şükela:  tümü | bugün
  • tom clancy'nin me$hur protagonisti jack ryan evreninde gecen universal political thriller'lar arasinda en guzelidir. filminde ryan rolunde harrison ford oynar.
  • tom clancy'nin jack ryan serisinin dorduncu kitabi.
  • clear and present danger soz obegi zamaninin amerikan askeri doktrinlerine dayanir. bu doktrine gore amerikan ordusu ortada amerikaya karsi achik ve belli bir tehdit (clear and present danger) olmadigi surece yabanci bir ulkede operasyon yapamaz.
    netekim roman ve filmde de konu clear and present danger olmaksizini colombiaya bir drug lordu oldurmeye yollanan bir grup amerikan askerini ve onlari kurtarmaya giden jack ryanin hikayesini anlatir.

    11 eylul olayindan sonra mevzu bahis doktrin gechersiz olmushtur. keza gunumuzde amerikan yonetimi "preemptive strike" yani ortada fol yok yumurta yokken, kumes olusmasin diye engelleyici saldiri yapma yontemini benimsemek uzeridir. teksas valisiyken haftada bir kisiyi idam eden baskan bush sagolsun.
  • türkçeye beyaz tehlike adıyla çevrilmiş romandır.
  • domingo "dingo" chavez karatkerinin jack ryan, dolayisiyla da tom clancy evrenine ilk adimini attigi kitap. arkadas daha sonra rainbow six takiminin lideri oldu, john clark in damadi oldu. daha ne olsun.
    (bkz: yuru ya kulum)
  • türkçede açık ve yakin tehlike şeklinde kullanılır. buradaki yakin, present'in karşılığı olan mevcut anlamındadır.

    bu kavram hukuk dünyasına oliver wendell holmes tarafından 1919 yılındaki bir yargı kararı ile sokulur. kendisinin supreme court üyesi olarak görev yaptığı sırada mahkemenin karşısına ifade özgürlüğüne ilişkin bir dava gelir o da davalının kimi ifadelerinin, normalde suç oluşturmamasına rağmen, abd'nin savaşta olması nedeniyle, somut durumda suç oluşturduğuna işaret eder. bunu da yaparken clear and present danger kavramını ortaya atar.

    bu kavramın özü şudur; eğer bir ifade söylendiği yer ve zamanda açık ve mevcut bir tehlike oluşturuyorsa, o zaman düşünce ve ifade özgürlüğünden yararlanamaz; oluşturmuyorsa yararlanabilir. şu somut örnekle konuyu açalım; bir kimse arkadaşları ile birlikte konuşurken "kürtleri yakalım" ya da "türkleri keselim" ya da "ermenileri biçelim" derse, bir başka kişi bunu duyup gidip cumhuriyet savcılığı'na suç duyurusunda bulunursa bu ifade tck m. 216 anlamında suç teşkil etmez, çünkü ortada açık ve mevcut bir tehlike yoktur; belli bir grup içerisinde söylenmiş ve herhangi bir tehlike doğmamıştır; halbuki aynı adam bu dediklerini kalkar da misal bir radyo ya da televizyon yayınında söylerse bu takdirde artık tck m. 216 anlamında suç doğmuştur çünkü bu ifadeler hitap ettiği kişilerde infial duygusuna yol açacağından açık ve mevcut tehlike oluşturur.

    işte anglo saksonların ifade özgürlüğü konusundaki temel sınırları budur.
  • imdb'deki gün itibarıyla 6.8 puanına aldanmayın, clear and present danger zıpkın gibi, fişşek gibi bir politik gerilim. ben puanı o hale sokan sığırların ebesine doğru yol alırken siz de bu güzel filmi izleyin.
  • inişli çıkışlı bir film. sanki harrison ford'a (jack ryan) aksiyon sahnesi çektirelim niyetine koyulmuş gereksiz sahneler mevcut. görsel efektleri dönemine göre kaliteli. abd'nin gücüne ve askerlerine bolca yer verilmiş. senarist sanki "abd başkanı ne derse desin haklıdır, sonuçta abd söz konusu burada" der gibiydi. abd'nin yanlış politikalarını çok yavan bir şekilde göstermiş oldular. (finale doğru jack ryan'in abd başkanına okkalı şeyler söylediği sahne)
    bir politik gerilim bu kadar sönük kalmamalıydı. yeterince diyalog yoktu. daha fazla aksiyona fazla yer verilmiş, aksine politik gerilim diyebileceğimiz 1-2 sahne var ya da yoktu. haliyle film anlatmak istediğini aslında anlatamıyor. senaryoda sıkıntılar vardı. kurgu açısından çok başarılı buldum. özellikle cenaze marşı çalarken bando ile birlikte çatışma sahnelerine kaydığı sahne çok başarılı. bir de jack ryan'ın diğer adamın bilgisayarından dosya çalmaya çalıştığı sahnedeki hız ve gerilim sahneler arası gidiş gelişler çok başarılı.

    ama klişe amerikan sahnelerini göreceğinize garanti verebilirim. yönetmenin orijinallik yakalama çabası zayıf. özetle 6.8'lik imdb puanını hak eden bir filmdir.
  • bugün tekrar televizyonda gördüm, izledim birazını.
    önceden izlediğim için düşüncelerimi yazayım istedim kimin ne yararı olur bilemem.

    tom clancy bildik bir amerikancı aksiyon diyeyim ona (çünkü ne sadece strateji ne sadece aksiyon ne de soğuk savaş yazıyor, ortaya karışık oluyor) kitapları yazarı. amerika penceresinden yazmasına rağmen 2. sınıf değil yazdıkları. ama kitaplarında edebi değer ararsanız hayal kırıklığına uğrarsınız.

    aynı isimli kitabından uyarlanmış bir film. ilgili kitabı okumadığım için uyarlanma başarısını bilemeyeceğim. ama tom clancy'den bu kadar bahsetmemin nedeni bahsetmeye değer bir herif olmasıdır.

    kahramanımız jack ryan ve saflıkları ile cia-washington hokkabazlıkları filmin genel konusu.

    alıntı yapmayacağım ama filmin ilk yarısı hiç fena değil, gayet sürükleyici. ama ne zaman amerikalılar ölüyor, ondan sonra jack ryan abimiz (harrison ford) ve avanesi saçmalamaya başlıyor, tam bir aksiyon filmine dönüyor filmi ki filmi bozan da bu son yarım saati olmuş.

    özetle izlenmese de olur, ama türün ilgilileri izlerse memnun kalırlar sanıyorum.