şükela:  tümü | bugün
645 entry daha
  • (bkz: çirkin kadın/#94354453)
    kahvenizi/biranızı alın öyle gelin ikinci dersi blok yapacağım.

    güzellikten bahsedildiğinde, genellikle fiziksel görünüşünün sığ/bayat/bayağı fikri kastedilir. çağımız kültüründe dikkatsizce güzellikten bahsediyoruz, onun yüzeysel bir kaygı olmadığını düşünerek onu özel bir ilgi alanı olarak görüyoruz fakat felsefede ve ahlakta kendisini çok önemsiz hissediyor olabilir. *

    çirkinlik, sanat yapıtları, nesneler, hatta fikirler dahi güzel dediğimiz gizemli kriterleri asla sorgulamıyorlar. o zaman güzellikte anlamadığımız belirsizlik sorunu var. oysa güzel olan, bir zamanlar yunanlar tarafından aykırı bir şekilde tartışılan ve 18. yüzyılda detaylıca tasvir edilen, rutin olarak rasyonel bir fenomen olarak kabul edilen felsefi kategoriydi. güzelliği anlamaya çalışan erken felsefi gelenek, nicelleştirme dürtüsüyle karakterize edildi. bu, güzelliği belirli bir oran fikri ve simetrik ilişkisi ile tanımlayan öklid geometrisidir. öklid'i takiben, güzeller tekrar tekrar formüle edildi. (bkz: altın oranı) buradaki güzel; bir bitkinin gövdesindeki yaprakların düzenlenmesi, bir binanın ölçüleri veya iyi orantılı kişilerde uzuvların göreceli uzunluğu ile ifade edilen sayısal bir kalıptır. bu güzellik hesabının cazibesini anlamak çok kolaydır, bir takım ölçü birimlerini (kg, cm, m, mm..) ve sayı saymayı bilmemiz yeterlidir.

    1,2,3,4,5,6....

    18. yüzyıl aydınlanma sonrası insan yeteneğine olan güven duygusu ve gelişen duygu kültürleriyle matematik hakkında nesnel olandan öznelliğe geçerek, güzellik hakkında düşünmede belirleyici bir dönüşüm gerçekleşmiştir diyebiliriz.

    edmund burke, "güzelliği yalnızca duyular yoluyla insan aklına etki ettikleri sürece anlamlı kılan bir dizi nitelik olarak tanımlar, güzelliğin yalnızca orantı veya uyum gibi niteliklerde olabileceği fikrini" reddeder. bu reddediş, güzelliği neyin oluşturduğuna dair didaktizmi, yargılama yeteneğine sahip muazzam bir güvenin işaretidir. *

    (bkz: ben) *

    david hume, ise "güzellik, şeylerin kendinde var olan kalite değildir: yalnızca onları düşünen zihinde var olur ve her zihin farklı bir güzelliği algılar. önemli olan bireysel iradedir. her birey, başkalarına göre estetik yargısını belirliyor gibi yapmadan kendi duygularıyla tanışmalıdır" diyerek güzelliği açıklar.

    immanuel kant'ın güzelliğin bir nesnede mi yoksa başımıza gelen bir deneyimde mi olduğu sorusu aslında kısaca şunu sorar: güzel kimin belirleyici temel yargısıdır? kant'ın bu sorusu, romantik güzellik anlayışının ortaya çıktığı daha geniş kültürü başlatmıştır. günümüz kültüründeyse internetin sağladığı narsisizm çağında, 'güzellik' terimi, reklam ve kozmetik endüstrileri tarafından ele geçirilmiştir. böylelikle güzellik kendi ahlaki ve felsefi tarihinden sapmış oldu. yine de günümüz filozofları güzelliği bir çeşit çağrı alanı, daha fazla keşif ve yorumlama için bir davet olarak nitelendirirler bunlara göre güzel, ani olarak anlaşılır bir yüzey değildir.

    radikal bireyciliğe, narsist sunumlara ve kışkırtıcı siyasi söylemlere giderek daha fazla takıntılı görünen küresel bir kültürde, toplumların bir zamanlar ruhun güzelliğine önem verdiğini hayal etmek ne kadar zor değil mi? ancak, 18. yüzyılın sonlarında ve 19. yüzyılın başlarında, güzel bir ruh arayışı, zamanın en önemli aydınlarından bazıları tarafından geliştirilen, felsefi düşüncede bir dönüm noktası olmuştur. bu düşünürlere göre, iç mükemmelliğin arayışı, güzel ruhun özünde, bireyin doğuştan bilişsel potansiyele sahip olduğu fikridir. eğitim koşullarına bağlı olarak, bu gizli potansiyel mükemmelliğe; akıl, ahlak, karakter ve davranışlarımızı geliştirerek ulaşabiliriz. güzel ruh, insan kapasitesini geliştiren bilgi ve kültürü geliştirmeye odaklanan estetik bir kavramdır. güzel ruh, adalet duygusuna sahip, bilgeliği sürdüren ve estetik bir eğilim ile iyi için iyilik halini uygulayan erdemli bir ruhtur.

    bu nedenle önce kendi içinize çekilin ve kendinizi inceleyin. henüz orada güzelliği keşfetmediyseniz, kendinizi tüm güzellik işaretleriyle süsleyene kadar arındırın. gereksiz olan her şeyi düzeltin, çarpık olanları düzeltin, arındırın ve aydınlatıcı olanı aydınlatın ve güzelin kusursuzluğunu görmezden gelene kadar güzelliğinizi iyileştirmekten vazgeçmeyin. iyilik, insan kapasitesinde başkalarına karşı şefkat hissetme ve böylece toplumun iyileşmesine (bkz: kadınlar tarafından büyütülmüş erkek nesli) (bkz: the red pill/#94121665) (bkz: mizojinizm/#94064338) (bkz: erkek egemen toplum/#94057349) (bkz: kadın cinayeti) (bkz: cinsiyetçi şiddet) katkıda bulunma olarak gereklidir öncelikle. bunu yaparken bir kültür * veya bir politik sistem * tarafından dikte edilen somut ilkeleri ya da dogmaları takip etmeksizin, kendinizi keşfederek yapmak zorundasınız.

    bireyin nihilizme yöneliş gösterisi, daha güzel bir ruh geliştirme fikrini ümitsizce idealist ve gerçeklerden kopuk hale getirmiş olabilir. bir realistin dünyasında, pragmatizm kisvesi altında faydacı sonlar ararız, maddi olmayan ve sonuçta elde edilemez idealden uzaklaşırız. insan doğasının gizemi günlük deneyimlerimizden ve daha güzel bir dünya öngörme isteğimizden soyutlandırıldı. kendilerince güzel olan bir güzellik anlayışı bizlere "bakın bu güzellik" diye dayatıldı. yine de, bizim türümüz uzun vadeli sürdürülebilirliği ve refahı için son birkaç on yıldır dayatılan pragmatik şeyler olmadan da varlığını sürdürebilmiştir.

    (bkz: umut olduğu sürece şiir de var) *

    simone de beauvoir'e göre, kadınları güzelliğin stereotiplerine uymaları için baskı yaparak, ataerkil toplumlar kadınlara boyun eğdirdi, özerkliklerini soyuyor ve onları, yeteneklerini ve akıllarını azaltan şekillerde nesnelleştiriyor. bununla birlikte varoluşçuluğu bir çıkış yolu olarak sundu: kadınlar özgür olmalı; yazdıkları, nasıl görünmeleri ve davranmaları gerektiği konusundaki erkek görüşlerini reddetmelidir.

    benim için ise güzellik:
    göğsümde bir sıkışma, gözlerimde iyilik ve acı gibi zevk duygusu, güvencesiz bir şeyin anlamı, kalıcı bir şekilde bir araya toplanabilen belirli bir renk veya ses birlikteliği, hatta solunabilir hava gibi ciğerlerimi sürekli dolduran bir yaşam sevincidir.

    güzel dediklerimizin kesin olarak neden güzel olduklarına dair bir formül varsa, bütün hayatım boyunca sonsuz sayıda çoğaltabilirim bu güzel denilen insanları, hiçbir ayrıcalıkları olmaz birbirlerinden. beni kendilerine bağlayan formülü geliştirip hep bir sonraki güzel kadına giderek sonsuza kadar ayrıcalıksız bir sevgi anlayışına sahip olabilirim. bir kadın hatta bir insan için ne kadar acı bir durum insanları rakamlarla tanımlamak. buna göre örneğin 175cm boyundaki tüm kadınlar çekici kabul ediliyorsa benim sevdiğim 175cm kadının diğer 175cm kadınlardan ne farkı olur veya ben hangi 175cm kadına aşığım aslında. *

    unutmayın!
    güzel olan sadece şaşırtır ancak yüce olan derinden etkiler. yüceliğinizde boğulursunuz inşallah! *

    (bkz: kafam çok karışık bu aralar hep bi tufan)
  • spor yapin
    giyiminize dikkat edin size yakışacak kıyafetler tercih edin
    güzel makyaj yapmayi öğrenin
    bakiminiza ve temizliginize özen gösterin
  • sakın bulduğunuz sevgiliyi elinizden kaçırmayın. performansınız yüksek olsun.
  • tavsiyeleri can kulağıyla dinledim teşekkürler. benden hemcinslerime tavsiye erkeklerin ve erkek hastalarının verdiği tavsiyeleri dinlemeyin.