şükela:  tümü | bugün
  • bildigimiz ve ya$adigimiz hayatin bir alt kumesi. bunu, bir alt kume degil de hayat kumesinin tamami gibi ya$amaya meyilli insanlar vardir ki, bunlarin yedigi simidin uzerine tukurulup kacilmalidir.
  • cinlerin yasadigi uzuntuleriyle, sevincleriyle dolu hayat.
  • harcanip bitebilen bir nitelige sahip olup olmadigini kendi kendime sorguladigim bir sey.

    yani yasatabileceklerinin belirli bir limiti mi vardir acaba? o limite ulasildiginda biten bir olgu mudur? eger boyleyse, iradeli kullanilmali, gelecekte ondan sikilmamak, hatta onsuz kalmamak icin olabildigince tutumlu * olunmalidir. yani yeniliklere acik olunacaksa bile, bu uzun bir zaman dilimine yayilmali ki, yasanacak yeni yenilik sikintisi cekilmesin ileride.

    yoksa insanin aklina estigi gibi yasayabilecegi bir sey midir? yani boyle yasanmasina ragmen her zaman yeni heyecanlar dogurabilecek bir potansiyeli var midir? cunku eger oyleyse, canimizin istedigi her seyi, hayalgucumuzun bize sundugu her fikri istedigimiz zaman uygulayabilir, ama cinsel hayatin sonsuz bir olanaklar dunyasi oldugunu bildigimiz icin endiselenmeyiz. 45 yasinda bile olsak yepyeni heyecanlar yasayabiliriz.

    mantiksal ve muhendis yanim, insan bedeni denen gayet limitli bir seye bagli oldugu icin cinsel hayatin da sinirlarinin oldugunu soyluyor. hem, yaraticilik dedigimiz seyin de bir omur boyu ayni verimlilikle calisacaginin garantisi yokken, surekli yeni seyler deneyerek hizli bir cinsel hayat yasayan insanin, yaraticiliginin koreldigi andan itibaren sikinti cekecegi malum. cunku o zamana kadar cinselligi, temel olarak yeni bir seyler denemek olarak tanimlamis olacaktir muhtemelen, ve daha monoton bir cinsel hayattan zevk alamaz bu durumda. yani sonuc olarak hayalgucune uzun vadede cok fazla guvenmeyen biri icin belki de bu konuda muhafazakar davranmasi onun icin dogru secim olacaktir.

    obur yanda ise, romantik, hayalperest ve naif yanimda yani, cinselligi tamamen ask dedigimiz seye baglama egilimim var. boyle bakinca da "asktaki sinir = cinsel hayattaki sinir" gibi bir denklem kuruyorum kendimce. yani cinselligi karsinizdakine asik olarak yasadiginiz surece, ister hizli ister yavas, ister yenilikci ister muhafazakar, cinsel hayatinizin herhangi bir doneminde tikanmaniz mumkun gozukmuyor. genc ve yaraticiyken gonlunuzce yasayabilir, gelecekte sikilir miyim acaba diye dusunmeden umarsizca hayatinizin tadini cikartabilirsiniz. yas ilerleyip dinamizm azalsa, cinsel hayatiniz monotonlassa bile heyecaninizdan kaybetmezsiniz. cunku siz cinsellik tanimini, denediginiz yeni seylerin sayisina veya cilginlik duzeyine gore degil, sadece ve sadece askinizin siddetine gore yapmissinizdir.
  • evlenene kadar rengârenktir.
  • herkese başka sunar, garip oyunlarını.
  • ilişkimiz için sağlıklı bir referanstır.

    http://i.imgur.com/x3oec.jpg (bkz: selçuk erdem)
  • insanların duygu dünyalarının zenginliği ile paralel doğrultuda güzeldir. bir de önemli olan paylaştığınız kimse ile frekansların tutmasıdır. zira kısır ve sığ duygulanımlar cinsel hayatı köreltir.
  • asla sahip olmadığım ve olamayacağımı düşündüğüm hayat.
  • türkiye'de çok nadir, istisnai olan şey.

    ne yazık ki pek çok kişinin aktif bir cinsel hayatı yok. 30-40 yaşında olup 2-3 ayda 1 kez dahi ilişki yaşayamayan o kadar çok insan var ki. bazen partner uygulamlarında (bkz: tinder) (bkz: hornet) tanıştıklarıma soruyorum, 3-4 yıldır birliktelik yaşamayan pek çok insan var. bu üstünde durmadığımız, çözmekte geç kaldığımız (yaş ilerliyor) ciddi bir problem.

    iş için yurt dışına çıktığımda, toplantılardan arta kalan kısıtlı bir zamanda dahi pek çok erkek ya da kadınla birlikte olabiliyorken türkiye'de bunun için günlerce zaman harcamanız, olası partnerinizi ikna ermeniz gerekiyor.
hesabın var mı? giriş yap