şükela:  tümü | bugün
  • yillar sonra dun gece tekrar tesadufen izledigim ve konusu tesadufler uzerine kurulu olan 2004 yapimi film.
    tesaduf uzerine izlemeye baslayinca da film ustunde biraz dusunmek istedim.
    --- spoiler ---

    her seyden once filmin muziklerini cok seviyorum. oyuncu secimleri de bir o kadar basarili ama asil kahramanlar clive owen ve natalie portman. hem oyunculuklariyla cok iyi is cikarmislar hem de oynadiklari karakterlerle, ozellikle gorsel olarak, oldukca basarili bir butunluk yakalamislar. bunlarin disinda da bu iki karakter digerlerinden ayrilmakta. bu ayrimi ortaya cikaran en onemli unsur karakterlerin kendilerine guvenmelerinden kaynaklaniyor. aslinda ikisi de “aldatilan” tarafta olan ve bu acidan bir cesit “magdur” olmalarina ragmen, ikisinin de bu durumu kendileri olmaktan vazgecmeyerek oldukca basarili bir sekilde yonetiyorlar. owen’in portman’in calistigi yere tesaduf eseri gitmesi ve oradaki dialoglarina dikkat edildiginde ( bu sirada arka fonda the smiths calmaktadir) aslinda birbirlerinden etkilendiklerini cikarabiliyoruz. ozellikle portman’in gercek adini owen’a bile soylememis olmasi buradaki en onemli ipucu. fakat ikisi de eski iliskilerinin izlerini hala tasidiklari icin bu tesadufu o gecede birakabiliyorlar. owen’in o gece portmanla aralarinda gecenleri sabirla dogru zamani bekleyerek law’a anlatmasi, roberts’i geri kazanmasi hep tesadufleri dogru kullanarak hayatina yon verebilmeyi basarmasiyla mumkun oluyor. ayni sekilde portman’in owen’i terk ettigi sahnede owen’in duygularina yenik dusup kendisinden hesap sormasi, olayi biliyor olmasina ragmen kendisini teyit etmesi, portman’da bardagi tasiran son damla oluyor. cunku her seyi sineye cekmis bir insan olarak ustune bunlari duymasi, ne yapilirsa yapilsin terk etmeye cesareti olmayan insan gibi goruldugunu anlamasiyla kendi verdigi degerin karsisindaki insanda asla karsiligi olmayacagini anlatiyor. law filmin en tahmin edilebilir karakteri bence. iki insani da ayni sebepten kaybetmesiyle bu durum percinleniyor. roberts ise bence filmin bos karakterini canlandiriyor. tamamen anlik arzulariyla hareket ediyor ve sonuclarini hic dusunmuyor.
    --- spoiler ---
  • lcs takımlarından golden guardians'a transfer olmuş türk league of legends oyuncusu.
  • ligimizin açık ara en iyi jungle’ıydı, worlds’te royalde alive ile oynayabilen iki oyuncudan biri ve takımının en değerli oyuncusuydu; lcs takımlarından golden guardians’a transfer olmuş iki gözümün çiçeği.

    önce broken blade, şimdi closer. işini güzel yapan oyuncularının önlerinin ne kadar açık olduğunu gösteriyor bizde. umarım diğer yerli oyuncular bunları örnek alıp daha bi hırslanır, hem ligimiz hem uluslararası e spor başarımız daha çok artar.

    tebrikler kendisine
  • lcs takımlarından (bkz: golden guardians)’a transfer olan türk jungler.

    golden guardians’ın türkçe attığı tweet
  • disiplinin bir insanı ne kadar geliştirebileceğinin güzel bir örneği olmuştur. geçen sezon lige ilk girdiğinde herkes closer'ı takımı taşıyor diyordu. hatta meme haline gelmişti bu* gelişiminde royal youth ve bb'nin etkisinin büyük olduğuna inanıyorum. 2018 boyunca bb ile birlikte oynadığı için onun gelişimine bizzat tanık olmuştu, 2019 boyunca tıpkı bb gidip sıkı çalıştı ve gelişti. umarım bu mentaliteyi koruyup gelişmeye devam eder.
  • kadın-erkek ilişkilerini en iyi anlatan filmlerden.

    https://www.youtube.com/watch?v=bdmojfgtuzq

    ne vıcık vıcık bir romantizm, ne yolları bir türlü kesişmeyen platonik aşıklar, ne de bir türlü kavuşamama temalı ilişkiler var filmde. hatta dürüstlüğün bile çoğu zaman yapay ve gereksiz olduğunu gösteriyor.

    yabancılar her zaman çekicidir ve bu yabancılar insanın hayatını her anlamda değiştirebilir. insan hiç tanımadığı birine, sırf cinsel çekim hissetti diye, yani o kişinin bir tür manyak olup olmadığını düşünemeyecek kadar aklı gitmişken, karşıdaki kişinin gözüne şu an seninle, herkesin içinde sevişebilirim bakışıyla bakıp aleni bir şekilde flört edebiliyor. bunu yapmayan var mıdır gerçekten merak ediyorum. ya da insan aynı filmde olduğu gibi birini öptüğünde artık sevgili olduklarını karşı tarafın da düşündüğünü sanıyor veya tam tersine tüm gün sevişse bile karşı tarafa hiçbir şey hissetmiyor, karşı taraf hissederse de onu çocuklukla suçluyor. aldatıyor, aldatılıyor, tüm bunlara rağmen eski sevgilisini/eşini affedebiliyor, geri dönsün diye yalvarıyor hatta. insanların her durumda verdiği tepkiler aynı aslında. ama çoğu zaman insan kendisi bunu yapmıyormuş gibi davranıyor, hatta inkar bile ediyor. aslında film, diğer filmler gibi yeni hiçbir şey anlatmıyor. ama insanın gözüne soktuğu şeyler muhteşem.

    film, birbirinden farklı dört karakterin yıllara yayılan ilişkisini anlatıyor. bu yıllar içinde aldatan aldatılan haline dönüşüyor, karşı tarafın gururunu hiçe sayıp doğruları söyleyerek erdemli olduğunu sanan kişi bir süre sanan ayaklarına kapanan kişi oluyor, aldatıldığını hissettiği halde gitmeyen kişi bir bakmışsın birdenbire gitmiş, kendi aldatmasına bahaneler bulan kişi aldatıldığını öğrendiği anda canavara dönüşebiliyor mesela. filmde her duygu, gururunu yerle bir edip ayaklarına kapanan kişi de dahil olmak üzere hepsi bana çok tanıdık. aslında sadece bana değil kibirli ya da gurursuz gözükmemek için kendi gerçekliğini kendine bile çarpıtan kişiler de olmak üzere herkese tanıdık.

    filmi asıl güzel yapan şey, filmin cesur olması. insan hayatına ve diğer kişilerle olan ilişkilerine çok gerçek bir çerçeveden bakıyor. garsonluğun geçici bir meslek olduğuna herkesin inandığı dünyada garsonluğun kalıcı bir meslek olduğunu pat diye söyleyebiliyor. çok basit bir sahne ama insanın bir şeyleri inkar etmesini çok güzel anlatıyor. sergileri gerçekliği yalan haline getirip pazarlayan şovlar olarak gösteriyor. aşkın takıntılı ve herkese her şeyi yaptırabilecek kadar güçlü ve insanı kör eden bir duygu olduğunu gösterip insanlara ayna tutmak, asıl önemlisi tutulan aynada da kendini görmek istemeyen kibirli insanoğluna bile kendini gösterebilen filmlerden.

    insan her şeyi affedebiliyor. bunun sebebi zaman da olabilir, karşıdaki kişiye duyulan bitmeyen arzu da olabilir. bu takıntılı şehvet insana her şeyi yaptırabildiği gibi, karşıdakinin de her şeyi yapmasına izin verebilen, yaptığında da onu affeden garip bir ruh haline sokuyor. her şeyi affediyor da kararsız ruh hali içine işlemiş birini affedemiyor işte.

    https://www.youtube.com/watch?v=9u7hgkl57n8
  • filmde oynayan oyuncuların yetenekleri aşikar ve çok başarılı. bunun haricinde günümüz ilişkilerini irdeleyen, ufak dialoglarda güzel mesajlar veren, bence gerçek anlamda vurucu bir film.

    her izlediğimde; aslında aşkın bir ilüzyon, ve bağımlılık hali olduğunu, her insanın kendini rahat hissettiği insanı bir şekilde aldatmaya meyilli olduğu ve hiçbir erkek ya da kadının ömrü boyunca tek bir kişiye bağlı kalamayacağını anlıyorum.

    ******** spoiler**************

    anna karakterinin bir cümlesi var, eşine onu aldattığını anlattıktan sonra, eşinin aldattığı kişiyle yaptığı seksle alakalı ayrıntıları sormasının üzerine;

    “ why is sex so important?” der.

    gerçekten de takıldığı nokta buydu eşinin, duygusallık sanki önemsizmiş gibi..

    *************spoiler***********

    dün geceki uykusuzluğuma mal olsa da gayet izlenebilir bir filmdir.
  • kadroya bakınca barcelona yapılan film kumburgaz belediyespor.

    hiç bir alt yapısı yok. sevemedim de diyemem bir garip film üzerine düşünülecek bir şey yok
  • damien rice gibi bir efsane şarkıcıyı tanımama sebep olan film. dürüstlüğün dibine vurup, yaşanılan aldatılmaların bile tüm detay ve çıplaklığı ile anlatılması. türüne göre bu bağlamda diğerlerinden farkını hissedebiliyorsunuz.
  • kings of leon'un harika parçası.
    "she took my heart, i think she took my soul."