şükela:  tümü | bugün
  • acilimi "convention on international trade in endangered species of wild flora and fauna" (ve turkcesi, "nesli tukenmekte olan yabani hayvan ve bitki turlerinin uluslararasi ticaretine iliskin sozlesme") olan, adi ustunde sozlesme. uc adet olan eklerinde hangi hayvan ve bitki turlerinin ne derece korunacagi, ticaretinin yasaklanip yasaklanmayacagi vs. belirtilmistir. /saytis/ okunur..
  • bu sözleşme ticaretle hatta uluslararası ticaretle ilgili bir sözleşmedir dolayısıyla yurtiçindeki ticaret veya yurtiçindeki kullanım üzerinde hiçbir hükmü yoktur.
  • bir paradokstur. bağlayıcı olmasının yakıcı tezatlığı içinde koruyucu olamayan sözleşmedir. asağıda kanada foklarının hangi yöntemlerle öldürülmesi gerektiğini ceviz kaplama viktoryen mobilya soğukkanlılığıyla özetleyen dfo (canadian department of fisheries and oceans) anlaşma maddelerinden birini aktarıyorum:

    *quote*

    the regulations describe the ways in which seals may be hunted and killed. in hunting for seals, the regulations state that “[n]o person shall attempt to kill a marine mammal except in a manner that is designed to kill it quickly.”[42] to that end, the regulations specify the types of weapons that may be used to kill seals, such as a club, a hakapik, a rifle, or a shotgun. a person who strikes a seal with a club or a hakapik must hit the seal on the forehead until he crushes its skull.[44] the person must then check the skull or administer a blinking reflex test,[45] which is basically poking the seal in the eye to see if it will blink, to confirm that the seal is dead before moving on to the next seal.[46] if the person shoots a seal, or is the one to retrieve it, that person must administer a blinking reflex test as soon as possible after the seal is shot to make sure it is dead.[47] if the seal blinks, the person shall “immediately strike the seal with a club or hakapik on the forehead until its skull has been crushed, and the blinking reflex test confirms that the seal is dead.”[48] the regulations stipulate that “[n]o person shall start to skin or bleed a seal until a blinking reflex test has been administered, and it confirms that the seal is dead.”[49]

    *unquote*

    bugün namibya, alaska, kanada ya da şili’de gerceklestirilen av partilerinde balıkçıların, cites sözleşmesi gereği, sadece yetkililerin belirlediği erkek fokları öldürme zorunlulugu oldugu söyleniyor. yasal boşlukların fink attığı derin denizlerde mevzuatın üzerine giydirilenleri tasavvur etmek nafile bir çabadan ibaret belki fakat şunu bilin ki giydiğiniz her prada, gucci ya da versace`de çığlık çığlığa bir ruh hapis... kendisine bahşedilen yolculuğu tamamlayamadan kafatası hunharca ezilmiş; dev, kaba saba parmakların yaşama son kez baktığı pencereyi kutsal görevine tecavüz edercesine dürttüğü...yerde öylece, savunmasızca yan yatarken son bakışınızdan süzülenlerin rengi önemsiz bir çift bot ve üzerlerindeki uzuvlarca kavranmış, ucundan kan damlayan bir hakapik olmasını ister miydiniz?
  • kısacası belli başlı hayvan ırklarının kontrol altında ticaretinin yapılması için merkezi cenevre'de bulunan birlik.şimdi efendim eğerki benim gibi yurt dışından hayvan ithalatı ile uğraşıyorsanız öncelikle bu belge başınıza bela olabilir.
  • cites'in 29 eylül-5 ekim 2016 arasinda johannesburg'da, ilk defa afrika kitasinda 3500 kisinin katilimi ile bir toplanti gerceklesti. cites bitki ve hayvan ticaretini regule eden bir uluslararasi sözlesmedir. cites'in rakamlarina göre son 10 yilda afrika kitasinda fil popülasyonu 110 bin azalma göstererek 415 bine gerilemis. bölgesel olarak cok büyük farkliliklar varmis ayrica bu baglamda. afrika kitasinda izinsiz rhino avlanmaasi gecen yil rekor seviyeye ulasmis maalesef. cites'in uluslararasi baglayiciligi yok, ülkeler icin ancak bir temeni boyutundadir.