şükela:  tümü | bugün
  • kuğulu'ya doğru yürümesini çok sevdiğim, ve fekat dönüşte asla yürüyerek çıkamadığım cadde. zira çarpıntım tutuyor. yaş da 24 ha. amına koyayım böyle işin.
  • arabayla yokuş aşşağı kaymama ve kanada büyükelçiliğine fahri konsolos olarak girmeme neden olan bir ankara caddesi.
  • ne geriden kaptırıp rampa tırmanan güçlü arabaların, ne sağlı sollu ara sokaklardan deli cesaretiyle yola katılım yapmaya çalışan arabaların, ne arabası çekmediği için yavaş yavaş sağdan gitmesi gereken araçların, ne otobüslerin, ne yol kenarında park etmesi gereken arabaların, ne de yayaların doğru düzgün seyredemediği caddedir.

    ankara'nın en kaos yüklü caddelerinden biridir. herkes kaptırıp gitmeye çalışıyor. kimisi fizik kurallarını hiçe sayıp 160 km/s ile yardırıp gidiyor. kimisi 160 ile gitmeye çalışıyor ama ıkına ıkına en çok 40 yapabiliyor, kimisi hızlılardan korkup, yavaşlardan kaçacağım diye ortada şebek oluyor. oysa varılacak yer aynı.. atakule.... yol geniş 4 şerit.... fakat kaos yüzünden kimse hangi şeritten gitmesi gerektiğini bilemiyor ve neredeyse kimse gitmesi gerektiği gibi gidemiyor.
  • pek bilinmez ama her yıl eğimi 1 derece daha artmaktadır.
  • yıl 2000. 10 yıl sonra ankaraya gidebildim. yanımda akbulut henüz nişanlı bile değiliz. anneannem hayatta ve atakulenin ilerisinde oturmakta. tunalıdan kuğulu'ya yürürken kar başlıyor, nasıl hasretiz ikimiz de kara. önceleri kibar kibar, sonra coşuyor. kuğuludan atakuleye doğru yürürken hızlanıyor ve kardan adama dönüşüyoruz. çocuklar gibi şeniz, ağzımızı arada bir, yağan kara açıyoruz, hava karanlık ortalık bomboş, yokuş dik, ama umursamıyoruz. yarı yolda, bir taksi duruyor, içinde biz yaşlarda bir bayan, gel ediyorlar, taksici atlayın diyor, birazdan çıkamayız. "allah razı olsun". iyi ki durmuşlar, almışlar, elimiz ayağımız buz kesmiş. simon bolivar'da iniyoruz teşekkür edip.

    hayatım boyunca defalarca gelip geçtiğimdir, ama artık benim için en çok o gecen ibarettir cinnah.
  • tek yon uygulamasi ve bulvardan donme yasagi ile cebeci veya kizilay'dan cankaya'ya cikmak isteyen ankara sakinlerinin eline vermis olan cadde. gecen gun bir mercedes yanimizdan 200 km/sa ile gecti, soyle bir sallandik.
    (bkz: harikasin ankara)
  • ankara'nin babasinin (bkz: melih gokcek/@volrath the fallen) son icraatiyla mahvettigi cadde. simdi kizilay-cankaya ekseninde caddenin sag tarafinda yasayanlar ornegin kugulu park'a gitmek istediklerinde arabalarina/taksilerine binecekler, kicimdan biraz daha buyuk olan ve buna ragmen cift yonlu devam eden guvenlik caddesi'nden inecekler ve guvenevler, sili meydani civarina cikan tum ara sokaklari istila edecek, trafigin cok afedersiniz amina koyacaklardir. melihcigim yapmadi mi? helali hos olsun.
  • aslen ankara'nın en güzel caddelerinden, fakat maalesef bu güzelliğini o dehşet eğimine kurban vermiştir pek çok kimse için.
    bir defasında gece vakti yürüyerek tırmanmıştım -evet, tırmandım- bu caddeyi. o saatte dışarıda olan tek tük insan da tahmin edileceği gibi aşağı istikamette yürümekte veya taksi beklemekteydi. acıyan bakışlara maruz kaldım, sırtımdan akan ter paçalarımdan kaldırıma süzüldü fakat yılmadım, atakule'ye kadar yalnızca bir kere mola vermek suretiyle ulaştım zirveye.

    yıllar evvel sünnet düğünüm olmuştu bi de bu caddede. anatolia restoran idi mekanın adı, şimdiki yerini tam olarak bilmiyorum.

    anlaşılacağı üzere kişisel sözlüğümdeki karşılığı "acı" olmakla birlikte, güzel bir caddemizdir en nihayetinde.
    hem karşıdan karşıya geçmesi pek heyecanlı olur, adrenalin salgılatır. falan.
  • petlas lastik reklamlarına konu olan cadde.
  • melih gökçek sayesinde otobana dönüşen caddedir.(bkz: belediyenin nüfus planlaması çalışmaları)