şükela:  tümü | bugün
  • emmanuel levinasa ait bir soz. yeterince açik sanirsam
  • birinin gıyabında söylediklerinle, yüzüne, yüz yüze söylediklerin (söyleyebildiklerin) arasındaki farkı açıklayan hakikate başlangıç.
    hani'li cümleler lazım buraya:
    hani birini görmezken düşünür düşünür konuşur konuşursun da, yüz yüze geldiğinde..
    yok, kuramam şimdi hani'li manili..

    ben bu konuda fazla bişey söyleyemem ki..
    ama örnek verebilirim, evet.. misal, bunu bana söyleyen, "ahlak yüzdedir" diyen lanet insanın gıyabında ve yüzüne karşı aynı şeyleri söylediğim için de ahlaklı bir ilişki bizimki. seviyorsam sevgi bundan gerçek.

    çıplaklık iyidir.
    (bkz: yüzleşmek)
  • ciplak yüze bakma cesaretini kendimizde buldugumuzda, özdeslesme sürecinin ya coktan icine girmisizdir ya da sürece girmek üzereyizdir. 'öteki', salt benim kistaslarim, ifade gücüm, kisacik ömrümde bir kac hayat degistirci deneyim üzerinden olusturdugum degerlerim üzerinden yargilanan kisi degil, bambaska bir evrendir. kiyas niyeti bu evrenin genisleme * ivmesini sekteye ugratir, iletisim yoksunluk ceker, kendini kanitlama mücadelesi paylasim hevesini yorar. merak, özenmenin ön kosuluysa mesela, özenmek kelimesi epey yanlis anlasilmis bir kelimedir. kisi öz'üne uygun davranirsa, özgün olacaktir ama özünü görmesi icin evvela özünü hatirlatan öz'ellikleri onlarca kiside bulur, öz'enir. ciplakliga bakmak bu yüzden ciplak kalmaktan daha zordur cünkü özdeslesme benden ötekine, ötekinden bana pendul eden bir sürectir. yani ciplak yüzden saklanmak icin siper ettigimiz bütün aynalar patlar, ya bakacagiz ya kacacagiz. ama universe is expanding, nereye kaciyorsun?
  • levinas'a atfedilmesine rağmen, hiçbir yerde izine rastlyamadığım cümle. sanırım aslında levinas tarafından söylenmemiş. reisoğlu'na sormak lazım. reyiz buralardaysan karanlığı aydınlat.