şükela:  tümü | bugün
344 entry daha
  • allah kimseyi onlarla komşu olmak zorunda bırakmasın.yeni aldığım bir dairenin iki üst katında bunlardan bir aile yaşıyordu. allah'ım katil oluyordum neredeyse. sabahlara kadar içip yüksek sesle müzik açmak mı dersin, bağıra bağıra küfürlü konuşmak mı dersin. ..bir apartmanda yapılmayacak ne varsa yapıyorlardı. sattım kurtuldum. siz siz olun yaşam alanı seçerken aman uzak olun bunlardan.
  • bizim oralarda cingen denir.
    (bkz: ege bölgesi)
  • eskişehir’in alpu ilçesinde bolca bulunur. sanırım toplam nüfusları 2-3 bin civarında. türkiye genelinde çingeneler genelde trakya şivesi ile konuşur fakat alpu çingeneleri tatarcaya yakın bir dil konuşur. hatta kendilerine has kelimeler türettikleri ve kullandıkları bilinir.
  • iki sokak ilerisinde çingene, onların deyimiyle romanların yaşadığı bir mahallede yaşadım.
    büyük çoğunluğu bu mahalleden gelen çocuklara öğretmenlik de yaptım. yani çok yakından tanıma fırsatım oldu bu insanları.

    ne kadar anlatsan da kendi bildiklerini okurlar, okuma hevesleri yoktur. sırayı darbuka niyetine kullanıp, koro halinde şarkı söylemek en büyük yetenekleridir. keman ve darbukada çok başarılıdırlar.
    10 yaşında nişanlanıp 12 yaşında evlenirler, 30 yaşında anneanne olanları vardır.
    meşhur sokak kavgalarını anlatmama gerek yok.
    düğünlerinde 7,8 yaşındaki çocuklar dahil deli gibi içip sarhoş olurlar. kız çocukları sibel can ve benzerlerini örnek alır.
    günlük yaşarlar, tencere yemeği pek pişirmezler. bakkaldan 200 gr zeytin, 200 gr peynir alıp kahvaltı yaparlar. ertesi gün aynısı tekrarlanır.
    akşam yemeğini ise çoğunlukla merdiven altı lokantalarında yerler. mahallede en az bir tane ucuz şarapçı vardır. ucuz yoldan kafayı burda çekerler.
    balkonlarında istiflenmiş halı yığınları ve çok absürd eşyalar vardır.
    sanılanın aksine hepsi esmer değildir. gerçekten çok güzeller de vardır; sarışın renkli gözlü ve beyaz tenlileri görünce dumura uğramadım desem yalan olur.
    bir de tesettürlü olan kadınlar da beni çok şaşırtmıştı.
    kendilerine çingene denmesini çok büyük hakaret sayarlar, o yüzden roman denmesini isterler.

    çok çok az olsa da kendini geliştirip düzgün bir yerlere gelmek isteyen çocuklar da vardır.
    hırsızlığı çok normal karşılayanlar olduğu gibi asla yapmayanlara rastlamak mümkündür. aileden ne görmüşse o şekilde bir yaşantıları vardır.

    çocukların eğitimi için anne-babayla sağlıklı bir iletişim kurmak hüsranla sonuçlanır. çoğu okuma yazma bilmez. umurlarında da değildir.
    zenginleri biraz da olsa saygı görürken diğerleri ezilir aynı sokakta.
    sokak ortasında sandalyeye oturup karısının tuttuğu aynaya bakarak sakal tıraşı olan atletli amcalar, kaldırıma serdiği halının üstünde bebeğini uyutan anneler, tüm gün boyunca çekirdek yiyerek süzülen gençler onların olmazsa olmazlarıdır.

    valilikten tut da belediyeye kadar bu vatandaşları topluma kazandırma adına yapılan onca girişim, çalışma boşa gitmiştir hep. harcanan zamana, paraya yazık olmuştur.

    fazla ilgiyi görünce hepsi şımarır. diğer çocuklar da " onlara neden bisiklet hediye ettiler. bizim suçumuz roman olmamak mı?" diye haklı olarak hayıflanır.

    kendi gözlemlerime dayanarak ben bu vatandaşların yüzyıl da geçse hep aynı kalacağını temin ederim. siz onlara, onlar da size yabancıdır daima.
1 entry daha