şükela:  tümü | bugün
  • handan ipekci'nin yonetecegi, nejat işler, nurgül yeşilçay, meral okay, settar tanrıöven, hüseyin avni danyal ve ragip savaş gibi bircok ismin rol alacagi film. yakinda sinemalarda olacakmis, bekliyoruz.
  • ben bu filmin fragmanını av mevsimine gittiğimde görmüştüm yanılmıyorsam. içinde şöyle bir replik geçiyordu; "sen bu zamana kadar neredeydin?" gibi çok içli ve sitem dolu söylenen, gelmek için çok geç kalmış sevgiliye söylenir gibiydi, o gün bugündür aklıma takıldı bu film. söylenen kişi de nurgül yeşilçay idi ayrıca. o gün bugündür, bakıyorum internette fragmanı yok. herhangi bir yerde vizyona girişiyle alakalı yapılmış bir duyuru da yok.

    umarım yakın zamanda kendini gösterir çünkü çekimleri biteli epey olmuş.

    böyle bir film var ve nurgül yeşilçay ile nejat işler başrol oynuyorlar. ve fakat 'sen bu zamana kadar neredeydin' sitemi aşk tesadüfleri sever isimli güzide türk filmimize ait olmakla birlikte, bir insan nurgül yeşilçay ve belçim bilgin'i nasıl karıştırır bu da işin muamması.
  • fragman

    fragmanından anlaşıldığı üzere milleti salya sümük edecek bir film geliyor.
    ama tek niyeti de bu değil... aşk ikinci planda gözüküyor.

    hislerime güvenerek sımsıkı ve sıcacık bir yeşilçam filmi geliyor diyorum... 3 milyonu da devirir sinemada.
  • fragmanı ile ister istemez duygusal açıdan etkilenmenize vesile olan ve sesi ne yazık ki pek duyulmamış, 18 mart 2011 tarihinde vizyona girecek bir sinema filmi.
  • bkm film'in yeni filmi. fragmanından anladığımız kadarıyla bir çocuk var, annannesini çok seviyor. onun huzurevine gönderilmesini istemiyor. çocuğun babası ve annesi rollerindeki nejat işler ve nurgül yeşilçay birbirine uymuş gibi.

    fragmanı: http://film.com.tr/fragman.cfm?fid=5693
  • hatiralara kazandıran film. şöyle ki

    "hayatta bazı anlar unutulmazdır…

    anneannenizin size verdiği bir öğütü, anlattığı masalı ya da beraber çekildiğiniz bir fotoğrafı cinaragacifilmi@bkmonline.net adresine gönderin, biz de gönderilerinizi bu albümde yayınlarak hatıralarınızı tazeleyelim… en fazla “beğen”i alan hatıraların sahibi 3 şanslı kişi, 16 mart 2011 gecesi kanyon’da gerçekleşecek çınar ağacı film galasına çift kişilik davetiye kazanacak!"
  • 18 mart'ta sessiz sedasız vizyona girecek olan 2010 yapımı film. aile içi ilişkileri, iletişimsizliği, sevgiyi ve üç farklı dönemi anlatır. çekimleri bursa'da yapılmıştır.

    " ağaca balta vurmuşlar "sapı bedenimden" demiş... "
  • gece gündüz (16 mart 2011) kültür sanat gündemi röportajından:
    celile toyon, canlandırdığı emekli öğretmen adviye hanım karakterini, ilk ağızdan "atatürkçü bir cumhuriyet kadını" olarak tanımlıyor, "vazgeçemeyeceğimiz iki unsur" diyor. aile ilişkilerini özellikle de bir ana-kız ilişkisini ele alan bir filmin herşeyden önce "anne" olması gereken karakterinin herşeyden önce atatürkçü olarak bu kadar "ulusalcı" bir klişeyle tanımlanması bana kendi atatürkçülüğümü sorgulatıyor. tanımın sıkıntısı yekta kopan'ı da rahatsız ediyor olmalı ki sazı eline alıp celile hanım yerine kendisi tanımlıyor adviye hanım'ı.

    nurgül yeşilçay, oynadığı karakteri "olabilidiğine kariyerist, her şeyi çok iyi bilen, her konuda bir fikri olan ancak duygusal zekası eksik, çocuğunu da bir proje olarak gören, annesini huzur evine yollamakta sorun görmeyen biri" olarak tanımlıyor. "rolu alır almaz, 'var böyle insanlar' dedim. rolün içini tıka basa doldurdum" diyor. nedense böyle birini görmek için uzağa gitmesi gerekmediği hissine kapılıyorum.

    konu 5,5 yaşındaki yetenek deniz deha lostar’la karşılıklı oyununa gelince celile hanım, durumu: "tiyatroda iki şeyden korkarım, biri hayvanlardan diğeri çocuklardan, nedeni de hiç bir zaman ne yapacakları belli olmaz" şeklinde açıklarken, deniz'in annesi rolundeki nurgül yeşilçay, çocuk oyuncu ile setteki ilişkisini "bu yaştaki çocuklar çok hareketli, koyduğun yerde durmuyor, allahtan bizim sette pedagoğumuz vardı. biz tamamen ona teslim ettik. bize de gerekli tiyoları verdi. nerede nasıl davranmamız gerektiğini biliyorduk" şeklinde açıklıyor. zaten röportajda hazır bulunan deniz de ne filmdeki anneannesi ne de annesiyle iletişim kurmuşa benziyor. hem celile hanım'a hem de nurgül'e karşı kayıtsız tavırlar segiliyor. ısrarlı çabalara, nurgül'ün "çukulata" rüşvet teklifine rağmen "nurgül ablamı sevdim" diyemiyor. bu esnada nurgül kopuyor, yekta'ya "ama sen bizi bitiriyosun" diye çemkiriyor. ortamı ısıtmaya çalışan yekta'nın da başarısız olmasının ardından röportaj bir fiyaskoya dönüşüyor. durum farkındalığı en yüksek görünen deniz o noktada daha fazla bulunmak istemiyor zaten; kaçıp gidiyor.

    duygusal zekası eksik kızı nurgül tarafından huzur evine yatırılmak istenen duygusal zekası yüksek annenin (celile) ilişkisini ailenin altında toplandığı bir "çınar ağacı" metaforuyla yansıtmayı deneyen bir senaryo, bu oyuncularla bu filmi nereye götürür bilemiyorum. ama öğrenmek için sinemaya gider miyim? cevabım hayır!

    röportaj için:
    http://video.ntvmsnbc.com/…gunduz-16-mart-2011.html
    not: nurgül yeşilçay'in muazzez ilmiye çığ'ın adını celile hanımdan ilk kez duyduğunu anı (16:25) kaçırmayın.

    fragman için:
    http://www.sinemalar.com/film/92778/cinar-agaci/
  • izlediğim ve beğenmediğim film. notum 5/10. babam ve oğlum'a notum 8.5/10. ona göre kafanızda karşılaştırın işte..

    --- spoiler ---

    bir kere anneanne karakterini benimseyemedim. ona duymam gereken sevgiyi tam olarak duyamadım. evlatlarının yapma dediklerini inadına yapan, inanılmaz dik kafalı ve kendi kendine atatürk fotoğrafı ile konuşan bir tip, söz konusu anneanne. bazen ailesine ufak şakalar yapsa da beni güldürmekten çok soğuttu kendisinden. zenci komedi filmi diil ki bu. alışmışım yumuşak huylu anneanne karakterine, napiyim..

    çocukları ise ayrı birer dünya.
    biri, ayrılmış kocasından, küçük bir oğlu ile beraber yaşıyor ama eski kocasına olan aşkı devam ediyor. bu arada kendisi şirketten başka bir herife asılıyor.
    birinin işleri iyi gitmediği için iş yerine haciz geliyor ve bu sırada da nasıl oluyorsa karısını aldatmayı beceriyor ve bu yüzden karısı boşanma kararı alıyor.
    biri rus bir kızla evlenmiş sümsük, light erkek olmuş.
    birinin de zengin kocası ve iyi bir hayatı var ama kocasının kendisini aldattığını öğreniyor ve ona kısa süreli bir trip atıyor.
    özetle hiç biri mutlu değil.. ama filmin devamında hepsinin hayatında gelişmeler oluyor.

    bunları anlatmamın sebebi filmde ne kadar farklı hikaye anlatılmaya çalışıldığını göstermek. bütün bunların yanında anneanne ve küçük torununun ilişkilerini izliyoruz. toplamda çok fazla karakter var ve bir noktadan sonra ana konuya olan konsantrasyon kaybolmaya başlıyor. zaten film 2 saat sürüyor, insan iyice bunalıyor sonlara doğru.

    yönetim ve senaryo tam olarak olmamış. başlarda gösterilen özen sonlara doğru gösterilmemiş. kurguda da aynı problemi sezdim. küçük torunun oyunculuğu gayet iyiydi. göründüğü her sahnede kalbimizi kaptı. nurgül yeşilçay güzeldi. filmde birkaç espri vardı. 2-3 tanesi baya iyiydi. ama komedi filmi de diil tabiiki..

    sonuç olarak film biraz daha konsantre hale getirilse, hikaye daha çok anneanne üzerine yoğunlaşsa ve karakter biraz daha sevdirilse sanırım daha etkileyici olurdu. çağan ırmak ıssız adam da nasıl 4-5 karakterle harika bir film yapmıştı, onu düşündüm. bu filmde üşenmedim saydım, 15 karakter tanıtılıp hikayeleri anlatılıyor. o da çocukları tek sayarsak.

    --- spoiler ---

    yine de iyi bir deneme. beğenenler olacaktır eminim.