şükela:  tümü | bugün
  • sırrını çözdüm ben bu ilacın. bir süre kullanıyorsunuz sonra sikinizden tren geçmiş gibi oluyor. haliyle dalga kalkmayınca karı kız düşüncesi kalkıyor, sonra herkes ana bacı kardaş tabi. ohh kafa tertemiz geziyorsun amına koyiim.

    ben değil lan bi arkadaş kullanmış da ordan biliyorhhhağğaühühühüühüh
  • prozac kadar ses getirmemiş bir ilaç ama sanırım yan etkileri daha az ve daha etkili. e kimya bilimi de ilerliyor öyle değil mi?
    1,3 yıldır kullanıyorum.

    1,3 yıl önce kullanmaya başlamadan önce "lan sözlükte ne yazmışlar acep" diye gelmiştim işte bu sayfaya.

    insanların duygularını törpülediğinden felan bahsediyordu burada ve kimi başka yerlerde, zaten önyargılı bir gerizekalı olduğum için de bütün antidepresanların uyuşturucu olduğunu kendime inandırmakta da fazla zorlanmamıştım.

    o küçük sevimli beyaz şeyi her öğle yemeğinden önce almadan önce bu şerefsiz sevimli parçacığın hayatımı düzene sokacağını iddia eden psikiyatristime ve bana "ben sana şu halinle yardım edemem senin bir psikiyatristle de görüşmen lazım" diyen psikoloğuma hiç de iç açıcı olmayan düşünceler geçirirdim gereksiz kafamdan.

    annem de ısrarla beni düzenli olarak psikiyatriste götürüyor, ilaçcığımı düzenli kullanmam konusunda ısrar ediyor ve bu ısrarını kafamda dikilerek ve ilacı zorla yutturmak gibi eylemlerle destekliyordu.

    ilk aldığım gün kendimi iyi hissettim, bu iyi hissetmenin çok da normal ve iyi birşey olmadığını düşündüğümden olsa gerek prospektüsünü yırtarcasına okumaya başladım, diyordu ki, ilk kullanma anlarında intihar eylemleri belirebilirmiş.

    kendimi tarttım ve intihar etmeyi uzunca bir süreyi düşündüm. (boktan bir cümle ve iğrenç bir parantez olacak lakin intihar etmeyi planlamaktan bahsetmiyorum, intihar olgusu üzerine düşünmekten bahsediyorum)

    ikinci ay da daha cesaretliydim ve patronumla kavga ettim.
    üçüncü ayda daha iyi bir iş buldum.
    dördüncü ayda tekrar össye girmeye karar verdim.
    13. ayda össden hayvan gibi puan çıkardım ilerlemiş yaşıma rağmen. (çok da değil lan, 26 olduk)
    15. aydayım, çalıştığım en yeni şirketimde altın çocuk oldum. dozu yarıya indirdim. patronuma tekrar üniversiteye gideceğimi söylediğimde gitmemem için yalvarıyor, herhalde bu 1 sene içinde gururumu en çok okşayan şey bu oldu. para kazanmaya başladık be! (yeni üniversiteye girecek çıtırlara sözlükçülere buradan selam ederim, tecrübeli abinizin çok parası var, bmw alcam yakında)

    demem o ki, bu ilaç benim bünyede işe yaradı be güzeller. hani diyorum iyi bir doktorunuz varsa ve kullan diyorsa kullanın gitsin. uyuşturucu felan değil, tedavi edici, kimyayı toprlıyor, kendinize geliyorsunuz, diyorsunuz ki kendi kendi kendinize, "ben bu ilacı kullanmadan önce kötüydfüm, pısırıktım, ve salaktım. şimdi daha kararlıyım, özgüvenim var, bir karar alıyorsam uygulayabiliyorum. aslan gibiyim ulan! heeeyyyythhh! " diye haykırabiliyorsunuz lan daha ne istiyorsunuz? anlıyorsunuz ki aslında bu ilaç sizi olmanız gerekene, normale döndürüyormuş. ilaç almadan önce anormalmişsiniz aslında. yani anormal bir mutluluk veyahut da gereksiz gülümsemeler katmıyor ki bünyenize. hadi bakalım canlar, yine de en iyisini toktor bey bilir diyorum. felan fişman.

    zaten hiç sevmedim yazdıklarımı. iğrenç olmuş. şukela felan vermeyin istemiyorum. gidin başımdan beni yalnız bırakın.

    lüzumlu edit: normale çeviriyor derken, doğuştasn beri anormaliz de bunu alınca normal oluyoruz demek istemedim. anormal hale girince, tekrar normal olmaya alıştırıyor. demem odur ki, insan depresyonda uzun süre kalınca, normal olanın herşeyin boktan olması sanıyor. bu ilaç da bunu gideriyor.
  • adriana lima + liv tyler / 2 bir hatun düşünün. bu hatun işveli hareketlerle odanızın kapısını açıp sağa sola çamaşırlarını fırlatırken gözünüzün içine charizardvari alev saldırıları ile baksın.

    aha bu ilaç, bu durumda size "bacım bi çekil allasen işim gücüm var" dedirtecek yegane güç.

    terbiyesiz kadın ya. salak salak hareketler.*
  • göğsümde ba$layan agrilardan dolayı yaptırdığım tahlillerin hiçbirinde problem çıkmaması üzerine -sevgili- doktorlarımın beni psikiyatriste yönlendirmesi ile kullanmaya ba$ladığım ilaç. lakin bir zaman sonra acı gerçeği öğrendiğimizde yıkıma uğradık tabii, tüm bu ağrılar psikiyaristimin dediği gibi "psikolojik bozukluğumun vücuda yansıması" değil mide kanserindenmi$.
  • ammaaan boşvermişim dünyaya, ne gidecem ben işe uyurum evimde moduna sokan ilaç. şu cümle bitsin cuppa yatarım arkadaşım. insan uyumaktan üzülecek vakit bulamıyo ki....
  • yol arkadaşımdır.

    iki yıl boyunca her sabah içime boşalan kahramanımdır.

    bugün vedalaştığım ilacımdır.

    bugün bu entryyi yazmadan, kendisine bir elveda deseydim, ölürdüm. bugüne kadar durduğum tüm duruşların en saygılısını hak etmiştir.

    neden mi?

    anlatayım efendim. şöyle ki;

    her şey bundan iki yıl önce, 7. katta bulunan ofisimde masamda otururken, kendimi, açık olan pencereyi`:şubatta ne penceresi ne açması demeyin, burası izmir` keserken yakalamamla başladı.

    kendimi; "ne var lan atlasam", "şimdi bir depar atsam hop 23 sn sonra aşağıdayım" gibi sözlerle ikna etmeye çalışıyordum.

    bok gibi bir evliliğim vardı. hem de kendim etmiştim kendim bulmuştum.
    bir buçuk yıl önce doğum yapmış, bir buçuk yıl boyunca oğlumla evde kalmış, bir buçuk yıl boyunca çalışmamıştım. ve bu bir buçuk yıl içinde bilmem kaç tane büyük kanunun* değişesi tutmuştu. arkadaşım yoktu. kariyerim sanki sıfırlanmıştı. hala emzirme sutyeni giyiyordum.... yani ölmek için onlarca neden vardı.

    neyse ki, telefon joker hakkımı kullandım ve psikoloğumu* aradım. dedim; "acil psikiyatr lazım. hiç benle konuşup vakit kaybetme! çabuk bul"

    işte böyle başladı cipralexle maceramız.
    kaygı düzeyim öyle artmıştı ki, düzgün düşünemez olmuştum.

    doktor bana ödevler veriyordu; bu bir hafta içinde eskiden yapmadığın ama şimdi yaptığını fark ettiğin şeyleri yaz, diye.

    geçenlerde bunları yazdığım defteri buldum; "istediğim saatte uykum geldi dedim ve gittim yattım" yazmışım. kendi kendime acıdım! istediğim saatte yatamıyormuşum!!! çok yazık.

    tüm bunlardan cipralex sayesinde kurtuldum evet. boşandım. işimi kurdum. kariyerimde tam da istediğim yerdeyim. tam da istediğim işleri yapıyorum. bir sürü keyifli arkadaşım oldu. son derece mutluyum.

    hayır cipralex sihirli değnek etkisi yapmadı, sadece kimyasal olarak beynimdeki kaygıyı azalttı, ben de bol bol ıkındım.

    tabii ki, rumplestilskinin dediği gibi; every magic comes with a price.
    ben bu bedeli; iki yıl boyunca yaşayacağım tüm orgazmlardan feragat ederek ödedim.

    ve çok şanslıyım ki; cipralex'in deva olabileceği bir derdim vardı. olmayanları devamlı düşünüyor ve onlar için çoğu gece içiyorum.
  • daha yavaş sinirlenmeyi sağlayan. insanın öfke kontrolünü kaybetmesini biraz daha gecikteren güzel ilaç. (bıraktığımda farkettim gerçekten etkisi var)

    daha rahat bir hayat sürmek için almak gerekebilir.

    (psikiyatrist in verirken söylediği cümle : depresyonda değilsin bu ilaç senin yaşam standartlarını artıracak, daha rahat hissetmeni sağlayacak)
  • hayatımın çeşitli dönemlerinde paxil kullanma zorunluluğu halinde ilaç konusunda uzman biri olmam itibari ile doktorumla yaptığım sıkı pazarlık sonucu kullandığım ilaç.

    gerek çok çeşitli ilaç kullanmış, gerek psikolojik profili parlak olmayan gerek bir ilaç uzmanı olarak essitalopram grubunun uygun endikasyonlarda oldukça başarılı olduğunu düşünüyorum.

    bir kere ssri'lara başlama bırakma süreci sıkıntılı. essitalopram bu anlamda yan etki bakımından tolere edilmesi kolay bir grup.

    bu ilacı aldığınızda büyük ihtimalle ilk anda çok bir yan etkisini görmezsiniz ancak libido azalması, orgazm olma süresinin uzaması çok yaygın. daha hassas olanlar bulantı ve ağız kuruluğu az biraz da esnemeye hazırlıklı olsun. uykunuzu getirmez ancak manasız bir esneme reaksiyonu başlatır. yine sıklıkla diş sıkma-gıcırdatma da olabiliyor.

    her insan ve ilacın insan üzerindeki etkisi çok farklı olduğundan aslında genelleme yapmak zor ancak yukarda yazdıklarım genel olarak hasta geri bildirimleri. pek çok hastanın ilaca başlama sürecinde hiç zorluk çekmediğini söyleyebilirim.

    en büyük sıkıntılardan biri yan etkiler yüzünden hastanın ilacı deneyip bir daha almaması. sabırlı olun en fazla 5 gün içinde ilaca alışırsınız. çok kötü hissederseniz doktorunuzla konuşup dozu azaltmasını isteyebilirsiniz. böylece ilaca az dozla başlar, alışır ve dozu tedavi programına çekebilirsiniz.

    kişisel tecrübem ise kullandığım her defasında yaşadığım -ki daha 10mg düzeyine hiç çıkamadım ve 10mg bu ilacın piyasada bulunan en düşük formudur- 3-5 gün arası tarifi mümkünsüz ağız kuruluğu ve bulantı. bulantı ve eşlik eden hafif baş dönmesi 3 günde bitiyor. bu dönemde çalışmak zorundaysanız ilacı mutlaka tok alın ve bol su için, ani oturma kalkma gibi hareketlerden kaçının. ağız kuruluğu bende 6 aylık devamlı kullanımda bile geçmedi. iştahsızlık ciddi sorun. bunun esiri olmayın. yemek yiyemezseniz bile enerji veren şeyler kemirip durun. ayrıca beni pek baz almayın ilaçlarla aram iyi değildir ve hemen her ilacın mutlaka yan etkisini görürüm.

    en yanlış bilgi iştah açtığı. bu noktada plasebodan daha etkili değil bilimsel olarak. iştahınız ruh durumunuzla alakalı olabilir. ancak sıklıkla iştahı keser.

    libido azalması ilaç kesilince kesilir. kesinlikle kalıcı değildir.

    etkisi 3 haftada başlar deniyor ancak takıntı, kaygı olayında bir haftada farkı hissedersiniz. depresyon biraz daha sancılı bir süreç. sizi zombi yapmaz ama algılarınızı ve tepkilerinizi biraz köreltebilir. odaklanmanızı kolaylaştırır.

    unutmayın antidepresan hayatınızı ve sizi değiştirmeyecek, sorunlarınızı sizin için çözmeyecek. ama aksayan bazı mekanizmaları tekrar yoluna koyup içinden çıkılması imkansız sandığınız durumunuza daha farklı bir açıdan bakmanızı sağlayacak. belki yine o berbat sonucu göreceksiniz, belki de bir çıkış yolu.

    güçlü olup kendinize değer verin. bunu yapmak normalde çok kolaydır. bunu kendinize zerre kadar önem vermediğinizde de yapabilmelisiniz. ilaç kullanmak zayıflık değil. gerektiğinde ve gereken süre boyunca kullanın ve doktor kontrolünde bırakın, aniden kesmeyin. ssri'lar almayı aniden bıraktığınızda yoksunluk benzeri hisler oluşturabilir.

    bu da bir delinin hatıra defteri gibi oldu ama belki birilerinin işine yarar.

    editle büdüt/ imla
  • hayatınızda ters giden şeylerin farkına varıp, onları düzeltmek için hiçbir çaba sarfetmeden; sadece bu ilacı kullanarak iyi hissedebileceğinize inanıyorsanız yanılıyorsunuz. aksiyon ve ilaç bir arada olduğunda verim alma olasılığınız çok daha yüksek. sadece ilacı içip oturarak bir şeylerin değişmesini bekleyemezsiniz.
    şöyle ki; ilacı içtiğim dönemde bana sıkıntı veren, hayatımı karartan faktörleri adım gibi iyi biliyor olmama rağmen bende bunları hayatımdan çıkartacak göt yoktu o zamanlar.. ilacı bıraktıktan yaklaşık 4-5 ay sonra problemlerimi çözecek, sıkıntı verici insanları, olayları; kendimden, hayatımdan uzaklaştıracak gücü buldum kendimde.

    doktorumun cipralex kullanmam gerektiğini söylediği gün ekşisözlüğe girip bakmıştım ben de. yazılanları okuyunca biraz moralim bozulmuştu evet ama şimdi bu ilacı kullanmış, bu konuda tecrübe sahibi bir insan olarak, bundan sonra cipralexle ilgili yazılanları okumak isteyenlere gaz vermek istedim. hayatta yaşadığımız herşeyin bir sebebi var. sıkıntı da yaratabilir,mutluluk da. önemli olan sıkıntı yaratan sebebi bulmak, tanımak ve imha etmek.. hem hayatta hiçbir şey şu ilacın reçetemize yazılmasına sebebiyet veren iç sıkıntısı ve göğüs ağrısından daha korku verici olamaz. kaybedecek bir şeyiniz yok. kendinizi kazanmaya başlamak için sadece birazcik cesaret gerek..
  • odunlaştıran ilaç. daha ilk kullandığım gün judas priest konserini filarmoni orkestrası seyreder gibi seyretmemi sağladı. duygusallaşma yetimi elimden aldığı gibi günü 1 adet sosis ile geçirmemi sağlayabilecek kadar iştahsızlaştırdı. mideyi bozması ve ishal yapması da cabası. libido mu? yerinde yeller esiyor.

    bütün bunlara rağmen bu ilaçtan nefret edememem de ilacın asıl etkisi. neden her yerde aşk acısının ilacı dediklerini de çok güzel anladım. saatlerdir eski sevgilimle mi konuşuyorum yoksa bakkal sabri abi mi farkında değilim.

    edit: bir haftada 4 kilo verdirmesini plasebo etkisi olarak mı adlandırırsınız yoksa slashdot etkisi olarak mı adlandırırsınız bilemeyeceğim ama işbu bünyede mide'nin amına koyduğu su götürmez bir gerçektir.