şükela:  tümü | bugün
  • küçük küçük her biri ayrı renk olan çiçeklerin adıdır. ektiğiniz alan genişse çiçek tarlasına dönüştürür. bu tarz bitkilere arsız denir.
    (bkz: puşt oğlan)
  • sokakta olur.
  • --- spoiler ---

    salih : “nasıl söyleyim bilmiyorum, tapıyorum sana hastayım”

    tina : “ kalbimi çaldın pezevenk çocuk, ölümüne tav oldum sana”

    --- spoiler ---

    (bkz: ağır roman)
  • müzisyen olarak goran bregoviç'in, kameraman olarak emir kusturica'nın çağırılması şart olan düğündür. biz öyle gördük, başka türlüsünü bilmezük.
  • hayatı çizdiği sınırlara göre yaşayan insanların sınırsızlara gösterdiği tepkinin nedeni. siz rahatsız oluyorsunuz tabii her şeyden rahatsız olduğunuz gibi. insanlar kafalarına göre yaşıyorlar, her şeyi kuralına göre yapmak zorunda mısınız, ya da öyle mi yapıyorsunuz? bu saygısızlık değil, insanlar sadece 1 gün doyasıya eğleniyorlar bence hayatta o kadar sıkıntının arasında böyle bir eğlence üstelik 1 gecelik problem olmamalı insana. bu kadar mı tahammülsüsüz bu tür eğlencelere?
  • 3 gün 3 gece sürer de gelinin avucuna kaynana tarafından altın koyulmayınca saniyesinde bitiveren ortalığı mahşere dönüştüren kalabalık hurraa bıçaklar kavgalar neysee öyle bir şeydi..
  • sokakta yapılır. isteyen katılır.

    şimdi... 70’li yıllar. annem babamla yeni evlenmiş. annem genç gelin. edirne’de dedemin cumbalı evine yerleşmişler.

    annem ve 2 halam memurluk yapıyorlar. bir akşam gezmeye sokağa çıkmışlar (bkz: edirne). bir çingene düğününe rastlamışlar. bu arada halalarım arnavut, annem de yerli trakyalı (zor bulunur).

    çingene düğününde dans yarışması yapılıyormuş, para ödülü varmış. annem ve halalarım “biz de katılalım” demişler.

    bir çingene düğününde, çingeneleri kendi mekanlarında yenecek kadar ne yapmış olabilirler bilmiyorum ama bir şekilde dans yarışmasını kazanmışlar (bkz: roman havası)!

    bunlar, ellerindeki parayla ne alacaklar? her trakyalı kız gibi koca bir kese kağıdı çekirdek almışlar çıtlatıyorlar. ama ayakları dizlerine kadar çamur içinde!

    yolda dedeme (yani annemin kayınpederine) o halleriyle rastlamışlar. gerisi malum...