şükela:  tümü | bugün
  • kökü 70'lere dayanan, kanımca hard 'n heavy tarihinde hakettiği yeri bir türlü bulamamış ama birçok klasiğe imza atmış efsanevi bir gruptur. 1981'de çıkan ilk albümleri frost and fire ile başlayan kariyerleri 1991'de çıkardıkları paradise lost'un ardından gitarist jim barraza'nın ayrılmasıyla son buldu.

    vokalistleri tim baker'in bana ve birçok insana göre süper, kimilerini göre ise irrite edici vokallerinin yanı sıra king of the dead ve one foot in hell albümlerindeki gitar ve bas soundu üzerine davulcu robert garven'in yazdığı yaratıcı partisyonlar, grubun genel tarzını belirler.

    merhum gitaristleri jerry fogle metal tarihindeki gelmiş geçmiş en yaratıcı gitaristlerden biridir. kanımca adı eddie van halen, randy rhoads, criss oliva gibilerle beraber anılması gereken pek mühim bir insandır.

    müziklerinin yanı sıra grupça motor sporlarının (ve özellikle ferrari'nin) hastası bu insanlar, ilk dönemlerinde özellikle abd'de hatırı sayılır bir hayran kitlesi oluşturmuşlar, böylece 80'ler california'sından sadece glam* ve thrash* grubu çıkmak zorunda olmadığını da örnekleriyle ispat etmişlerdir.

    metal tarihinde "özgünlük" denince akla gelen ilk gruplardan biridir bana göre.
  • 70'lerin sonunda geçirdiği kadro değişikliğinden sonra bir tarafta mötley crüe ve quiet riot, diğer tarafta slayer ve metallica gibi grupların popüler olduğu dönem ile (80lerin ortaları) aynı sıralarda en iyi dönemlerini yaşayan cirith ungol, buna rağmen hiç bir zaman mainstream medyanın baskısına uyup tarzından ödün vermemiştir.

    ilham aldıkları gruplardan bazıları black sabbath, budgie, kiss ve benzerleridir. tarzları ilginç bir şekilde, bazı kaynaklarda doom metal, bazılarında sabbath tarzı hard rock, bazılarında nwobhm esintileri taşıyan bir grup olarak belirlenirken, venom ve slayer ile birlikte verdikleri bir konserin afişinde ise "masters of black metal" olarak tanımlanmışlardır. bu da müziklerinin ne kadar çeşitlilik içerdiğinin ve türler üzeri bir yapıya sahip olduğunun göstergesidir bana göre.

    bugüne kadar çıkan tüm albümlerinin kapak ve kitapçık tasarımlarını michael whelan yapmış (tüm elemanların hayranı olduğu michael moorcock'un elric saga temasını işleyerek), bu sayede metal tarihindeki gelmiş geçmiş en iyi fantazi temalı kapaklardan bazılarına sahip bir grup olmuşlardır.

    artık dağılmalarından beri 20'nin üzerinde sene geçmiştir ve özellikle avrupa'daki hatırı sayılır fan kitleleri bir reunion beklentisi içindedir.
  • diskografileri şöyledir:

    frost and fire - 1981
    ayrıca (bkz: metal massacre)
    king of the dead - 1984
    one foot in hell - 1986
    paradise lost - 1991
    servants of chaos - 2001 (compilation)
  • ayrıca frost and fire albümleri sayesinde daha sonradan celtic frostadını alacak grubun isim babalığını da yapmışlardır.
  • "titanic" adlı grubun dağılmasından sonra jerry fogle (gitarist) ve robert garven'in (davulcu) yanlarına eski road crewlarından tim baker'i (vokalist) ve greg lindstrom'u (bas) alarak (daha sonra basçı michael flint olmuştur) kurdukları grup adını lord of the rings'deki kulelerin birinden almaktadır.
  • mercyful fatei andıran, oldukca kaliteli muzik yapan, pek duyulmamış bir heavy metal grubudur.
    son kadro:
    tim baker - vocals
    jim barraza - guitars
    vernon green - bass
    robert garven - drums
  • çok iyi bir müzik icra etmelerine rağmen bir türlü sevemediğim bir vokal tarzına sahip gruptur. şarkılarda vokal ne zaman girse conan'ın maceralarında "eeeeeiiiyyykkk" diye bağırarak ölen iblisler geliyor gözümün önüne.
  • parçalarından mercyful fate tadı aldığım, bir çok kişiye itici gelen fakat bence en az king diamond kadar başarılı ve özgün bir vokale sahip grup.
  • black sabbath'ın ilk dönemlerine yakın tarzda progresif bir heavy/doom metal üslubunu nwobhm grupları ayarında bir melodiklikle sunduklarından ötürü tamamen kendine özgü bir gruptur cirith ungol. şu aralar piyasadaki "suyundan da koy" gruplara yakın bir müzik yaptıklarını düşünürsek 30 sene ilerisini görmüşler diyebiliriz. ilk duyduğumda vokallerine tahammül edemiyordum ama zamanla alışıyor insan.