olmadığı büyük bir şehre taşınan taşralı aileler ev satın almadan sağlık, eğitim gibi hizmetlerden yararlanamıyorlar (amerikan sağlık sistemine kafayı takmış olanları buraya alalım), çünkü aksi durumda ikamet adresleri olarak devlet geride bıraktıkları kasabalarını, köylerini kabul ediyor. evli çiftler sırf bu nedenle şehirlere çalışmak için göç ederlerken çocuklarını geride bırakıyorlar, aksi takdirde o çocukları gittikleri şehirlerdeki okullar kabul etmiyor. bunun önüne geçmenin tek yolu olarak da bu insanların elindeki tek seçenek şehrin merkezine onlarca kilometre uzakta da olsa 40-50 metrekarelik bir ev alıp ikametlerini çalıştıkları şehre aldırmak kalıyor. bu durum öyle kolay kolay gözardı edilecek bir şey de değil. mesela örneğin pekin'in nüfusunun üçte birini çalışmak için buraya taşınmış taşralılar oluşturmakta.

    çin komünist partisi bu oluşan emlak balonunun risklerinin farkında olduğu için ikinci, üçüncü ev alımlarını zorlaştırmış, emlak vergisi planı üzerinde çalışmaya başlamış, ancak bunlar işe yaramanın aksine, emlak fiyatlarını daha da kızıştırmış.

    hukou sistemini ortadan kaldırmak en doğru yaklaşım olarak görülse de bu da çok zor, zira hukou merkezi bir sistem değil, yerel hükümetlerin uyguladıkları bağımsız sistemlerin bir birleşkesi. burada parantez açıp eklemem lazım. ne kadar uçuk paralar ödemiş olursanız olun, çin'de ev sahibi olmak gerçekten ev sahibi olmak anlamına gelmiyor. sadece o evi yerel hükümetten belli bir süreliğine kiralamış oluyorsunuz. bu durumda yerel hükümetler emlak fiyatlarının artışından ve kendi bölgelerinde inşa ettirdikleri konutların satışından kar ediyorlar, ve hatta o konutları inşa etmek için gelen yeni taşralı işçileri de bu döngüye dahil edip onlardan da uzun vadede para kazanıyorlar. sonuçta, bu gelirlerini kaybetmek istemediklerinden hukou sistemi yerel yöneticilerin işlerine yarayan bir sistem.

    gözünü bu emlak "satış" gelirlerine diken merkezi hükümet yeni bir kararla bunları yerel hükümetlerin elinden almaya başlamış. bu da yıllık 1.3 trilyon dolara denk gelen bir gelir. şimdilerde de emlak vergileri yoluyla emlağa talebi azaltıp devlet gelirlerini yükseltmeyi planladıkları konuşuluyor. ama bu konuda da çin hükümeti büyük bir riskle karşı karşıya.

    son senelerde çin'in ihracatında meydana gelen artışın ana nedeni üretim kapasitesindeki artış değil, ürün fiyatlarındaki artış. gerçekte ise hem işletmeler kapanıyor, hem de çin hükümetinin raporlarında bile işsizliğin arttığı görülüyor. bunun nedenlerinin başında da gittikçe yaşlanan nüfusun çoğunluğunu oluşturan yaşlıların refahını sağlamak için azınlıkta kalan gençlerin zor ve getirisi düşük işlerde çalışmaktansa sırtlarını vurup yatması. evet sırtlarını vurup yatıyor, çalışmıyor, başkalarını sırtımızda kambur etmektense biz devletin sırtında kambur olalım diyorlar. sonuçta bu durum "lying flat" olarak adlandırılıyor. tabi bu durum ekonomisi kalabalık ucuz iş gücüne bağımlı çin hükümetinin üzerine yeni bir yük yüklüyor. bu durumda da onlarca yıldır üst üste konularak yaratılan dev ekonomiyi aniden tepe taklak edebilecek büyük bir riskin altına sokuyor.

    2008 yılında hane borçları gdp'nin %18'ine denk gelirken bugün gdp'nin %61'ine yükselmiş durumda. aynı periyotta gdp'nin aşağı yukarı üçe katlanmış olduğunu da ekleyelim. bu %61'lik oran başka ülkelerle karşılaştırıldığında tek başına fazla yüksek değil, hatta düşük. ancak bu borçlanma sadece ve sadece devletten kiralanmış araziler üzerindeki değeri şişirilmiş kümes gibi evlerin geçici kullanım hakkı karşılığında gerçekleşmişse ortada büyük bir risk olduğu anlamına geliyor. pandemiyle birlikte üretime talep azalırken işletmeler kapanıyor. aileler çocuklarını çalışmaya zorlayamıyor. hükümetin diplomatik saldırganlığı ve yükselen işçi maliyetleri nedeniyle yabancı yatırımcılar yatırımlarını alternatif ülkelere kaydırıyorlar. bugün çin'de çalışmak istemeyenlerin yanı sıra çalışmaya ihtiyaç duyanlar da işlerini kaybediyorlar. sonuçta icra işlemleri son aylarda yükselerek artışa geçmiş, ve emlak balonu çatırdamaya başlamış. emlak sektörünün böylesine devasa bir büyüklüğe ulaşmış olması ise hükümetin böyle bir kriz senaryosunda yapabileceklerini sınırlıyor.

    normal bir demokraside bir kriz anında milyonlar işlerini, evlerini, arabalarını kaybediyorlar ama bir sonraki seçimde getirdikleri politikacılar genellikle ekonomiyi toparlamayı başarıyor. çin gibi bir diktatörlükte ise iyi giden ekonomi ters döner ve insanlar aç kalırlarsa, bugün karınları doyduğu için bakmamayı seçtikleri o diktatörlüğün hatalarına, suçlarına da bakmaya, kulak kabartmaya başlarlar, zira ortada devleti yöneten çete haricinde bir alternatif bulamazlar. devlet de bunu engellemek için her diktatörlüğün baş vurduğu yola başvurup suçu dış güçlere atıp çılgınlıklara kalkışacaktır. o nedenle umalım ki o emlak balonu patlamasın, yavaşça söndürülsün.
  • alibaba, birak yakami artik diye illalah edince en sonunda acik sacik devlete 15.5 milyar dolar rusvet vererek basindan savmistir.

    super bir devlet vallahi, super yonetim.

    artik cin paraya ihtiyaci oldu mu sirketlerin ustune gocer. sonucta gercek komunizm bu, devlet herseyin sahibi.
  • (#127591242) entry e ekstra bilgi olarak gireyim.

    cinde 2019 yilinda ayrildigim evin kirasi 7000 rmb (9000tl) olmustu 7500 de olabilir tam hatirlamiyorum. ev dedigimde 60-65 metrekarelik daire.

    dairenin sahibiyle tam 2020 basinda cinde covid yayilip diger ulkelerde covid yokken konusmustum. bana daireyi 6 milyon rmb ye satacagini soylemisti.(7.7 milyon tl)

    ustelik bu daire oyle asiri luks veya metro dibinde degil. o tarz daireler bunun 2 katina gidiyor.

    simdi meraktan baktim ayni apartmanda benzer daire 8.5 milyon rmb ye cikmis (10 milyon tl) linkini de atiyim resimlere bakmak isteyen olursa:
    https://m.anjuke.com/…ion=201&from=mobile_community

    ustelik bu insanlarin hicbirisi bu kadar parayi kazanamiyor. misal abd de evler pahali diyoruz ama insanlar 30 yillik ev kredisini odeyebiliyor. cinde bu parayi odeyecek insan yok.

    birgun birinde patlayacak bu borc.
  • ortalama bir daire fiyatı ortalama bir hane halkının 46 yıllık brüt kazancına denk geliyorsa tabi ki o evin 100 yıllık kullanım hakkını 30 yılda ödemek mümkün olmuyor. çin'de satın alınan her daire aslında o satın alanın çocuklarının, torunlarının, hatta çocuklarının torunlarının sırtına yüklenmiş bir borç yükü. bundan kurtulmanın tek yolu da o evi aldığın rakama ya da daha fazlaya başkasına okutabilmek. ama bu durumda da tası tarağı toplayıp köye taşınman gerekiyor, çünkü aksi durumda yeni taşınacağın ev de sana yeni uçuk bir fatura çıkarıyor.

    normalde ise ev sahibi olduğuna inanan alıcı ve onun iki üç nesli o borcu ödedikten sonra, tam borcumuz bitti rahata erdik diyeceklerinde kullanım hakları dolmuş olacak ve yeniden bir ev "satın almaları" gerekecek.

    işte burada savunucuları tarafından, abd'de halk mortgage borcu yükü altında denilerek güzellemesi yapılan çin'in gerçek yüzü. abd'de ortalama bir ev için ortalama bir ailenin 4.5 yıllık brüt geliri yetiyor. ev satın alanlar en geç 30 yılda tüm borçlarından kurtulup evlerinin %100 sahibi oluyorlar. antitezi olarak gösterilen halk cumhuriyeti çin'de ise devlet vatandaşının sırtına 100 yıllık ağır bir borç yükleyip, 100 yıl sonunda evi geri alıyor. halkını akp hükümetinden daha fazla salak yerine koyan bir hükümet var mıdır diye soracak olursanız, cevabı çin komünist partisi'dir.
  • musterek refah hareketi adi altinda yonetim seklinin tam otokrasiye dogru evrildigi ulke. xi bu sene yaptigi konusmalarda bu kavrami 60 kereden fazla kullanmis.

    sirketlere baski yoluya halka para dagitilmasi baskisi sonrasi geely tum calisanlarina yuzde 3.5 hisse dagitma karari aldi, alibaba 15.5 milyar dolar harcama sozu verirken, didi ise iscilerine sendika kurdurma karari aldi. yine bugun pekin, didi'yi devlet kontrolu altina almayi planladigini acikladi.

    tiktok uygulmasinda varlikli olan kesimin paylasimlarinin fakir halk tarafindan gorulmesi engellendi, ayrica binlerce zenginin tiktok hesabi silindi.

    emlak konusundan bahsedilmis, evergrande toplam yukumlukleri 300 milyar dolari asmis durumda. baskan hui ka yan buyuk caba gosteriyor ama benim sahsi fikrim bu borcun devletin uzerine kalacagi yonunde. hatta su an cin'de konut balonunun patladigini soylersek yalan soylemis olmayiz. ayrica servis edilen verilerin cok saglikli olmadigini belirtmek lazim.

    zaten xi, 2018 senesinde gorev suresi sinirini kaldirarak, kendisinin omur boyu baskan olarak kalmasini saglamisti ayni putin gibi.

    xi orta gelirli kismi guclendirmeye calisiyor. aslinda tum dunyada trend bu sekilde. (biz haric.) amerika'da savunma bakanligi, pentagon, kucuk ve orta buyuklukte olan isletmeleri guclendirmek icin arastirma baslattigini duyurdu. cin gectigimiz yillarda suni olarak ic piyasada tuketimi hareketlendirmeye ve hane halkinin harcamalarini arttirmaya calisti, fakat bunu suni olarak saglayamiyorsunuz. ve bu sekilde amerika'ya yetisemeyeceklerini anladiklari icin su an farkli cozumler uretmeye calisiyorlar.

    ayrica yine xi gecen persembe gunu yaptigi aciklama ile pekin'de kucuk ve orta olcekli isletmelere hizmet vermek icin ucuncu bir menkul kiymetler borsasi kurulacagini acikladi. bu arada jp morgan gectigimiz agustos ayinin basinda menkul kiymetleri isletmesinin tam konrolu icin izin almisti. kurallari gevsettikten sonra boyle bir adim gelmesi biraz ne yapmak istediklerini tam olarak bilemediklerinden kaynakli.

    bugune kadar liberal politikalar ile buyuyen cin, devletci bir anlayis ve baskici bir rejim ile bunu daha ileri tasimayi ve sureci hizlandirmayi dusunuyor.

    daron acemoglu'nun son donemde sikca bahsettigi gibi, dunyada yasanan gelir dagilimi adeletsizliginin, pandemi suresince daha cok artmasindan dolayi, insanlarin yasadiklari huzursuzlugu gidermek uzere adimlarin atilacagi asikar. bazi ulkeler bunu baskici bir rejim ile yapacak, bazi ulkeler ise demokratik yollar ile. baskici ve otokratik sistem daha kisa surede hizli sonuc aldiracak gibi gorunse bile, surdurulebilir olmadigindan dolayi gunun sonunda aynen soguk savas doneminde oldugu gibi bir surecten gecilecegini dusunuyorum. icine kapanan ulkeler ve sonrasinda asiri baski sonucunda bunalan ve tekrar disariya acilmak isteyen toplumlar seklinde.

    kaynaklar:
    https://www.bloomberg.com/…welling-over-300-billion
    https://www.reuters.com/…bloomberg-news-2021-09-03/
    https://www.reuters.com/…as-tech-sector-2021-09-01/
    https://www.wsj.com/…on-prosperity-push-11630587923
    https://www.sixthtone.com/…-brag-about-their-wealth
    https://www.defense.gov/…dods-national-security-pr/
    https://www.scmp.com/…-third-stock-exchange-beijing
    https://www.cnbc.com/…-stock-exchange-for-smes.html
    https://www.wsj.com/…-business-in-china-11628285229
    https://www.reuters.com/…wned-brokerage-2021-08-06/
  • uzakdoğu kültürüne ilgi duymaya ve 2007 senesinde çince öğrenmeye başladığımda çin'de tek çocuk politikası vardı. şimdi madde madde o günlerden günümüze, komünist parti'nin bu politikada yaptığı değişikliklere bakalım.

    - tek çocuk politikası 1979 senesinde kontrolsüz artan nüfusa karşı yürürlüğe sokulmuş.
    - kız çocukların katledilmesi ve nüfustaki erkek-kadın oranının değişmesinden dolayı 2007 senesinde çıkan bir izinle, ilk çocuğu kız olanlara ikinci bir çocuk yapma hakkı verildi.
    - 2013 senesinde özel bir izin daha çıktı. ebeveynlerden bir tanesi kendi ailesinin tek çocuğu ise, bu aileye ikinci bir çocuk yapma izni verildi.
    - 2016 senesinde tek çocuk politikası tamamen iptal edildi ve iki çocuk politikası başladı. yani herkesin iki çocuk yapma hakkı oldu.
    - fakat, gelişen ekonomi ve artan refah seviyesi ile birlikte insanlar çocuk yetiştirmektense hayatlarını yaşamak, gezmek istediler. bu sefer de çin komünist partisi bu sene 2021'de üç çocuk politikasına geçti. bu sadece üç çocuğa izin vermek değil, üçüncü çocuğu yapanlara yardımlar ve ödüller içeren bir paket oldu.

    2007'den 2021'e bu 14 senelik süreçte özetle çin, ikinci çocuk yasak noktasından üçüncü çocuğu teşvik etme noktasına geldi.

    edit büdüt: kız çocukların katledilmesi ile ilgili daha detaylı bilgi isteyen mesajlar aldım. bu, kız cinsiyetli yeni doğanların öldürülmesi ya da cinsiyet belli olduktan sonra kürtaj şeklinde yapılıyor. gerçi ikinci yöntem için katliam gibi ağır bir ifade kullanılmalı mı bundan emin değilim. kız bebeklerin öldürülmesi sadece çin'de değil tarih boyunca dünyanın birçok noktasında yaşanmıştır. kadın hakları ve feminizm yirminci yüzyıla ait değerler ve biz bu değerlerin içine doğduğumuz için bazı iyimserler, kadın tarih boyunca ikinci sınıf insan yerine konmamış gibi -hatta direkt insan yerine konmadıkları çağlar var - buna şaşırabilirler. ailenin soyunun devamı ve yaşlanınca ebeveynlere bakması amacıyla ailelerde erkek çocuk isteği olabiliyor. konu hakkında vikipedi'de direkt kız bebek katliamı adında bir madde var, dileyenler okuyabilir.

    ayrıca sözlükte çinlilere karşı ağız birliği edilmişcesine ayrımcı, ırkçı bir dil hakim ve hazır çin'den bahsediyorken bir noktaya değinmek isterim. avrupalı olsak sanırım türkler için de güzel sözler söylemezdik di mi? sebebi de islam dini diye arap kültürünü almış, araplaşarak türklüğünü kaybetmiş asimile bir millet olmamız. hak yemeyi marifet sayan, kişisel hak ve özgürlüklere saygı göstermeyen, milletin kızına sevgilisine sarkarken aynı zamanda ahlak bekçiliği yapan, muhafazakarlık kisvesi altında modern batılı değerleri reddeden, kadını bir eşyası gören, çalışmadan para kazanmasıyla, vergi kaçırmasıyla övünen kitlenin bu ülkeyi yaşanmaz hale getirdiğini bilsem de "araplar böyledir", "arap işte ne beklersin ki" tarzında ırkçı dili doğru bulmuyorum. aynı şekilde şehir eşkiyalığı yapan kürtler var diye bütün kürtlerin aynı kefeye konmasından, iç anadolu'da eşek sikme kültürü var diye hepsine iç anadolu çomarı denmesini ne kadar doğru bulmuyorsam, çin'in de kırsalında kalmış ve evrensel değerlerle henüz hiç tanışmamış bir kitlenin, yüzyıllar boyunca yerleşmiş beslenme alışkanlıklarından dolayı bu ırkçı söylemlere maruz kalmasına da karşıyım. kaldı ki vegan değilseniz herhangi bir hayvanın öldürülüp yenmesine de laf etme hakkınız bana sorarsanız yok. ve buna ek olarak, bu virüsün wuhan'daki yarasa tüketim alışkanlığından çıkıp insanlığa yayılması hikayesi de ne kadar doğru henüz bilemiyoruz. bunu da ayrıca hatırlatmak isterim. sırf bu suçlayıcı dil yüzünden geri zekalı bir kitle istanbul'da tuttuğu çinliyi dövmedi mi? bazen çinli sanıp koreli dövdükleri bile oldu. . bu örnekte konu hükümetin politikasından dolayı çinliler hedef gösterilmişti. salgın başlangıcında amerika'da american born chinese dediğimiz kendi vatandaşlarını linç ettiler hatta. toplum başına kötü bir olay geldiğinde günah keçisi bulup öfkesini topluca o günah keçisine kanalize etmeyi seviyor. işte ben de sırf bu tarz genelleyici dil yüzünden yurtdışında türk olduğum için bana tepeden bakıldığını hissettim. this is a private party denerek gece kulübüne alınmadım mesela. uzakdoğudayken fransızın birine sempatiklik olsun diye kendi dilinde teşekkür ettim merci boku dedim, bana de rien'i arapça nasıl söyleyebilirim diye sordu. arap babandır amk. neyse toparlıyorum, dünyada bir buçuk milyar çinli var ve hepsini aynı kefeye koyamayız. dünyada iyi insanlar var kötü insanlar var. iyi türkler de var kötü türkler de var. hatta inanır mısınız kötü almanlar kötü norveçliler bile var. benden duymuş olmayın ama iyi araplar bile var.
  • avrupalı değilim, bir türküm. ve asla ama asla çin halk cumhuriyetini, çinli vatandaşları sevmiyorum.

    süper güç olmaları umurumda değil. kendi halkına zulüm eden, zenginlerine zulüm eden, zenginden alıp fakire vermeyen, yıllardır uygur türklerine zulüm eden soykırımda bulunan bir devletten bahsediyoruz. burada gelip çin duyarı kasan, çinlileri sempatik göstermeye çalışan herkes iki yüzlüdür. adamların kendi ırkına tahammülü yok, sana mı hoş davranacak? dünyaya ne gibi bir faydası var bu çinin? asla yok!

    hayatımızdan çini çıkardığımızda, hayatın anlamı bozulmuyorsa bırakın ayrı yazılalım. bu lanet olası milletin başının altından çıkan şeyler yüzünden bugün dünyada pandemi diye bir kavram ile tanıştık.

    ölüyorum dese, su verilmeyecek bir millet.
  • abd zulmünden milyonlarca insanı koruyan süper güç.

    düşerse abd milyonlarca masum insanı daha karanlığa gömecek.

    kahrolsun emperyalizm.
  • amerika beyaz anglosaksonlarındır diyen komplo teoristi bir trumpçı ile her 10 enrisinden beşinde batıya saldıran bir perinçekçinin, başlığı altında dikta güzellemesi yaparak övdüğü ülke.

hesabın var mı? giriş yap