şükela:  tümü | bugün
  • menüsü pide ağırlıklı olan yerli lokantalar zinciri.
  • internet fırsatları aracılığıyla tanıştığım pide konusunda oldukça başarılı firma. hızla tüm avm'lere yayılıyor.
  • hiç abartmıyorum, hayatımda yediğim en kötü birkaç pideden birini yediğim yerdir. öncelikle belirteyim, yediğim pide kapalı ve kıymalı pideydi, fiyatı da 10,5 tl'ydi galiba. meşhur pideci hasan kuru'nun pidelerini yıllarca yemiş olmasaydım belki bu adamların pidesi kabul edilebilir gelebilirdi ama mevcut durumda mümkün değil.

    pidenin kötü özelliklerini saymaya başlayalım. öncelikle hamuru bildiğin ekmek hamuruydu; gayet tatsız ve sıradan. iç malzemeye gelince hem azdı hem de çok yavan ve tatsızdı; baharatı, soğanı kesinlikle ayarlanamamış. tereyağını geçtim herhangi bir yağ ürününden eser yoktu pideden, bildiğin tahta gibi bir pideydi. sağlıklı pide arıyorsanız ne ala, ama ben pideyi sağlıklı olduğu için yemiyorum. bir de pidenin üzerindeki çörek otu ne arkadaş, pide lan bu, poğaça değil ki. pidenin üzerinde çörek otunun yeri yoktur. fiyatı ise böyle bir garabet için çok fazla. kesinlikle mahalle aralarında satılan kır pidelerini bu adamların pidesine tercih ederim.

    ayrıca pidenin yanında bir de içli köfte istemiştim, o da yanıktı ve tatsız tuzsuz tuhaf bir şeydi.

    zaten oldum olalı böyle konseptsiz markaları sevmem. arkadaş pide de yapıyosun, iskender de yapıyorsun, adana da. pideci misin, et lokantası mısın, kebapçı mısın, nesin?

    yeterince kötüledim galiba. isteyen gitsin yesin, ben daha gitmem. sonra millet niye burger king'e gidiyor deniyor. lan böyle zincir restorant mı olur? her ürünü yaptıktan sonra her restorantında aynı kaliteyi tutturmayı nasıl bekliyorsun? yok, pide haricinde üretilen ürünler için restorantları özgür bıraktıysan o da ayrı bir hata. adamın dönerinin kötü olması senin markana zarar verir.
  • 212 istanbul'da olan şubesinin et/tavuk yemekleri ve şefin dürümü adında sattıkları etli hamurişi ürünü (evet bu ürünün adı dürüm olsa da standart dürüm algısıyla hemen hiç ilgisi bulunmamakta. en basiti etin içinde olduğu ekmek, lavaş değil mesela) hem fiyat hem de lezzet açısından gayet başarılı olsa da menülerindeki zenginliğe istanbuldaki diğer birçok avm'deki şubelerinde rastgelmek mümkün değil. çoğu şubesi aynı menüyü kullansa dahi sadece pide satışı yapmakta ve işin kötüsü bunu da layıkıyla yerine getirememekte. burdan da her şubeye aşçı alımında aynı özeni göstermedikleri ve hatta daha ötesi bu markanın tek elden yönetilmediği; marka isim hakkının pazarlanması usulunun sözkonusu olduğu sonucu ortaya çıkmakta. bu anlayışın sözkonusu marka açısından pek hayırlı sonuçlar doğurmayacağını ise söylemek gerek.
    özet: 212'ye yolu düşen bunun bahçesinde güzel bir yemek yesin (tavsiyem kokoven olur) diğer avm'lerde ise bu yere bulaşılmasın; en azından oturmadan evvel menüsündeki her şeyin bulunup bulunmadığı bir sorulsun.
  • yanlış bi' isim seçmiş izlenimi uyandırdı bende.
  • buranın lahmacununu beğenen ömür boyu lahmacun yemekten men edilsin.
  • izmir balçova kipa şubesine geçenlerde gitme gafletinde bulunduğum mekan. dükkanın dizaynı ve yemek servisine gösterdikleri özeni birazcık yemeklerin lezzetine göstermeleri lazım. altı kişinin söylediği farklı yemeklerin hepsinin tadı çok kötüydü. ikram ettikleri çay yemeklerden kötüydü. bu kadar kötü olmalarına rağmen fiyatları yüksek. ustanın adı çıtır ama kendileri ne yazık ki bayat.
  • bir kizartma cesidi.
    bir adet usta alinip once cirpilmis yumurtaya sonra galeta ununa batirilir, daha sonra kizgin yagda 4 dakika kizartilir. yogurtla servis edilir. sectiginiz usta biyikliysa, biyiklarini yolmayi unutmayin. afiyet olsun.

    bir anlik gafletle bana pidecinin tanimini bu sekilde yaptiran beyin hucrelerime tesekkuru bir borc bilirim.
  • perla vista şubesinden lahmacun ve çoban kavurma istediğinizde lahmacunu en son getirebilmeyi beceren lokantalar zinciri.
  • yalnızca işin ticari kısmını becermiş, türkiye'de yayılmış, cicili bicili dükkanlar açmış fakat lezzet ve serviste kötünün kötüsü halde olan lokanta. en başta tav olmama neden olan hadise, masama bakan garsonun şef garson olmasına rağmen bana "sen" diye hitap etmesiydi. adımı söylesem adımla hitap edicekmiş gibi konuşması yetmemiş gibi, yemeğimi yerken garsonlar "bitirdi mi, bitirecek mi" dercesine masamın etrafında akbaba gibi gezindi. yemek resmen boğazıma dizildi. gelen yemek desen, saçma sapan tadı belli olmayan bi et geldi. neyse uzun lafın kısası, uzak durmakta fayda var.