şükela:  tümü | bugün
  • şimdi burada yazarak dünyadaki prestijini sarsmak istemem ama dünyanın en g*t bankasıdır.

    almanya'da okurken, türkiye'den almanya'ya para transferi yapmak için tek alternatifimizdi. her ay bir miktar hesabıma yatar, bende lazım oldukça, azar azar çekerdim. bir kaç ay sonra farkettim ki, 2-3 günde bir 30-40 cent tırtıklanıyor. önceki gün çektikten sonra 100 avro kaldıysa, ertesi gün bir bakıyorum 99.75 kalmış. ve sekmeden 2-3 günde bir tekrarlanıyor bu olay. sonra sikerler arkadaş, para geldiği gibi hepsini çekerim o zaman dedim. tabii ki bir sike yaramadı bu düşünce. ertesi ay bankaya gittiğim zaman bir baktım -12.00 avro bakiye var. ayrıca kullanım bedeli olarak 50 avro alırdı her yıl. vay arkadaş dedim. bu işin peşini bırakmam diyerek, son sene bankaya gidip, öğrenci kredisi kullanmak istediğimi söyledim. 1000 avro verdiler. geri ödemesi seneye başlayacaktı. okul bitti, geldim türkiye'ye. ödemedim tabiki o parayı. parayıda çatır çatır yedim karıyla kızla. en ufak bir suçluluk duymuyorum. ib*eler sizi.
  • uzun sure turkiye disinda kalicaz, gidip bu bankadan hesap acalim uluslararasi banka daha uygun olur isimize yarar dedik, ekim ayindan bu yana basimiza gelenleri adim adim inceleyelim:

    1) ben hesap acarken ogrenci oldugumu soyleme hatasina dustugum icin 50 dolar hicbisey parasi kesildi ve "ogrenci hesabi" sahibi oldum. arkadasim ogrenci oldugunu soylemedigi icin %100 ayni hizmetleri iceren pakete (evet %99,9 diil %100) hic para vermeden sahip oldu.

    2) bu durumu farkedince delirmis halde subeye gidip ogrenci diilim ben bugun biraktim okulu, normal hesap istiyorum seklinde olay cikarinca 50 dolar aynen hesabima iade edildi.

    3) "hesabinizdaki miktar 1000 dolarin altina dustu, bu durumda hesabinizdan sorumlu kisi ben oldugum icin genel mudurlukten bana kiziyolar, lutfen para yatirin hesabiniza artik" seklinde garip bir istekte bulunan sube kisisi tarafindan her gun aranmaya basladim. ilk once "yatiricam bikac gune" seklinde oyalayip sonra yurtdisinda da aramaya devam edince "aramayin beni yok param filan hesabimdaki neyse o - istedigimi yatirir istedigimi cekerim - size niye kiziyolar ki hesap benim hesabim icin - bi daha kizarlarsa musteri cok sinirlenmis kendisini ariycakmissiniz efendim diyin genel mudurluktekilere - musteri temsilcisi filan da istemiyorum atm kartim yeter bana" seklinde azarlayarak telefonu kapatmak zorunda kaldim. o gunden beri bir kez bile aramadilar.

    4) arkadasimin karti hindistan'da durup dururken bozulup manyetik hata vermeye basladi. "bu sehirde bu adamlarin subesi var gidelim cozsunler" diye citibank jaipur subesine gittik. problemimizi anlatinca bi azarlayip kovalamadiklari kaldi - onlarin turkiye'deki bankayla bi ilgisi yokmus, derdimizi kendi subemize anlatmamiz gerekiyomus, hayir efendim onlar bizim subemizle bizim icin baglantiya gecemezlermis, hayir telefonlarini kullanmamiz bile soz konusu diilmis, o koltuktan kalkip yan tarafa oturabilirmiymisiz, sirada musterileri bekliyomus. hani kaybolan karti 24 saatte elimize ulastiriyolardi dagda ovada colde denizde buluyolardi bizi? subelerine kadar gidince bile bisey yapmaktan acizler, kendi musterilerinin zor durumda oldugunu, yurt disinda hesabindan para cekemedigini goruyorlar ve killarini bile kipirdatmiyolar - yeni slogan olarak your citi doesn't give a shit oneriyorum your citi never sleeps yerine.

    5) turkiye'den ailem hesabima para yatirmak istedi ve bu bankanin bir subesine gitti. kendilerinden 50 dolar masraf istendi (evet, ayni bankanin bir subesinden yine turkiye'deki diger bir subesine havale, yani bedava olmak zorunda olan bir hizmet bu). ailem bu gerizekali uygulamayi gorunce kendi calistiklari banka olan kocbank'a gitti ve kocbank citibank'taki hesaba hicbir masraf almadan koyuverdi iki gun icinde parayi.

    bunlar benim basima sadece hicbir ozelligi olmayan bir vadesiz doviz hesabi ve atm kartindan ibaret bir hizmeti kullanarak geldi. kredi karti, kredi vb. daha sofistike hizmetler alanlara neler yaptiklarini dusunmek bile istemiyorum.

    bu arada bir de citibank hesabim olsun yurtdisindayken komisyonsuz para cekerim filan diye hic dusunmeyin - komisyon odememek icin citibank atm'lerini kullanmak gerekli ve bu atm'leri bulmak icin dedektif olmak gerekiyo, bi yerden sonra aramaktan vazgecip etraftaki herhangi bir atm'den para cekiyosunuz ve o komisyonu yine oduyosunuz. herhangi bi bankanin visa electron ya da maestro kartiyla da cok korkunc olmayan komisyonlar odemeden surdurebilirsiniz hayatinizi. ayrica citibank turkiye'deki hesabinizdan yurtdisinda para cekebilmenize ragmen diger bankalarda oldugu gibi burada da yurtdisindan hesabiniza para yatirmak gibi bi sansiniz yok. sonuc olarak uluslararasi bi banka olmasinin bireysel kullanicilara hicbi yarari yok bu bankanin.

    cok kizdim yazarken bu entry'i yine. sayin musteri temsilcisi hanim, hesabimdaki para 15 dolara dustu, aramadiniz ne zamandir, kizmiyolar mi artik genel mudurlukten?
  • yıl 2001. ülke feci krizde. günde 3 bankaya el konuyor. 50 bankacı işten çıkarılıyor. ve ben de kaderin acı bir cilvesi "sağlam" bir bankada iyi bir pozisyonda çalışıyorum. ramazan başlarken internetten migrostan alışveriş yaptım. alışverişim onaylandı 5 dakika sonra cep telefonum çaldı.
    -iyi günler migrostan citibank kartınızla alışveriş yaptınız mı?
    -evet.
    -neden?
    -nası neden?
    -neden o kadar çok fasülye, mercimek aldınız?

    önce boş bulundum, açıklamaya başladım
    -malum ramazan geliyo, yardım paketi babında şeettim, derken aklım başıma geldi
    -pardon size ne?
    -siz bankacıymışsınız, işten atıldıysanız bilmemiz lazım, riskli müşteri grubuna giriyorsunuz demektir. biz kovuldunuz da yiyecek mi depoluyorsunuz diye düşündük
    -atılmadım ama bu cümleden sonra ben bu kartı istemiyorum kardeşim, borcumu 15 dakika sonra ödeyeceğim
    -yok canım atılmadıysanız mesele yok kalsın
    -kalmasın, iptal ettirmezsem şerefsizim
    -ettirin o zaman

    ettirdim haliyle
  • borcuna sadık olmayan bankaymı$ bugun ben bunu gordum. hikayemize kaldigimiz yerden devam ediyoruz.

    en sonunda fax trafigini a$mi$ "oh beee borclarimi odeyecekler" diye du$unurken citibank tarafindan gelen bir telefonla gozlerimiz i$ildar. "sayin fostik bey borc transfer hizmetimiz icin basvurmu$sunuz, basvurunuz bugun veya yarin sonuclanacak taksit bildirimi icin sizi arayacagiz" seklinde bir konu$ma vukuu bulur. "hay allah razi olsun agzinizi opeyim sayin bayan" seklinde bir cevap veririz muhabbet geli$ir.

    gunlerden bugun citibanktan ararlar "fostik bey basvurunuz kabul gormedi uzgunuz. ayni zamanda yilbasi icin cesitli cekilislerimiz var 1 tane mercedes ve 140 tane harika hediyemiz sizi bekliyor" diyerekten su azap dolu gunlerime birini daha eklemi$ olurlar. "peki" derim. "bana ilk kredi karti vermeye calistiginizda ben sizi kibarca reddettim. zaten kredi kartlariyla ba$imin belada oldugunu daha yeni yeni toparlandigimi soyledim. siz bana aman fostik bey merak etmeyin sizin yerinize borcunuzu biz oduyoruz demediniz mi."

    "dedik fostik bey ama bankamizin gizlilik hedesi yuzunden size bu konuyla ilgili bilgi veremem" dediniz. peki ben de size:

    "tamam madem bana yardimci olamadiniz ben de citibank kredi kartini kullanmak istemiyorum zaten hic harcama da yapmadim kız gibi kart ma$allah hadi iptal ediverin" diyorum.. bu sefer de ba$ka bi hanfendiye yonlendiriyolar.

    inekler bi de i$lerini biliyolar nerde guzel sesli hatun var toplami$lar istanbulda. insanin itiraz edesi gelmiyor serefsizim. neyse yonlendik baska bi ablaya

    "buyrun fostik bey size nasil yardimci olabilirim"

    " merhaba guzel bayan.. bugun cok $ıksınız.. kilo mu verdiniz yoksa inanmiyorum" falan desem de yediremedim. "nedir sorun" dedi. "simdi bidibidibidibidibidibi oldu da siz bana kart verdiniz ama bidibidibidibidi sozunuzu de yerine getirmediniz. bu yuzden kartimi iptal eder misiniz" dedim. aman allahim demez olaydim. aldi abla sazı eline;

    "fostik bey iptal etmesine ederiz de size bir hayat sigortasi yapmi$iz 45 milyar liralik policeniz karsiliginda sizden aylik 6.750 bin lira gibi bir harcamaniz var" demez mi.

    allah razi olsun ne zaman gonderirsiniz dedim 45 milyari sıcak sıcak. "öldüğünüzde" dedi. yine kırmızı kart.

    dedim benim haberim yok bundan. bu yuzden de odemeyecegim. odeyeceksiniz diyo. yav odemem dedim siz beni tanimiyosunuz . az daha iddiala$irsak siz bana borclu cikarsiniz bak dedim.

    neyse hala israrli iptal etmemem konusunda. bmw cekilisi filan var diyo. yerim dedim bmwsini istemiyorum ya iptal edin kardesim diye celallendigim sirada hatun ablamiz

    "tamam madem sigorta policesi icin su no'ya kart iptali icin su noya fax cekin baska yardimci olabilecegim bi konu var iyi gunler" dedi gidiyo.

    "bi dakka ya numaralari tekrar soyleyin dedim" bidibidibidi saydi ama busefer sesini yukseltti sinirlendi. ba$ardim evet sindirmeyi ba$ardim du$mani. ama kıl da oldum tabi.

    "baaarma bana ! baaarma bana! gelmiym oraya" dedim kadir inanir edasiyla. bu hemen yumu$adi zaten helva gibi oldu.

    "ya ama fostik neden iptal ettiriyosun ya biz naptik sana" gibilerinden bisiler demeye ba$ladi. daha napcaniz kardesim hayatimi temelinden sktiniz 10 gundur fax makinasi basinda oraya buraya fax cekiyorum o da yetmedi karti iptal ettirecem yine fax diyosunuz ya. bi daha fax derseniz harbi kafa goz dalacam bak merkezinize dedim. karşılıklı bayaa bi ağlaştık duygu seli filan oluştu ama kararliyim. kapattiracam o kartı. gerekirse saba tumere cikacam yine kapattiracam.

    simdi size soruyorum sozluk ahalisi,

    bu da mi gol degil be. yine mi ofsayttayiz . yine mi atamadik golü ? bir gun olsun kaleciden donmesin $u top be. hep ofsayt ofsayt. adımız da kalmi$ ofsayt fostik. bu da mi gol degil be ? ühühü (aglayın len!)
  • kredi kartını iptal ettirmek için son çare olarak adam toplayıp gittiğim banka.
  • bireysel kısmı denizbank'a satıldıktan sonra hepten saçmalamaya başlamış. üniversite mezunu çalışanlarını sigara dağıtım arabalarına bindirerek tekel bayilerine denizbank'ın pos cihazını sattırmaya uğraşıyorlarmış. her çalışanın eline verdikleri bir tablet bilgisayarla anlık olarak nerede olduklarını takip edip bir de saat başı arayıp "sen ne kadar beceriksiz birisin bir pos cihazını satamadın" gibisinden mobbing'in dibine vuruyorlarmış. insanlık bulunamamışmış.
  • bireysel bankacılık kısmı denizbank tarafından satın alınan ancak şahit olduğum kadarıyla türkiye'nin en kötü çalışma koşullarına sahip olan banka.

    bu bankanın krediler bölümünde çalışan bir arkadaşım var. çektiği derdi bir ben bilirim ki böyle bir dert yok bu sektörde. verdikleri maaş kahkaha attıracak cinsten: 800 lira. 50 bin liralık kredi satarsanız belki 1000'e tamamlarsınız. bu arada burada çalışanlar üniversite mezunları. bütün gün şubede otururum, gelen müşterilerin kredi isteklerini değerlendiririm, kotamı doldururum, primimi alırım diye düşünebilirsiniz ancak böyle bir şey citibank'ta mümkün değildir.

    arkadaşım hafta içi her gün istanbul'un en uzak köşesinden ez uzak köşesine giderek kredi satmak için müşteri aramaktadır. müşterilerinizi siz bulmak zorundasınız. kadın-erkek demeden ne idüğü belirsiz fabrikaların, atölyelerin içerisinde kredi kartı ve kredi satmaya çalışırsınız. ve bu arada durmadan takip edilip nerede olduğunuz sorgulanıyor. diyelim ki eviniz kadıköy'de. sabah mecidiyeköy'e şubeye gittiniz. hemen arkasından beylikdüzü'ne saçma bir fabrikaya kredi satmaya gittiniz. sorgulama filan yaptınız, kredi onay aldı almadı derken hemen kartal'daki bir müşteriye gitmeniz istendi. beylikdüzü'nden kartal'a gittiniz, kredi satmaya çalıştınız ve bu arada saat de 17:00 oldu. 18:30'da mesainiz bitmektedir. size kartal'dayken şöyle bir mesaj gelmektedir: "hemen şubeye geri dönünüz." kartal'dan kalkıp mediciyeköy'e şubeye giderseniz saat zaten 18:20 - 18:25 civarı olmuştur. şubeye döndükten 10 dakika sonra size hiçbir şey denmeden mesai bitti denilip sizi çağıran o vicdansız yönetici ve herkes toparlanır, ofisten çıkılır. siz de tekrar 1 saat yolculuk çekerek evinize dönersiniz. yolda boşu boşuna geçirdiğiniz 2 küsür saat hayatınızdan çalınmış ve bir tarafınıza sokulmuş çok güzel bir 2 saattir.

    siz siz olun bu bankada çalışmayı -her ne kadar kötü durumda olursanız olun- düşünmeyin. bu bankanın bir çalışanı size bir şey satmak için geldiğinde de nezaketinizi esirgemeyin çünkü çok büyük bir ihtimal kendisi zulüm gören bir çalışandır, halinden anlayınız.
  • yıllar önce, fakir ama çok da gururlu olmayan bir gençken benden kredi kartı başvurusu alıp sonra da başvurumu kabul etmemiş banka. üstelik bir işim ve düzenli gelirim varken burun büyüklüğüyle bunu yapmışlardır. sanırım bir tarihlerde aynı citibank mağduriyetini yaşamış çok insan vardır.

    gün olmuş devran dönmüş, ben yine fakir kalsam da türk bankacılık piyasasında benden beter duruma düşen citibank gururu ve kibri bir tarafa bırakıp kredi kartı vermek için ayağıma kadar gelmiştir. haliyle bu kez bendeniz naza çekip bin dereden su getirmiş ancak çok da gurur düşkünü olmadığım ve biraz da intikam alma dürtüsüyle "ver ordan bir gold kart" demişimdir.(hakkaten de yıllık 15 ytl lik ücretiyle ucuz kart aidatları vardır)

    citibank daha ilk dakikada visa istememe rağmen master kart göndererek citibanklığını göstermiştir. telefon açıp sorduğumda onlar da pek çoğunuz gibi "bir fark yok arasında, işi büyütmeyin" demişlerdir. bu arada bankanın online bankacılık sayfasına bakıldığında durumun vehameti anlaşılmaya başlanmıştır. çünkü muhtemelen doksanlı yıllarda hazırlanan bu sayfa birçok bankanın internet bankacılığının feci halde gerisinde kalmıştır.

    kredi kartını kullandıktan ve sıra ödemeye gelince bu işin de o kadar kolay olmayacağı anlaşılmıştır. bankanın kırşehir, burdur vb. büyüklüğünde şehirlere göre yapılanmış şubelerine ulaşmak için işinizi gücünüzü bırakmanız gerekmektedir. başka bankalardan yatırmanız mümkündür ama tabii bunun için komisyon ödeyeceksinizdir. citibank dışında komisyonsuz ödeme yapacağınız tek yer her semtte bulabileceğiniz ptt bank şubeleridir!

    bütün bunları aştınız ve karşınızdaki citibank atm'sinden zarfla ödeme yapmak için heyecanla bekliyorsunuz. öyle parayı zarfa koyup içeri atmak yok. zarfın üzerindeki bilgileri de (kart no, yatırılan miktar...) dolduracaksınız. en son 98 yılında rastladığım bu teknolojiyi de kullanarak işinizi bitirmenin huzuru ve kredi kartınızı da bir daha kullanmama kararıyla banka önünden uzaklaşırsınız. ve tabii bir de şunu düşünürsünüz: dünyanın en büyük finans grubu olarak bankacılık teknolojisine yatırmadığın paraları nerelere yatırdın, kimlere verdin, yoksa at yarışında, kumarda mı kaybettin ey citibank?
  • bugün müşteri hizmetleri ile aramda ilginç bir konuşma geçen bankadır.

    - iyi günler, ben carrefour'dan bir ürün almak istiyorum fakat kredi kartıma taksitlendirme yapılamıyor, bunun için aramıştım ?
    + nereden alışveriş yapıyorsunuz ?( o kadar kısık bir ses tonuyla söylenir ki bırakın duymayı telefon kapandı sandım )
    - pardon sesinizi hiç alamıyorum, biraz yüksek sesle konuşabilirseniz...
    + nerdennn alıyorsun nerdennn ??
    - ( ne bağırıyorsun oç-iç ses ) carrefour.
    + anlaşmamız bitti orayla taksit yapamazsınız tek çekim çektirin bizi arayın bölelim.
    - vade farkı ?
    + var
    - ne kadar ? 423 lira 5 taksit yapsak ?
    + bilmiyorum şuan, alınca arayın hesaplayalım.

    sanki 15 senelik, enseye tokat göte parmak arkadaşımızı aradık amk. ha bu arada 5 saattir arıyorum taksitlendirme için, telefon çalıyor ama açan yok. zaten kıytırık banka olduğunu koskoca bursa'da bir tane şubesi olduğunu öğrendiğim zaman anlamalıydım.
  • cep telefonum cumartesi gecesi saat 23 ivarında acı acı ötmektedir numaraya bakmaya yeltendiğimde ise sadee arama yazmaktadır. açarım telefonu;

    x- iyi akşamlar exavier bey
    exavier- iyi akşamlar
    x- citibanktan x ben
    exavier- yaa öylemi memnun oldum ( o saatte bankanın arayaağına ihtimal verilmez hıyarın biri dalaga geçiyor sanılır)
    x- efendimm kartınızın borcu son ödemesi geçmesine rağmen ödenmemiş
    exavier- doğrudur ödemedimde sen naapcan?
    x- ne zaman ödeyebilirsiniz efendim
    exavier-canım ne zaman isterse o zaman
    x-ama ben bi tarih yazmak zorundayım efendim
    exavier- (dalga geçilmediğini anlamıştır) nerden arıyorum demiştiniz !!!

    kredi kartımı iptal ettirmek için aradığımda ise şöyle bir diyalog geçti telefondaki bayanla aramızda;

    exv.- iyi günler ben kredi kartımı iptal ettircektim
    y- hemen bilgilerinize ulaşıyorum efendim. şu anda aktif olarak kullanıyosunuz kartınızı neden iptal istiyordunuz bir sorun mu var?
    exv.- hayır ben yurt dışına temelli gidiyorum
    y- ama kartınızı yurt dışında da kullanabilirsiniz
    exv.- benim gideceğim yerde banka yok
    y- nereye gidiyorsunuz efendim (tööbe pasaport kontrol sanki)
    exv.- sumatrada küçük bir adaya hanfendi orda banka manka yok
    y- ama efendim türkiyeye döndüğünüzde kullanırsınız
    exv.- dönmüycem ben daha bu ülkeye
    y- ama bakın bi de şööle bi şey var vs. vs.

    neticede kartımı iptal falan ettiremedim.

    yıllar sonra gelen edit: müşteri temsilcisi haklı çıktı. yıllar sonra sumatranın biraz üzerinde bulunan bir adayı ziyaretimde cebimde hiç para kalmamışken hesabı karttan ödemek istedim. ısrarla citibank kredi kartımı kullanmak istemedim ama diğer kartlardan bir türlü para çekemeyince mecbur verdim kartı. işe yaradı daha ne diim...