şükela:  tümü | bugün
  • 90'ların başlarında liseden kürt bir kız arkadaşın doğum günü partisine gitmiştim. bornova merkezde o dönemin modasına uygun bar-disko arası bir yerdeydi doğum günü. neyse millet dönemin meşhur şarkıları eşliğinde dansediyor, yeniliyor içiliyor. o sıra bir baktım gümbür gümbür ciwan haco çalmaya başladı. müzik işi ile ilgilenen arkadaşa gittim, oğlum ne yapıyorsun diye sordum. o dönemde mümkün mü sokakta, barda, kafede kürtçe müzik dinlemek. çocuk daha bana cevap vermeden barın sahibi yanaştı. eyvah dedim, karışacak ortalık.

    barın sahibi sordu;

    kim bu çalan?

    bizim arkadaş;

    portekizli bir popçu abi, dedi.

    barın sahibi;

    çok güzelmiş yahu, aynı bizim müziklere benziyor. bu kasetten çeksene bana...
  • 1999 yılında muşlu bir arkadaştan öğrendiğim acıyı sakince haykıran bir kürt müzisyen. diyarbekir yorumunu dinleyen ulusalcıyı bile kürtçe aşığı yapabilir.

    her dinlediğimde egenin bağrında doğup büyüyen türk oğlu türk olan babamın bize verdiği dünya vatandaşlığı hissi için minnettar olurum. biz ciwan haco dinlerken, kaseti eline almaya korkardı hemşerilerimiz. biz korkmadık, 90ların azman ulusalcı zamanlarında bile ne var ki lan bu dinleme de derdik. sanat evrenseldir vesselam.

    kürtçe öğrenme hissi uyandırır bünyede. ingilizceyi sular seller gibi öğrenip, yanı başındakini bilmemek ne gaflettir?
  • yaşanmış bir hikaye,

    kürtçe kaset taşımanın ve dinlemenin yasak olduğu yıllar, öğrenci bir arkadaşımın doğuya otobüsle seyahatinde, askerlerin rutin kimlik kontrollerinden birisi. araç durdurulur, bir asker otobüsten içeri girer teker teker yolcuların kimlik ve el çantalarına bakmaktadır, sıra arkadaşıma gelmiştir arkadaşım kimliğini uzatır, asker bakar ve ona geri iade eder, sıra çantasına gelmiştir, boynundaki küçük çantasını uzatır kontrol etmesi için, asker çantaya bakar içerisinde walkman ve kasetler vardır.

    asker :
    bu kaset yasak, şivan perwer’ in,
    bu da yasak, şehriban’ ın
    (çantayı karıştırmaya devam eder eline son bir kaset geçer)
    ciwan haco (kevin hakko diye okur, ingilizce kaset zanneder ) bu kalabilir serbest.
  • suriyeli kurt, norvecte yasiyor. geleneksel kurt muzigini, blues,rock, caz gibi formlarla harmanlama isinde gayet basarili. sivan perverin aksine, sarkilari geleneksel konulari isliyor.
    duri albumu bence en iyi albumu. bu albumdeki cavres (kara gozlu) adli sarkisi, en guzeli..
  • hayatının en saçma işi hülya avşar adlı gündem olmak için ölecek bi kadınla düet yapması oldu.
  • kürtçe blues yapan büyük sanatçı. keşke türkiye'den de bu tip bir insan çıksa dedirten. bazı şarkılarında klasik gitar solosunun işlenişine aşığım.

    şarkılarının geneli 6-7 dakika ve üzerindedir. bu uzunluğa rağmen şarkı sözlerindeki cümle sayısı çok azdır, tekrarlar olmazsa olmazıdır.

    ve bu adamın şarkılarındaki melodiler farklı bir tattadır. çocukluğumuzdaki tekerlemelerin melodileri gibi mi desem, ninnilerdeki gibi mi desem... basit ve akılda kalıcı.. bu da şarkıların çabuk öğrenilmesini sağlar.. dinlerken sanki çok basit ve kolay bir şarkıymış hissi verir fakat zor olan basit melodileri üretmektir. bu durum en çok the beatles'ta var. ilk defa dinliyor olduğunuz şarkının ilk 30 saniyesinden sonra -sözleri önünüzdeyse- kalanına çok rahat eşlik edebilirsiniz. bir the beatles manyağı olarak sanırım ciwan haco'ya hayran olmamın nedenlerinden biri bu.

    şivesi de çok farklı geliyor bana. çok anlamam ama, diğer kürtçe şarkıları da dinledim, ciwan haco'nun farklı bir tarzı var. kelimeleri daha kalın okuyor ve bir boşvermişlik havası da var. bu konuda da bob dylan'la ilişkilendireceğim.

    gulek, zilan, ax u eman, gula sor, min nave xwe kola li bircen diyarbekir, hey dilbere, berivane, dil ketime, hevale evindar, pejna te naye, le dine aştığı şarkılardan bazıları.
  • o da bana göre bir dengbejdir.. cazzla etnik müziiği bir araya getiren mükemmel insan.
  • bu adamda kazım koyuncu havası var. aynı hüzün, aynı sadelik, alıp götüren bir ses, muhteşem parçalar... nasıl ki rahmetlinin* eski grubu zuğaşi berepe laz müziğinde efsanedir, ayrı bir tat olmuştur, ciwan haco da bence kürtçe müzikte aynen öyledir. insana gerçekten müzik dinlediğini hissettirir. hani ''şarkıyı söylemiyor, yaşıyor'' dedirtir ya bazı insanlar, işte ciwan haco öyle birisi.
    yazdıklarımı desteklemem gerekirse; http://www.youtube.com/watch?v=-si9g84tvui
  • henüz popüler olmadığı dönemlerde kahta'da bir kasetçinin ''kevın heko diye fransız bir sanatçı'' olarak kasetlerini sattığı rivayet edilen müzik deryası.
  • modern kürt müziğini yeniden yaratan ve kendinden sonra gelecek sanatçılara hiçbir şekilde acımayan, çıtayı göklere çıkaran müzisyen.

    kendisi ve şarkılarıyla ilgili değişik başlıklarda entryler girmeye devam edeceğim muhakkak işte o zaman bu aşağıda girdiklerim de güncellenecektir.

    şimdilik bunlar var:

    (bkz: #33098631)
    (bkz: #33253133)
    (bkz: #33295730)
    (bkz: #33306277)
    (bkz: #33546152)
    (bkz: #33844123)
    (bkz: #37592106)
    (bkz: #40779755)
    (bkz: #40779914)
    (bkz: #42107137)