şükela:  tümü | bugün
  • pınar kür'ün everest yayınlarından geçtiğimiz hafta yayımlanan yeni romanı. bir cinayet romanı'nın devamı olan sonuncu sonbahar'dan sonra, cinayet fakültesi ile üçleme tamamlanmış oldu böylece. aşağıdaki linkte ömer türkeş'in üçleme hakkında bir yazısı bulunuyor.

    http://www.radikal.com.tr/….php?ek=ktp&haberno=5649
  • her zamanki gibi cok keyifli bir kitap olmus, insan baslayinca hemen bitiriveriyor. emin hoca ve haydar bilir gibi eski dostlara kavusmak cok guzeldi.
  • kurgu da fazlaca eksikliler oldugunu dusundugum,bir cirpida okunabiltesi yuksek ama sonucu pek tad vermeyen kolay okunmalik kitaplardan biri.
  • basindan beri bir eksiklik duygusu hissettiginiz hikayesinde, sona geldiginizde "e bu kadar da eksik kurgu mu olur" dedirten pinar kur romani. romanin sonu kesinlikle aceleye getirilmis. gerci gelisme bolumleri de oyle. en surukleyici kismi ise girisiydi. bu romani okuduktan sonra bir kez daha anladim neden turk romaninda polisiyenin cok ses getirmedigini, olmamis iste.karakterler oturmamis, diyaloglar havalarda, en olmayan yeri de sondaki o tirad, nutuk karisimi bolum. begenmedim iste. okumasam da olurmus.
  • yazarın 10 yıl kadar önce yazdığı bir cinayet romanı ve sonuncu sonbahar okunmamışsa sonu havada kaldı/karakterler oturmamış vs gibi tanımlamalar uygundur bu roman için..ama zaten pınar kür okumaksa olay tüm kitaplarını özellikle sırayla okumak gerekir..

    --- spoiler ---
    bir cinayet romanında emin köklü ile tanışırız,kendisinin hercules poirot tadında olacağı zaten sonuncu sonbaharda anlaşılır..bir cinayet romanında yazarla(bir cinayet romanının sonunda emin köklü yazara ''benle evleneceksin yoksa herşeyi bir bir anlatırım''der ve evlenirler)tanışır emin köklü..yazar mı onu yaratmıştır(akın erkan)yazar pınar kür müdür..okunan en güzel romandır o yıllarda..daha sonra sonuncu sonbahar gelir..amanın emin köklü evlidir bu yazarla..haydar bilir(cinayet masası dedektifi/amiri)de katılır romana..emin köklüye cinayetlerde yardımcı/köstek olmak vs..bu romanın da sonunda amanın heeeey denir..artık bitti sanılır..emin köklü ya da yazar eşi öldü..ve 10 yıldan da fazla bir süre sonra çıkan cinayet fakültesinde emin köklü çıkınca haa dersiniz demek yazar ölmüş..(o derece havada bırakır pınar kür)..ama herşey o kadar basit değildir tabi..yazarın ölmediğini ,zaten yazar olmazsa o romanın nasıl yazılacağını /emin köklü nün hayal ürününden başka bir şey olmadığını pınar kür gene tokat gibi patlatır kitabın sonunda..o bakımdan aslında pınar kür ün son 3 kitabı(hayalet hikayelerini saymazsak)aslında içerisindeki cinayetlerden çok katilin ortaya çıkmasından sonra gerer insanı..yalnız bu romanda katil o kadar belli olmuştur ki/ipucu bolca verilmiştir çünkü..okur olarak zaten emin köklü den önce katil bulunmuştur.. tüm hikaye boyunca ortaya çıkmayan rektörün idari asistanı sezen denen kadını ''narin denen kadın çıkıcak bu'' diye okurken sonunda bilgisayardaki dosyaların okunmasıyla yazarın ta kendisi olduğu ortaya çıkınca bir düşündürtmüştür,sağ gösterip sol vurmuştur pınar kür..sırf bu yüzden güzeldir yazdıkları..

    "bu sadece bir roman... sersem!"
    --- spoiler ---
  • postmodern dedektif hikayesi üçlemesinin son halkası. ilk iki romana göre biraz sönük. abartmıyorum, yaklaşık 8 aydır bitiremedim kitabı. bu kitabin üzerine onlarca kitap okudum, ama bu bitmek bilmiyor. sadece wcde okuyorum.