şükela:  tümü | bugün
  • the alan parsons project'in vocallerinden biri.
    (bkz: dont hold back)
  • the great gig in the sky şarkısını söyleyen yüce sestir. zaten müzik başlı başına güzeldir ki böyle ilahi bir ses de insanı kendinden geçirtir. tüyler diken dikendir her saniyesinde şarkının. sadece vokalle duygu anlatılır mı? demek ki anlatılabiliyormuş. insana ihtiyacı olduğu şeyi veriyor sanki sesi. saatlerce dinlenebilir, her seferinde biraz daha tamamlar insan kendini.

    kelimeler gerçekten kifayetsiz, dinleyip diyardan diyara gezmek gerekir.
  • the great gig in the sky'daki performansı büyük ölçüde doğaçlamadır. ilginç bir not da kendisinin sonraki röportajlarda şarkıyı söylerken konusunun ölüm olduğunu bilmediğini belirtmiş olmasıdır.
  • kendisini roger waters'ın radio kaos albümünde home ve four minutes parçalarında da duymak mümkündür.
  • hayatının işi karşılığında 30 £ almıştır yevmiye olarak
    ayıp lan, boyun posun devrilsin emi pink floyd
  • sesi siyahi olsa da kendisi açık tenlidir

    https://www.youtube.com/watch?v=miw7xzslzom
  • the great gig in the sky'daki inanılmaz vokalinin hikayesi kısaca şöyle:

    alan parson, claire torry'ye "abbey studios'a gel, senlik bir iş var" demiş. kadın stüdyoya geldiğinde pink floyd tam takım oradaymış. "biz böyle bir parça yaptık, sonunda bir vokal olsun istiyoruz ama nasıl bir şey olması gerektiğini bilmiyoruz" demişler.

    claire torry birinci denemesinde "oh baby", "hey baby" gibi sözcüklerle doğaçlama yapmış. david gilmour sözcük kullanma, kendini bir enstrüman gibi düşün deyince kayda girmişler ve albümde duyduğumuz vokal, o ikinci kayıtta çıkmış. gilmour biraz daha geliştirmesini söylese de claire torry "bundan daha iyisi olmaz, zorlamayalım" özetli bir çıkışla kestirip atmış. müzisyenler de ısrar etmeyince aynen kullanılmış.