şükela:  tümü | bugün
  • olum sizin hayattaki en büyük başarınız am siktiğinizi anlatmak mı?
  • alkışlarla yaşayan erkektir.
  • reşit olma yaşı 18 olsa da ben bir çok şey için 20 yaşı uygun görüyorum. cinselik de buna dahil. insan biraz yokluk çekmeli. yokluğun, kendini tatmin etmenin tadına varmalı.

    yani bunları yaparken çok abartmamalı
  • tercihtir. olağandır, zamanı gelince elbet olur.

    inançlıysanız evlenince, değilseniz en azından kukusunu ödül olarak gösteren ilgi orospularına sırf bu iş için meriçlik yapmayın.
  • normaldir, olabilir, abartılmamalıdır.
  • "cinsel deneyimi bulunan bakir erkek var mıydı peki?" diye sorduran erkektir.
  • altındaki olumlu yazan kişilerinde bakir olduğunu düşündüğüm başlık.

    çevremde böyle bir kaç kişi denk geldi. duyunca şok oldum amk. oha lan adam 24’üne kadar nasıl dayanmış, hayret ettim.

    zina diyenlere deli oluyorum birde. ihtiyaç olum bu.
  • 28 yaş ile arttırdığım erkek kişidir.

    genelevde iş görmeyi ve paramla escort tutmayı hiç düşünmedim. çünkü bunları kendi vicdanıma uygun görmedim.

    tek gecelik ilişkilerden ve fuckbuddy'lik denilen olaydan da benzer gerekçelerle uzak durdum.

    özellikle 23-24 yaşlarımdayken bir sevgilimin olmasını çok istedim. ancak allah bana bunu nasip etmedi ve karşıma "işte bu" diyebileceğim bir dişi kimseyi çıkarmadı ne yazık ki.

    iş güç derken sevgililik olayı benden geçmeye başladı. artık sevgili değil, bir ömrümü birlikte paylaşmak isteyeceğim bir hayat arkadaşı aramaya başladım.

    bütün bu süreç boyunca zaman zaman kendimi kaybettiğim, şebnem ferah'ın tabiriyle küçük kaygan bir deliğe giremediğim içim kafayı yediğim, huzurumun kaçtığı ve ruhsal dengemin bozulduğu anlar çok oldu.

    ancak bu sırada kendi çapımda beyin fırtınası yapmak için çok zamanım oldu. cinsellik konusunu zihnimde felsefi ve etik açılardan çok irdeledim.

    malum olayı yaşamak için arada nikâh olsa da olmasa da başkalarını kullanıp atmanın bencilce ve adaletsizce olduğu fikrine ulaştım. eğer olacaksa, bu işin evlenince olması gerektiğine ve evleneceğim kişide temel amaç olarak değil, ilişkinin tuzu biberi olarak yer alması gerektiğine karar verdim. bu da sosyal ilişkilerin öneminin şahsımda ağır basmasını sağladı.

    başkalarının yaşadığı kullan at ilişkilerin nitelikli ilişkiler olmadığını düşünmek başkalarını kıskanmamı ve "bizde niye yok?" diye üzülmemi önledi. cinsellik kavramının aslında kişiye özgü ve ruhsal bir beyin jimnastiğinden ibaret olduğu sonucuna varınca da bunun için kendimi paralamaya değmeyeceğini anladım ve bu defteri evleninceye kadar kapattım.

    öte yandan, dindeki zina konusu da aslında toplumun cinsel yaşam hukukunun korunması amacıyla bireylerin cinselliği usulüne göre yaşaması gerektiği yönünde felsefi ve etik kaynaklı öğretiler içerir. ancak nedense birileri bunu "zina etmemek cinselliği yasaklamaktır" diye anladığı için çarpıtıyor.

    bunlara demek isterim ki: cinsellik ihtiyaçtır, tamam. ama zina ihtiyaç değildir. çünkü ikisi birbirinden çok ayrı kavramlardır. son bir öneri: eğer sadece kendiniz değil, toplumunuz da umrunuzdaysa evlenene kadar dişinizi sıkın ve 31 çekin, onurlu yaşayın...