şükela:  tümü | bugün
  • arap kaynaklı kadın tanımı... (bkz: latif)
  • latif sözcüğünün hoşluk, yumuşaklık, nezaket anlamlarına vurgu yapan bir eğilime ek olarak "cins-i latif" özelinde latifin bir başka inceliğine değinmek istiyorum efendim. latif, nitelikçe son derece ince olan bir varlığın, bu inceliği nedeniyle fark edilemez ve nüfuz edilemez oluşunu da belirtir. latif varlıklar, insanın tasavvurunun, tahayyülünün, idrakinin erişemediği, benzersiz ve nüfuz edilemez varlıklardır. dolayısıyla latif varlığı ifşa etme çabası daima eksiklikle maluldür. açığa çıkmayan, karanlıkta kalan bir yan daima olacaktır. "eskiler", kadınlara cinsi latif derken benim niyetimi de dikkate alıyorlar mıydı bilmem ama freud'un karanlık kıta benzetmesinde bir letafet olsa gerek.
    o halde şaka olarak latifede gizli olan nedir albayım?
  • "cins-i latif" diye de yazılır.
    (the) gentle sexin türkçesi.
  • (bkz: cinsel aysel)
  • hoşluk, yumuşaklık, nezaket anlamlarına vurgu yapan bir tanımlama. kadın'ı tanımlamakta kullanılır genellikle.
  • tersi için,
    (bkz: cins-i kesif)
  • (bkz: taife-i nisa)
  • (bkz: cinsilatif)
  • bir kadın olarak kadınları betimlemek için kullanılmasını haklı bulduğum ve çok da hoşuma giden betimlemedir. sanatçıların da yapıtlarında kadın figürünü yoğun olarak kullanmalarını bu letafete bağlıyorum. güzel bulduğum hatun resimlerini uzun uzadıya seyredişimi, sokaktaki hoş havası olan kızı süzüşümü, adamların bizden birini süzüşünü de buna bağlıyorum.

    anamerkezcil(hayır anaerkil değil, kimsenin tahakküm kurmaya çalışmadığı) bir toplum düzeni hayal ediyorum sonra. hayata bakışın latif olduğu, yıkımı arzulamayan, bilakis yapıcı, doğurgan bir düzen hoş olurdu, huzurlu olurdu.
  • kadını eve kapatanlarla kadına benim gibi ol diyenler aynı oranda metalaştırdı kadını.