şükela:  tümü | bugün
  • prömiyer tarihi henüz açıklanmamış olan, istanbul büyükşehir belediyesi şehir tiyatrolarının yeni sezon oyunlarından biri.

    ivana dimic tarafından yazılmış olan oyunun yönetmeni gökçe yurtsal. oyuncu kadrosunda ise arda alpkıray, cafer alpsolay, dolunay pircioğlu, emre çağrı akbaba, erhan özçelik, aslı şahin, berfu aydoğan, can alibeyoğlu, emre şen, esen koçer, musa arslanali, müslüm tamer, ömer naci boz, özgür atkın, özgür kaymak, seda çavdar, selim can yalçın, tankut yıldız, uğurtan atakan, volkan öztürk ve yasemin tunca bulunuyor.

    https://sehirtiyatrolari.ibb.istanbul/…ty/detail/14
  • canli muzigin de eslik ettigi ender oyunlardan biridir.
  • çingenelerin hayatından aşka ve özgürlüğe dair bir müzikal. oyunda hep özgürlüklerinden bahsedilir ama gerçekten özgürler mi diye düşünmüşümdür sürekli. bana kalırsa kendileri hiçbir zaman özgür olamamış, ötekileştirilmiş ve kendi tercihleriyle düzenin dışında kalmışlardır. düzenin dışında kalmak özgürlükten daha iyi bir tercih olabilir. oyuna dair bir iki şey söylenebilir, şarkıların türkçeleştirilmesi fikri kötüydü, (aralarından en azından birkaçı orijinal dilinde ezberlenebilirdi, mesela amari szi amari, orijinal dilinde söylenebilir, sahne üstüne konabilecek minik bir ekrandan meraklısı türkçesini takip edebilirdi, imkan yok diyorsanız öyle olsun) orkestra yine de başarılıydı. çingenelere dair bir oyunun içinde gerçek bir çingeneye rastlamamız gerekirdi. gerçek bir çingene karakterini oynayana rastlamadım desem yeridir. (çingene olmak renkli elbiselerle dolanmak değildir) dekor fena değildi.

    not: oyun sırasında denk geldiğim için uyarmak istedim. oyun oynanırken çalan telefonunu açan üstelik bu yetmezmiş gibi hoparlör açık konuşan katiyen eğitilmez ayıyı tebrik ediyorum. sen bir daha tiyatroya gelme. ayrıca alkış, oyunun sonunda toplam bir defa çalınır. beş dakikada bir alkış çalan öteki katiyen eğitilebilirleri bu başlığa davet ediyorum:

    (bkz: tiyatro adabi)
  • şehir tiyatroları'nın geçtiğimiz hafta harbiye muhsin ertuğrul sahnesinde prömiyerini yaptığı yeni müzikal. prömiyer gecesi bilet bulunca ben de izlemiş oldum. bir çingene müzikali izlemek için gitmiştim ancak bir çingene müzikali gibi değildi.

    oyunda orkestranın bulunması, oyunun müziklerinin canlı performans olarak sergilenmesi, büyüleyiciydi. yahu bu müzikal herhalde canlı performans olacak diyorsunuz ya, demeyin. koskoca müjdat gezen'in tim'de sahneye koyduğu yedi kocalı hürmüz müzikali'nin müzikleri baya kayıt çünkü. müzikal etiketiyle reklamı yapılan oyunda orkestra görünce sevinir olduk ne yapalım...

    oyunda en fazla dikkat çeken şey renkler ve ışıktı sanırım. efektler, ışıklar ve renkler. sahne her şeyiyle bütün bir şey.en azından bu oyunda öyle.
  • maksim gorki'nin öyküsü makar çudra'dan uyarlanan oyun ibb şehir tiyatroları muhsin ertuğrul sahnesi'nde kalabalık orkestra eşliğinde gösterimde. orkestra sahne önünde konumlanmış.

    müzikal, toplumun standartlarına gore değil de kendi hissiyatlarına göre yaşayan bir grup çingeneyi konu alıyor. kaygısız, kedersiz, yerine göre anlık yaşayan, bazen nerede akşam orada sabah takılan bir grup insan görüyoruz. özgürlüklerine ve eğlenceye düşkünler. minik köylerinde, dünyayı, hayatı hiç umursamadan başka boyutta yaşıyorlar. çok da keyifli ve eğlenceliler.

    hikaye çingeneler arasında popüler olan genç bir adam ile ilerliyor.

    bağımsızlığına düşkün genç adam zobar, bir gün aşkın büyüsüne kapılır. başka bir çingene köyünde yaşayan genç kadına aşık olur ilk karşılaşmada. gerekirse yaşadığı yeri, arkadaşlarını terk edecek kadar gözü kararmıştır. sevdiği kadını elde etmek için her şeyi göze almıştır. yaşlı bilge'nin verdiği nasihatlara kulak tıkayıp yüreğinin sesini dinlemeyi tercih ettikten sonra, sevdiği kadın için kendi arkadaşlarının, kadının ailesinin hiç beklemediği bir şekilde aşkına yenik düşmemek uğruna özgürlüğünden de vazgeçmemek için çok ciddi bir karar verir. bunu hiç kimse beklememektedir. seyirci de dahil.

    danslar hareketli, kıpır kıpır şarkılar, hikayeler, aşklar, hissiyatlar müzik ve şarkıyla anlatılıken kalabalık kadro hemen dansa başlıyor. flamenko var mıdır acaba derken, daha çok country müzikler ve lindy hop danslar vardı (ya da ben benzettim).

    müzikal severler için hoş alternatif, izlemeye değer.
  • adı çok mu aramışlar aq, dedirten proje. eser komple güzel olabilir ama ad fena.
    devam oyunu:
    aborijinler parkta yatar
  • müzikleri harika, danslar başarılı, sahne tasarımı ve figürasyon gayet yerinde ancak oyunculuk cidden yetersiz. harika orkestrasyonu için gidilmeli ama, müzikleri canlı dinleyince mest oluyorsunuz.