şükela:  tümü | bugün
  • farsça (cawan/cuwan) genç, delikanlı anlamına gelen kelime. orta farsça'da yawan/yuwan olarak ifadesini bulmakta. hint avrupa dillerinde, yeu- genç olma, canlılık anlamındadır. aynı kökten latince, iuvenis, fransızca jeun, ingilizce young, almanca jung (genç) kelimeleri türemiştir.

    (kaynak: nişanyan türkçe etimolojik sözlük)
  • yakışıklı ve kudretli genç erkeklere hitabedilirken kullanılır
  • ayni zamanda genc ve guzel kiz anlamina da gelir.

    yani "bir civan-i sahaneyi gordum ruyamda" derseniz sadece "ruyama uzun boylu erkek girdi" anlamina gelmez. "dun ruyamda o genc masum kizi gordum" de demis olunabilir.
  • erkeğin erkek sevgilisi anlamına geldiği de rivayet edilir.

    #tarih dergisinde "gelibolulu âli: sâde-rû, seferde sevgili olur" başlıklı yazıda tarihçi gelibolulu âli'nin mevâ'idü'n-nefâ'is fi kavâ'idi'l mecâlis (görgü ve toplum kuralları üzerine ziyafet sofraları) adlı eserinde anlatılanlar işleniyor: "emred (yeni yetme) ve sâde-rû (yüzünde tüy bitmemiş) gılmana (oğlanlara) rağbet, hüsnü cemal (güzel) sahibi kadınlardan fazladır. çünkü nigârların (güzel kadınların) namahremleri şunun bunun korkusundan kapalı, yani gizlidir. oysa civanlar (genç, güzel oğlanlar) ile söyleşme ve buluşma kapısı daima açıktır. kaldı ki, sâde-rûlar, seferde ve barışta sahibine yakın ve yâr (sevgili) olur. emred (yeni yetmeler) cinsinden oğlanlar tazelik dönemlerinde yusuf-ı mısri (hz. yusuf) gibi alıcı bulurlar. tıraşları gelinceye kadar bilgi öğrenmeye ve görgülerini artırmaya güzellikleri engeldir. çünkü ünlü kişilerin kendilerine düşkünlüklerinden fırsat bulamazlar."
  • italyancası giovanni olan farsça, olmadı latin kökenli isim.
  • güney korelilerin bir türlü söyleyemediği kelime.

    parmağımla havaya "g" harfi çiziyorum* "ci" diyor*.
    işaret parmağımla 1 diyorum "van" * diyor. "civan" diyorum, onlar yine "ciban" diyor. yani heceleyebiyorlar ama söyleyemiyorlar nick'imi.
  • aynı zamanda artvin'in borçka ilçesine bağlı bir köy.
  • müge iplikçi romanı.

    tanıtımından:

    "civan, çağdaş edebiyatımızın usta kalemlerinden müge iplikçi'nin, dar dünyaların akmayan zamanlarını ve o zamanların, içinde biriktirdiği çürümüşlüğü ele aldığı son romanı.

    durgun bir su birikintisinin dibinde kendini çoğaltarak varlığını derinleştiren o saklı hayatı açığa vurmaya yönelik bir bakış bu. bir araştırmacının tüm gizleri aralamasına yarayacak olan o son soruyu sorma çabası gibi bir bakıma.

    müge iplikçi, civan'da bir kız çocuğunun kaçırılması ile bir anda dalgalanan bir kasabanın hayatını sahneye koyduğu kitabında bizi, kasaba dünyasına ait birçok gizemle yüz yüze getiriyor.

    bir zamanlar adı efsane gibi anılan ama geçmişi sırlarla örülü bir narkotikçi eskisi polis memuru... geçmişte yaşanmış bir aşk... yitirilmiş bir başka evlat... ve yerlerinden yurtlarından edilmiş, şimdi de bu kasabada artık fazlalık olarak görülen kürtler... bir anda alevlenen, en yakınları bile birbirine düşman eden ayrılıklar... suç ve kimlik kavramlarının en acımasız yüzleri...

    müge iplikçi, günümüz türkiye'sini acımasız bir eleştirellikle ele aldığı civan adlı bu romanında suç ve kimlik kavramlarını olduğu kadar, dar dünyaların havasız ve ışıksız ortamlarında içten içe bir iblis gibi çoğalttığı yargılarını da gün ışığına taşıyor."
  • (bkz: giovane)
  • oğlum.

    bu böyle olmadı. yarım kaldı.
    hadi gel burnumu ısır.