şükela:  tümü | bugün
  • çok acayip ve karizmatik bir olay.

    evet orkidelerim, geçenlerde çin'deydim. neden gittin orkide çin'e? diye sorabilirsiniz, çin'de bir yavuklum vardı xiao jun diye. xiao ile istiklal caddesinde selfie yaptığı sırada kadraja girmem neticesinde tanışmıştık. gel zaman git zaman inanılmaz bir ikili olmuş, galata kulesinde kendisine aşkımı itiraf ettiğimde istanbul aşkımıza ağlamıştı. öyle seviyorduk ki birbirimizi, çin'de bile ismimiz orkide ile xiao diye anılmaya başlamıştı...

    neyse, çin'e gidip ayrıldığım sevgilim xiao'yu tekrar görür, bir kahvesini içer de 40 yıl hatır bağış alırım dediydim. ama çin bu orkidelerim, öyle karışık ki bir şey bulamıyorsun, her yer kutu şeklinde harflerle dolu. bir restoran gördüm gireyim dedim, karnım da açtı uçakta çıkma teklifi ettiğim hostesten azar yemiştim ehehe. restorana girdiğimde her yer çinliydi inanamıyordum, oysa ben kesin bizim plazacılar da olur diye ümit etmiştim, tr'deki çin restoranlarının hali malum.

    yerime oturdum, garson beyefendiden parmağımla işaret ettiğim böyle haşlamaya benzeyen yemeği istedim, garson çata çunti makara tuka diye bir şey dedi, yes yes deyip geçtim. az sonra önüme kapkara soslu kara bir şey geldi, lan bir baktım böcek bu! ayy yemeğimden böcek çıktı diye bağırdım, tüm çinliler bana bakıyordu, sonra baktım hepsinin tabağında böcek var, burayı şikayet edeceğim hepinize lanet olsun diyerek çıktım. biraz yürüdükten sonra bir türk lokantası gözüme ilişti aha dedim gireyim. kebapçı gördüğüm için acayip sevinmiştim, içeri girdiğimde duvarda ve masada böcekler vardı, lan bu ne hijyensizlik be alo? diye bağırdım, şef garson yanıma geldi ve;

    - abi onlar meze, kebap gelene kadar bunları yiyo müşteriler huhahaha.