şükela:  tümü | bugün
  • yurtiçi kargoyla çalışan ve bu yüzden siparişimi 16 gündür gönderememiş firma.

    16 gün! bilen bilir, o sürede bedava çin postası + ptt ile taa çinden kargonuz gelir. abd'den de gelir. dünyanın bize en uzak noktasından kargo almışlığım var 16 günde.

    istanbul'dan istanbul'a 16 günde teslimat yapamayan clinique.com.tr bunu bir sorun olarak görmüyor. "ben gönderdim bana ne kargo getirmiyorsa" diyor. "güzel kardeşim, ben mi seçtim, yurtiçi kargoyu, benim iş partnerim mi?" diyorsun, cevap yok. defalarca söyledim, "şu kargoyu arayın, teslimat yapsınlar. siz söylemezseniz getirmezler" dedim ama nafile.

    bu sabah clinique.com.tr müşteri ilişkilerini tekrar aradım. 9:40-10:45 arası sürekli aradım. bekleyenler arasında 3. sıradaydım. 45 dk. sonra 2. sıraya düştüm. salak gibi sevindim. bir de baktım telefon kapandı. tekrar aradım. bu sefer bekleyenler arasında 2. sırada 20 dk. bekledim. sıkıldım işim vardı kapattım. 65 dakikada ulaşılamayan müşteri ilişkileri! bunlar iade falan da yapmaz şimdi. rezalet!
  • yurtiçi kargoyla çalışan internet sitelerinden alış verişi kesmek en doğrusu.
  • günde 2 saat telefonda ve internette şikayet formu doldurarak geçen 16 gün sonunda kargom geldi. her zaman paketin içinde olan faturayı kargocu elden verdi. paketi açıp içindekileri saydım, 5 parçaydı. tamam dedim. kargocu gittikten sonra karton ambalajlarını açıp, baktım ki, stick fondöteni kırıp, kapağını kapatmışlar. parfümün yarısı bitmiş. kremler sıkılıp, kapağa akmış. bunu yurtiçi kargo şubesindeki yamuk burunlu kezbanın yaptığına eminim. yurtiçi kargonun da onun gibi bir firmayla çalışıp, müşteriyi mağdur eden cliniquenin de batmasını diliyorum.
  • internet üzerinde alışveriş yaptığım ancak son siparişle sinir bozan marka.

    rezalet kıstaslarımız artık ayyuka çıktığı için, başlık açılmaz. ancak son faturada, 2 tane aldığım ürün 1 tane geldi. normalde saymam ama, bu sefer sayacağım tuttu. seyahat boy 15 liralık bir ürün. neyse, mail, facebook sayfası, telefon derken ulaştım. telefondaki hanıma durumu anlatırken bile utanıp sıkılarak anlattım. hani kullanılması mümkün ama böyle böyle diye. mail gönderildiğini ve müşteri memnuniyeti açısından kalanı tedarik edip göndereceklerini söylediler. iyi. tamam. ama böylesi durumlar için kargoyu açıp eksik olan için zabıt tutturmam gerektiğini söyledi. bi şi dicem, siz kargocu kapıda beklerken oturup teker teker sayım yapıyor musunuz? zira ben yapamıyorum. evde değilim, ki evde bile olsam elin adamı beklerken ben kapıda sayım yapamam. bir kaç ayda bir toplu sipariş veriyorum, küçük ürünleri hesaplı oluyor, 20 - 30 kalem şeyi açıp bakıp kontrol etmem nasıl olacak?

    son sipariş 13 parça. gelen 12 parça. o 1 ürünü de lütuf için yollarmış gibi bir mail. vay arkadaş! lütuf değil ki bu! zaten yapman gerekeni eksik yapıp, duruma ben ayılınca zeytinyağı gibi üste çıkmak. demeyeyim diyorum ama, geçmiş alışverişlerde de acaba böyle bir durum oldu mu diye şüphelenmiyor da değilim.

    hayal kırıklığısınız.

    not: caddedeki sorumlunuz için de, rica ediyorum, müşteri ilişkileri eğitimi alınmasını sağlayın. türkiye'de bulamadığım bir ürünün hangi ülkelerde satışının olduğunu sordum(vay evliya çelebi demeyin, ürünü arayan yetmişiki ülke gezen bir hostes kardeşimiz). sorumlu bana "afganistan'da bulursunuz." dedi. ben de saf saf "aaa öyle mi, oraya uçmuyor ama belki arkadaşı vardır giden" dedim. salaklığıma yanayım. hala şaşıyorum, nasıl düşünemedim.
  • galiba internet mağazasına bulaşmamak en iyisi gidip tekin acarlardan ya da başka kozmetik mağazalarından üçüne beşine bakmadan almak lazım. çünkü ürünler güzel ve kaliteli.