şükela:  tümü | bugün
  • jurasik çağ: fak fuk fun
    taş devri: fak fuk fun
    bronz devri: fak fuk fun
    orta çağ: fak fuk fun
    çağımız: fak fuk fun
  • porno endustrisi oncesi ve sonrasi olarak ikiye ayrilan tarih.
  • orijinal ismi, histoire de la sexualite olan michel foucault kitabı.
  • foucault'nun geç dönem başyapıtlarındandır, benimse başucu kitaplarımdandır. yayınlanmış 3 ciltlik cinselliğin tarihi, "cinsellik" fenomeninin oluşumunu tarihsel verilerle ele almaktadır. bu bağlamda antik yunan yapıtlarını inceleyen foucault cinsellik fenomeninin antik yunan toplumunda bilgi üreticileri tarafından nasıl ele alındığını anlatmaktadır. foucault'ya göre popüler söylem olan iktidarın cinselliği bastırması doğru değildir. ona göre cinsellik bastırılmaz; bilakis iktidar tarafından ısrarla vurgulanmaktadır, saklandığı yerden çıkarılmakta ve bir cinsel-bilim oluşturulmaktadır.

    esasında antik yunan'dan başlayıp ortaçağ hıristiyan avrupa'sına dek sürmesi planlanan bu 5 ciltlik serüven, foucault'nun erken ölümü nedeniyle tamamlanmamış, foucault'nun da vasiyeti üzerine taslak metinler yayımlanmamıştır. ayrıntı yayınları'ndan çıkan tek ciltlik (3 cilt bir arada) cinselliğin tarihi 3 bölümden/kitaptan oluşmaktadır: bilme istenci, hazların kullanımı, kendilik kaygısı. daha fazla anlatmayıp 29. sayfadaki bir pasajla bitireyim:

    ilk önce "sinir hastalıkları" aracılığıyla tıp; ardından akıl hastalıklarının nedenlerini önce "aşırılıkta", daha sonra mastürbasyon alışkanlığında ve doyumsuzlukta, giderek "üremeye ilişkin suçlar"da aramaya, hele kendi alanındaymışçasına cinsel sapmaların tümünü kendine bağlamaya çalışan psikiyatri; uzun süre özellikle "büyük" ve doğaya karşı suçlar dolayımıyla cinsellikle uğraşmak zorunda kalan, ancak xix. yüzyılın ortalarında küçük saldırıların, ikinci derecede namus düşmanlıklarının ve önemsiz sapkınlıkların kısıtlı yargılanmasına doğru yönelen adalet; geçen yüzyılın sonunda gelişerek, çiftlerin, ana babaların ve çocukların, tehlikeli ve tehlikeye maruz gençlerin cinsel etkinliklerinin içine sızan, onları korumaya, ayırmaya, önlemeye çabalayan, her yerde tehlikeli olduğunu belirten, uyarılarda bulunan, saptamalara başvuran, raporları toplayan, tedaviler düzenleyen tüm toplumsal denetimler; işte tüm bu odaklar, cinsellik çevresinde, hiç bitmeyen ve cinsellikten söz etmeye kışkırtan bir tehlikenin bilincini artırma yoluyla söylemler oluşturur ve yayar.
  • kunek fuko'nun her zamanki gibi osurup osurup ipe dizdiği kitap. bu bir tarih kitabı mı? değil. bu bir felsefe kitabı mı? o da değil. buradaki analizleri okursak günümüzdeki sistemin cinselliğe yaklaşımını anlayabilir miyiz? nah anlarız.

    dur daha bitirmedim, bitince ilk fırsatta sağlı sollu girişcem bu kitaba.

    edit: ilk kitabın son bölümünü (biyoiktidarın geçtiği yer) okuyun yeter. ilk kitap komple gereksiz tekrarlarla dolu, ikinci ve üçüncü kitaplar klasik yunan dönemi pff işte galen, perhiz, oğlancılık falan mevzulardan ibaret.

    eskiden aslında fukoyu biraz severdim ama her kitapta aynı şeyleri, geyikleri okudukça soğudukça soğudum. bu kitapla bu patlama yaptı. artık entelektüel geçinen düşünce ve fikir yoksunlarının abarttığı bir balon olduğuna eminim. tabii bu kitaptan ayrı mevzu, başka bir girdide açarım bunu.
  • foucault "cinselliğin tarihi" nde modern ulus devletlerin amaçlarını “bedenlerin zaptedilmesini ve nüfusun kontrol edilmesini başarmak için sayısız ve farklı tekniklerin uygulanışındaki bir patlama” aracılığıyla, özellikle de istatistik ve olasılığın kullanılması yoluyla, düzenleme pratiğine işaret etmek için "biyoiktidar" terimini kullanmıştır.

    biyoiktidar terimiyle tam anlamıyla “bedenler üzerine kurulan iktidar”dan bahseder. foucault biyoiktidar sayesinde iktidarın yeni bir sürece girdiğini belirtir. disiplin toplumu ve düzenleyici kontroller adını verdiği teknolojiler sayesinde iktidar tek tek bütün bedenlerde varolur, tek tek insanlara hükmeder ve böylece (kabaca söyleyecek olursak) her bireyi bir polis haline getirerek iktidarı dışarıdan içeriye değil, içeriden dışarıya doğru yayar. sağlığın, kalıtımın, ailenin, “kanın” ve “normalliğin” düzenlenmesi biyoiktidara yönelik doğrudan örneklerdir.

    foucault'ya göre, 18. yy kadar cezalandırma şekilleri vahşete varan şiddet gösterileri şeklindeydi. günümüzde bu insan davranışlarını düzenleme şeklinde değişmiştir. yani onları disipline ederek, mesai saatleri içinde istenilenleri yaptırarak. bireyin davranış biçimleri bu şekilde ıslah edilmiştir. eski müdahale biçiminin araçları, darağaçları kızgın kerpetenler, kaynar yağlar vb. yerini düzenli etkinlikler, sessizlik, saygı ve iyi alışkanlıklara bırakmıştır.

    amaç, itaatkar, kurallara, düzene ve kendini kuşatan otoriteye boyun eğmiş ve otoriteyi içselleştirmiş bir birey yaratmaktır. istatistik biliminin ortaya çıkışı, bedenlerin sahip olduğu güçler toplamı olan nüfusu denetlemeye dair çabalardır ve bu çabalar neticesinde kitlelerin denetimi mümkün kılınmıştır.