şükela:  tümü | bugün
  • profilo subesi tabiri caizse at gibi olan sinema. ıc mimar arkadasimiz akmis baya tebrikler, ayrica surekli cevahire giden kimseler olarak filmin reklamsiz baslamasi baya sasirtti , neredeyse ayaga kalkip alkisliycaktim.
  • altı milyona yakın insanın yaşadığı anadolu yakasında sadece buyaka'da varken. 127.000 kişinin yaşadığı yalova'da iki yerde olan sinema firması. oğlum size kim veriyor bu akılları nasıl bir yönetim kadronuz var.
  • valentine's şeyinde deri kanepelerinde sevdicekle yayıla yayıla sarmaş dolaş film seyrettiğimiz, hiç reklam izlemeden vaktinde film başlatan salon-u şukela. komisyon peşindeki ceo oyuncağı cinemaximum'dan sonra vaha gibi gelen yer.

    nazar değmesin ulan.
  • çok rahat koltukları olan ve en önemlisi neredeyse hiç reklam göstermemesiyle mutlu etmiş sinema salonudur (izmir folkart towers).
  • önceleri severdim ama artık dayanamıyorum.

    artık konforundan mıdır ya da daha çok samimi geldiğinden midir, insanlar cesaret edip film sırasında yemek yiyip sohbet bile ediyorlar.

    yemek derken ciddi ciddi pideden lahmacundan falan bahsediyorum. yüksek sesle konuşuyorlar ve ben cidden kavga edecek seviyeye geliyorum. oradaki çalışanlara söylesem ne değişecek, yemek yiyenleri salondan çıkaracaklarını da zannetmiyorum. o yüzden her ne kadar cinemaximum gibi bir sırtlanın karşısındaki tek elle tutulur rakip olmasına rağmen mümkün mertebe uzak durmaya çalışıyorum.

    bahsettiğim ise beylikdüzü 5m migros'un içindeki sinema. iç mimarisi çok hoş, koltuklar falan da çok güzel ama dediğim gibi bu 3 ya da 4 oldu aynı şeyi yaşıyorum.
  • levent sapphire'da çok tutmuş ve akabinde 6 lira olan fiyatlar 8'e çekilmiştir. yine de harika koltukları, ücretsiz otoparkıyla, rakiplerinden cazip durumda. cinemaximum gibi, milyarlarca dakika reklam da izletmiyor.
  • levent sapphire'de bilet alırken öğrenciyim diyorsun öğrenci kartı sormuyorlar.

    girişte şu salon nerde diyorsun, şurası deyip koltuğuna kadar eşlik ediyorlar biletini sormuyorlar.

    içeri giriyorsun dünyanın en rahat koltuklarına yayılıyorsun.

    oturduğun gibi max 10 dakika sonra film başlıyor, 1568 saat reklam izlemiyorsun.

    hele ki gündüz seansıysa hepi topu 5 6 kişi oluyor.

    korku filmlerini küçük salonlara veriyorlar, kendini filmin içinde gibi hissediyorsun.

    klimalar desen, yazın da kışın da tam ayarında. ne popişin o deri koltuğa yapışıyor, ne de kışın ufaktan bir titreme geliyor.

    başka yerlere parçalanacağınıza gidin burda paşalar gibi dev perde de filminizi izleyin derim. ciddi anlamda son zamanlarda en keyif aldığım yer.
  • profilo alışveriş merkezi'ndeki sineması mecidiyeköy civarındaki sinemalar içerisinde fiyat ve koltuk rahatlığı açısından bakıldığında açık ara en iyisi olabilir, tavsiye edilir.
  • geçtiğimiz gece demirören alışveriş merkezi'ndeki şubesinde the hobbit the desolation of smaug'u izledim.

    bana kalırsa cinemaximum'dan çok daha iyi. film öncesi on saat saçma sapan reklamlar yerine adam gibi fragman göstermiş olması, film arasında da salondan çıkmayan seyirciler için fragman gösteriminin devam etmesi, 3 boyutlu gözlüğün rahat olması, 3 boyut teknolojisinin (ses/görüntü bazında) film zevkinin içine etmemesi, koltuklarının da son derece rahat olması akla ilk gelenler.

    en azından cinemaximum'daki gibi dombili bir abinin çıkıp "teknik bir arıza oldu ama, digiturk, ehere ehere" diye 3 boyutlu şebeklik yapmalarını izlemediğim için kendimi şanslı sayıyorum.
  • şikayet var com'a dönmüş buralar her ne olursa olsun deri çift kişilik koltukları ile sinemacılıkta çığır açmıştır...
    3d konusunda biraz kalitesiz olduğunu duysam da yeri bir başkadır