şükela:  tümü | bugün
  • " evvel zaman içinde kalbur saman içinde... " diye başlayıp masalımsı şekilde de anlatırdım da neyse.
    günümüzde yaşayan ve dahi ataları benim çocukluğumdan beridir bahçemizde ikamet eden bir kedinin hikâyesidir.
    sahibi, kelimelerle döşenmiş yollarda bir yolculuk eder iken kedisine de ayrı bir başlık açmayı vefadan bilmiştir.

    tek gözü kör bir kediyle başladı bu serüven. annem, sahip çıktı bu kediye. ben o zamanlar ilkokul bebesiyim. sonra hamile kaldı bu kedi, kimdendir bilinmez. ve hanedân-ı pisig üç şehzade ve bir sultan ile kurulmuş oldu.
    gün geldi kimisi koptu gitti bahçemizden gün geldi ortalık kediden geçilmez oldu.
    yıllar geçti; ben büyüdüm, ailem memlekete göç etti ve şimdi hânedanın bahçemizde yaşayan tek üyesi benimle birlikte yaşıyor burada.
    bir de tavuklarım var tabii. o meşhuuuuur tavuklarım!
    civcivlerim büyüdüler. henüz civciv çıkarmaya aday tavuğum da yok.
    işte bu kedi de bir âdem ile bir hayvanın dostluğunu gösterengillerden olmak münasebetiyle benim adeta hem dostum hem de yardımcım.

    okuldan yani işten evime geldiğimde üzerime atlamaya çalışan, benimle halı saha maçlarına gelen, yediğimden yiyen içtiğimden içen bu kedi, bir de tavuklarımın civcivleri çıktığı zaman onlara göz kulak olan bir çoban.
    öylece gözetliyor civcivleri üstelik anne tavuk da asla huylanmıyor bu kediden.
    bazen bahçede sırt üstü yatıyorum ve karnıma çıkıp yatıyor. oradan gözetliyor etrafı desem de inanmayın hemen kapatıyor gözlerini.
    bim sosisi de yemiyor ayrıca.
    mantı yiyor!
    güzel hayvan lan bu.
    öyle takılıyor tavukların yanında. akşam güneşini horozla birlikte batırıyor kümesin üzerinde.
    kağıt versem pişti oynayacak puştlar.
    şimdi de yanımda boş boş bana bakıyor.
    güzel bir dostun hikâyesidir bu.
    sevgileriyle...