şükela:  tümü | bugün
  • 20. senesine yaklaşan, antalya'nın önemli sinemalarından.

    geçenlerde burada bir filme girdim, sessiz denebilecek bir film ve salon 3'te oynuyor. yan salonda (salon 5) ise aile arasında oynuyor. neyse film başladı, lan o ne bütün filmi duyuyoruz, zaten 3-5 kişiyiz. kendi filmimizi zor duyuyoruz hatta. jean luc godard'ın dediklerine mi odaklanayım, evli mutlu çocuklu şarkısını mı dinleyeyim bilemiyorum içime doğru sıçıcam sinirden. bilenler muhakkak vardır, 5. salon ve 3. salon biri en büyük, biri en küçük salon ve acil çıkışları aynı minik odacığa açılıyor, o odacık da avm koridorlarına açılıyor.

    lan bi baktım iki salonun da acil çıkış kapıları açık ve karşılıklı. bizimkisi salonun arkasında, dibine gitmeden göremiyorsunuz ama diğerlerininki (salon 5) perdenin kenarında. yani muhtemelen odacığın ışıkları perdelerini aydınlatıyordu biraz. * neyse ben bizimkini kapattım ses kesildi, gerisine karışmadım artık.

    şimdi bunu niye anlatıyorum, çünkü neredeyse avm'yi çizen mimarlık ofisinden sinema bölümünün mimarlarına ve uygulayıcılarına ve elbette yalıtım malzemelerini üreten şirketin 7 ceddine kadar küfretmek üzereydim. halbuki olay bir çalışanın kapıları açık bırakmasından ibaretmiş. ve muhtemelen onun da suçu yok çünkü ara olduğu halde yanmayan ışıklar, film başlayınca sönmeyen ışıklar, büfeye gidince bulamadığınız çalışanlar falan çok net anlatıyor ki işi az personelle döndürmeye çalışıyorlar.

    evet suya 3.5 tl alıyorlar ama yetmiyor. napalım bir yardım falan mı toplayalım acaba?