şükela:  tümü | bugün
  • insanı üstün kılanmış. ben zeka sanıyordum köpegimi giydiririm amınıza bile koyar.
  • antik yunan'da erkek bedeninin yüceltilmesi için sanat konusu olandır. daha sonraki yüzyıllarda çıplaklık kadın bedeniyle ilişkilendirilmiştir. çıplaklık seyredilen bir şeye dönüştüğünde olur. çünkü artık özne değil nesnedir. ancak 20. yüzyıldan itibaren beden tüketim nesnesi olmuş, çıplaklık da metaya dönüşmüştür.
  • antik yunan da çıplaklık, utanılacak bir konu olarak görülmüyor. tanrıların yarattığı en güzel şey insan ve insan bedenini kutsuyorlar. hatta elbiseler bile vücudu örtmekten ziyade, aslında bedenin güzelliğini ortaya koymak için var.

    platon’a kadar. platonik yunan’da bu kez beden ruhun mezarı olarak görülüyor. ve ruh ancak bedenden sıyrıldıktan sonra gerçek çıplaklığa ve özgürlüğe kavuşacağı inanılıyor.

    buna karşı ilk yahudi toplumu içerisinde çıplaklık kesinlikle aşağılık bir şey ve üstüne üstlük erkek bedeni tehdit edici olarak algılanılıyor ( çek şu sikini gözümün önünden kafası) bu yüzden erkekler, hamamda birbirlerini gördüklerinde selam vermiyorlar. hatta erkeklerin, öğretmenleri, babaları ve kayın biraderleri ile hamam gitmeleri çok uygunsuz.

    hristiyanlığın yayılmaya başlaması ile beraber yahudi gelenek ile greko-romen dünya birbirine giriyor.

    bir yandan bedeni mezar olarak gören platon dünyası, örtünmeyi savunan yahudi gelenek ile uzlaşmaya başlıyor; pagan gelenekler kınanıyor; çıplaklık, adem ile havva’nın cenneten kovulmasına neden olan ilk günahı hatırlattığı için karşı çıkılıyor.

    ama bunun karşısında eski yahudi din adamlarının tapınaklara girerken, üstlerindeki robaları çıkartarak tanrının huzuruna yalın halleriyle çıkma geleneği var ( bir nevi ihrama girmek gibi)

    tüm bu çorbaya çıplaklığı metaforik olarak özgürlük gören çıplak vaftizciler de katılıyor. dönemin mottosu çıplak isa’nın peşinden giden çıplaklar onlara göre görmek şehvet değildir ve görülmek şehveti davet etmez.

    ortaçağ bu çorbanın derlenip toparlandığı dönem oluyor ve çıplaklık dört kategoriye ayrılıyor.

    nuditus naturalis: doğal hal.
    nuditus temporalis: yoksun olma hali. fakirlikten veya feragat etmekten kaynaklanan. hint fakirleri, keşişler gibi.
    nuditus virtualis: masumiyet
    nuditus criminalis: şehvet.

    platonik yunanistan’dan başlayıp, ortaçağın sonuna kadar kademe kademe dünyevi olanın hakir görülmesi, insanı merkez alan rönesans’la birlikte tersine dönüyor. masumiyetin temsiliyle başlayan çıplaklık ( örn: sen sebastiyan, isa) kademeli olarak bedenin sekülerleşmesiyle dünyevi bir hal alıyor.
  • insanın kendine yakışanı giymemesidir.
  • her zaman tek bir anlama gelmeyen ariliktir.

    "...bedene karşı kayıtsız olduğunu söylemek istemiyoruz. kadın çıplaklığı düşüncesi başını döndürüyordu. ancak aradaki şu ince farkı dikkatle kaydedelim: arzuladığı genç kız bedeninin çıplaklığı değildi; bedeninin çıplaklığıyla aydınlanmış bir genç kız yüzü arzuluyordu."

    yaşam başka yerde - milan kundera
  • gücünü, ihtişamını zayıflığından, her türlü saldırıya açık olmaktan alan bedensel aleniyet; cismin yalın hali.
  • duygusal olanı fziksel olanindan cok daha fazla utandıran, usuten, rencide eden.

    acmayacaktim tum kartlarimi.
    birakmaliydim geriye, cevaplanmadik bir kaç soru.
  • özgürleştirir...

    helen mirren bakın ne demiş:

    --- spoiler ---

    mirren bir soru üzerine 1960’larda rol aldığı filmlerde çıplaklıktan kaçınmamasının onu daha özgür kıldığını söyledi ve “özgürlüğe giden yolculuğumun bir parçasıydı o roller. bu kadının sömürülmesi mi bilmiyorum. sömürülme sınırı çok soyut. ancak şunu anlamıyorum. çıplaklık ve cinselliğin kabul edilemez ancak şiddet ve işkencenin kabul edilebilir olmasını...

    --- spoiler ---
    http://haber.gazetevatan.com/…ildi/461690/8/magazin

    çıplaklık halen tartışılan bir kavram. kadın sömürüsü kadının metalaştırılması halen güncelliğini koruyan ve kadın hareketleri içinde halen kafa karıştıran bir mevzu.

    kadının her anlamda metalaştıran ona roller çizen ataerkil zihniyetle savaşmanın yolu cinsellik boyutunda , kadının varoluşuna ters kendini sakladığı bir hareketsel ve söylemsel bütünlük mü yoksa ataerkiyi rahatsız edici kurallarını bozucu onların yönünü çizmediği başkaldırısal anlamda çıplaklık mı?

    ikincisi bana daha mantıklı ve doğru geliyor. iktidarın beden kontrolü dediğimiz şey onun işine ne gelirse onu dayatmadır. bu anlamda ateerkinin iktidarını bozacak motivasyonlardan biri de kadın çıplaklığını onun istemediği ve onaylamadığı şekillerde erkek çıplaklığı ile "eşit" zeminde ya birlikte veya ayrı olarak kullanmak olabilir.

    kadın çıplaklığını erkek çıplaklığı ile bir tutuyorum. kadın, çıplaklığı kullanırken onu erkeğin kurgulanmış iktidarına uygun olarak kullanırsa, ki çoğu porno filmleri böyledir, bu sadece düzene sisteme hizmet etmekten ötede bir şey değilken; erkek ve kadının çıplaklığı iktidar kavramıyla kurgulamadan varoluşsal anlamda bedenlerini "aynı özne" içinde tanımalayarak hayata geçirmesi ataerkinin kontrol etmediği istemediği bir bedensel dışa vurumdur.
    bu anlamda çıplaklık sadece özgür kılar...
    hem erkeği hem kadını...
  • dunyanin en rahatlatici seyi.

    evde yalnizim bi saattir cirilciplak dans ediyorum.

    aynaya bakiyorum, hatlarima, kusurlarima, kivrimlarima..

    omuzlarıma, gobegime, popoma, legen kemigime, memelerime, vulvama

    insan vucudu ne kadar guzel bi sey cidden.

    oturup bacaklarimi acip yarim saat aynada amima baktim.
    bence cok guzel cok seviyorum onu.

    neden insanlar kadin ami gormeyi ayip sayar akil sir erdiremiyorum.

    orda yumos yumos duruyo kime ne zarari var?

    ben sik gormeyi de seviyorum. keske disarda ciplak dolassak, hep her yerimiz meydanda olsa.

    kimse bi seylerini saklamak zorunda olmasa, hicbi seyden utanmasak keske,
    hayvan gibi yasasak.

    kadinlarin seksi ic camasiriyla veya kiyafetlerle daha guzel oldugu dusuncesine de katilmiyorum,
    bence kesinlikle ustumuzde hicbi sey yokken cok da guzeliz.

    erkekler de oyle daha guzel translar da, genderqueerler de.

    ya insanlar ciplakken cok guzel.