şükela:  tümü | bugün
  • belek'te adam & eve'in hemen yaninda mayis 2007 itibariyle kurulmustur. icerisinde 3 adet tenis sahasi,1 basketbol fasilitesi, 2 adet beach volley sahasi, 1 adet mini golf fasilitisei barindiran, sonradan genis bir alana kurulmasinin avantajiyla ciddi buyuklukte havuzu olan ve 2 adet genis ve gorkemli iskeleye sahip tatil koyudur. 9 adet alacart restorani (hint, japon, turk, italyan fransiz vs.), onemli buyuklukteki acik bufe icerigi ve alaniyla yemek konusunu sorunsuz cozmustur. isteyenler icin terasta jakuzili executive odalar ve tum odalarda plazma tv fasilitesini de barindirmaktadir. kurban bayraminda ibrahim tatlises ve ebru gundese konukluk edecek klup henuz tam olarak isminin duyulmamasinin avantajiyla 2008 yazi icin tatilcilerin short-list'inde bulunabilir.
  • 2007 kasim ayinda bile 1700 kisilik kapasitesinin 1200'unu doldurmayi basarabilen, cogunlugu alman turistlerden olusan, enfes yemeklere sahip tatil koyu. vip misafirleri icin teras katinda 30 m2'lik jakuzili terasi bulunan, balayi ciftleri icin cok ozel servis ve programlari bulunan guzel otel.
  • sikayetvar gibi sitelerde okuduktan sonra tırsarak gittiğim, ancak yazılanların büyük ihtimal rakip firmalar tarafından yazıldığına emin olduğum tesis.

    burası antalya belek' te yer alan, ets kuruluşuna bağlı, 7 yıldız planlanan, ancak 5 yıldız alan bir tatil köyü. rezervasyon olayını ets' den başka yerden yaptıramazsınız.

    tatil köyü henüz girişte oha dedirtiyor. odalar dahil otelin her tarafı plazma tv.ler ile kaplı. bu sene açılması sebebiyle bütün her şey yepyeni ve gıcır gıcır.

    otelin genel yapısına bakacak olursa, 2 ana, bir yedek bina ve club odalardan oluşmakta. ana ve yedek bina odalarının dizayn ve büyüklüğü aynı, clup odaları 3 m2. daha küçük ve yerleri halı kaplı değil.

    ana binaların ön cephesi suit olarak geçiyor ve tüm odalar deniz manzaralı. jakuzi içinde akdeniz izleyebilirsiniz,ancak fiyat farkı var bu odalarda, değer mi derseniz, değmez, çünkü açık deniz dışında hiç bir manzaranız yok.

    kara tarafı, toros dağları görüyor ve arkada bulunan relax havuza açılıyor, club odaları ile beraber ana binaya 5 dakika uzaklıkta. kesinlikle bu odalar tavsiye edilir. aynı zamanda 4 alakart restaurant a ulaşımınız bu odalardan daha kolay.

    genel konsept, her şey dahil sistemi üzerine kurulu, ancak alakart restaurantların yemek kalitesi daha yüksek. 7 ülke mutfağının yemekleri sunuluyor buralarda. ancak rezervasyonlu olduğu için sabah 9' da kalkıp aramak zorundasınız, çünkü 9:01 de doluyor hepsi. köy kahvaltısı ise hak getire.

    spor salonu, sauna ve fin hamamı 4/4' lük. spor salonunda olan aletler, emin olun istanbul' un en lüks spor merkezinde yoktur. sauna içinde uyuyan rusları görürseniz, öldü diye dürtmeyin. onlar öyle garip alışkanlıkları olan bir millet.

    tesiste 2 iskele, 4 havuz, bir mini golf sahası, bir sinema, bir amfi tiyatro, 10 kadar restaurant ve bir o kadar bar var. barlarda çıkan müzisyenler çok kaliteli. yok yok anlayacağınız, ancak hizmet konusunda sıkıntıları var. personel yetersiz kalabiliyor ve sorunlar yaşayabiliyorsunuz. ancak halkla ilişkiler ekibi başarılı, 1 saat içinde battaniye getiren oda servisini hizaya çekme konusunda gayet iyiler.

    bir gidenin, bir daha gitmek isteyeceği bir tesis gerçekten. ilerleyen yıllarda adından sıkça söz ettirecektir.
  • alanının çok geniş olması ve hemen bitişiğinde başka tesis olmaması sebebiyle ferah bir tatil olanağı sunan ets grubunun en yeni tatil köyü. açıldıktan bir ay sonra gitme riskini göze almamızın götümüze giren tek tarafı housekeeping servisinin henüz oturmamış olmasıydı. 1 hafta boyunca odada devasa bir ölü böcekle tatil yapmak, yemekten gelirken ona da çörek falan getirmek, duşa girme önceliği tanımak, her sabah kalktığımızda günaydın demek çok güzeldi. doğaya karşı daha pozitifim artık.
    bizim odalara bakan housekeeper teyze sana sesleniyorum yaw hiç mi görmezsin o koca hayvanı odanın ortasında koca bir haftaaa?!
  • "şu anda bu entry girdiğim yer" diye bir giriş yaptırmayan cimri tatil köyü (ne güzel hava atacaktık halbu ki!).
    sınırsız yemek, sınırsız içki, güzel havuz, bir ton hoş aktivite veren ama üç kuruşluk internet bağlantısını paralı yapan tesis.
    ama internet bağlantısı ve ince duvarlarını saymazsanız gerçekten leziz ve güzel bir tatil vaad ediyor. doğayla iç içe bir mimarisi var. mayıs ortalrında gidilirse de bayağı hesaplı oluyor. muadillerine göre paranızın karşılığını daha fazla veriyor.
    yeni bir yapı olması da cabası.
  • kapisi sikistigi icin 4 gunde 2 kez tuvalette kapali kaldigimiz, dusun kapisi tam kapanmayan ve ickilerinde alkol orani cok dusuk mekan. yine de a la carte restoranlari harika ve bircok dunya mutfagi mevcut, calisanlari gayet guleryuzlu ve turk turiste giciklik yapmayan kafa insanlar. eger yaninizda cocuk yoksa adult restoranda efendi gibi sakin sakin acik bufenizden yiyebilirsiniz.

    bu arada, sek votka ve mesrubati ayri isteyip karistirmak alkol orani icin basarili bir cozum.
  • standart müşteri iseniz her içkinin sadece çakmasını bulabileceğiniz mekan. konsantre meyve suları, markasız içkiler, dandik şaraplar. baileys, smirnoff, absolut, ballantines gibi markalı yabancı içkiler sadece vip müşterilere beleş o da yalnızca planet bar denen ve gece 12'de kapanan mekanda. jack daniels hiç bir şekilde yok zaten. enerji içeceği planet bar dışında ekstra. mojito yapmayı bilmeyen, viski-enerji istediğinizde "aaaaaa öyle bir içki mi var, hiç duymadım" diyen barmenler var. pastanesi ve dondurmaları son derece başarısız, ana restorandaki yemeklerin bir çoğu hindi etiyle yapılıyor. ve işin en kötüsü neredeyse tüm kapalı mekanlarda kara sinek var.

    adam and eve'den sonra gidildiğinde fena halde sınıfta kalan otel.
  • akıllara seza otel....
    otel puanlama sitelerinde yüksek puanı ile göz doldurmasına karşın, fatih sultan mehmet'in süt annesinin pişirdiği keşkül otelde yer almadığından süper karalama politikası izlenen sitelerden gördüğümde, az daha rezervasyon iptalini düşündüğüm, sonra da denemeye karar verdiğim mis gibi otel...

    7 günlük bir tatil bu kadar mı güzel geçer, bir tatilde aranan her şey bu kadar mı layıkıyla bulunur, personel bu kadar güleryüzlü, odalar bu kadar modern, yemekler böyle leziz, relax havuz rüya gibi, kumsalı bu kadar mı harika olabilir bir tesisin...

    tavsiye sitelerine güvenmemek gerek onu anladım.
    ya da ben fatih sultan mehmet'in süt annesinin pişirdiği keşkül otelde yer almadığından süper karalama politikası izleyen müşteriler kalitesinde değilim, bilemedim ben onu...
  • genel anlamda oldukça kaliteli hizmet veren ancak buna mukabil etsnin kendi oteli olmasından kaynaklandığını düşündüğüm parası olan herkese önerilmesi durumundan mütevellit benim gittiğim dönem itibariyle aşağıda değineceğim çeşitli iğrençlikleri bünyesinde barındıran insanlara da ev sahipliği yapan bir tesis burası. ama ben bunlarla ilgilenmem tatilime bakarım diyorsanız şahane bir tesis ki bu durum bence pek olası değil.

    şimdi detaya inelim ve sırayla otelin özelliklerinden bahsedelim.

    --restaurantlar-- (otelde 2 adet ana 7 adet a la carte restaurant bulunuyor)

    ---ana restaurant : sabah, öğle ve akşam yemeklerinde hizmet veren ve tüm otel müşterilerinin kullanımında olan bu mekanda hemen hemen her gün aynı mezeler ve otelin hizmet kalitesine yakışmayan tatlılar çıksa da bulunan onlarca çeşit yemeğin içinde bir çok hd tesise göre ziyadesiyle mutlu olursunuz. sabah kahvaltılarındaysa türlü türlü hamur işlerinin yanında şahane omletler, waffle ve her gün kaliteli markalara ait sucuk, sosis, salam gibi et ürünlerini olması ayrı bir güzellik.

    ---+16 restaurant: ana restaurant nasıl çalışıyorsa aynı sistemle çalışmasına rağmen biraz daha az çeşit bulunan bu mekana adından da anlaşılacağı üzere 16 yaşının altındaki çocuklar alınmıyor, kafa dinleyerek yemek yemek isteyenler için harika.

    ----kebabistan a la carte: otelde gidebileceğiniz en güzel 2. a la carte olarak burayı önerebilirim, menüsü çok zengin olmasa da güzel kebaplar yapıyorlar ve mezeleri fena değil.

    ----ela ela rum tavernası: işte otelin açık ara en mükemmel yemek yeme mekanı, ne yapın edin bu mekanda 1 akşam yemeği yiyin. harika yemeklerinin yanında rumca ve türkçe parçalardan oluşan repertuarı ile canlı müzik yapan grup ve aşırı ilgili garsonlar yemeğinizi ve gecenizi şölene çeviriyor.

    ---meksika a la carte: meksika yemeği sevenler için güzel bir alternatif ancak lastik gibi gelen fajitas masadan çok mutlu kalkmanıza mani oluyor, elinde gitarıyla ketifli bir yemek müziği çalan amca da ayrı bir renk.

    ---italyan a la carte: garsonları çok kibar ve bilgilendirme konusunda çok istekli ancak yemekleri konusunda aynı iyimserlikte olduğumu söyleyemem zira çok sınırlı menüsü orada 1 akşam yemeğinizi heba ettiğiniz hissine kapılmanıza neden oluyor.

    ---köy kahvaltısı: bence sıcak sıcak gelen pidesi ve masada sürekli kaynayan bakır çaydanlıktaki çau dışında hiç bir atraksiyonu olmayan gereksiz bir a la carte. ana restauranttaki kahvaltılıklardan üç beş çeşit seçilip önünüze konmasından başka bir olayı yok. aynı yemekler başka bir yerde zebil gibiyken burda aza tamah etmeye hiç gerek yok.

    ---fransız, japon ve balık a la carte restaurantlarına gitmediğim için yorumu giden tatilcilere bırakıyorum.

    -gelelim öğlen atıştırabileceğiniz diğer mekanlara.

    --- çok güzel gözlemel yapan gözlemecisi, bir tanesi +16 olan iki tane havuz kenarı mekanı, tost yiyebileceğiniz büfe görünümlü şirin mekanı ile gözünüzü ve miğdenizi rahatlıkla doyurabileceğiniz bir çok mekan mevcut.

    ---içecekler: her tarafta dolaplar ve içlerinde kutu kutu, şişe şişe su, coca cola, fanta, sprite, soda, nestea ve uludağ limonata bulunuyor. ayrıca yemek yerken 1 litrelik cappy meyve sularndan istediğiniz kadar alabililiyorsunuz.

    ---barlar: otelde o kadar çok bar var ki yazmakla bitmez, her türlü içkiyi bulabilirsiniz sıkıntı olmaz.

    ---pastahane: otelin havuz tarafından girişinde bulunan bu mekanda her gün sabah 11:00 akşam 18:00 saatleri arası onlarca çeşit pasta ve hamur işi ile karnınızı doyurabilirsiniz.

    ---dondurma: tesisteki en rezalet yemek çeşidi olaran bunu sayabilirim dondo diye berbat bir markanın buzlu dondurmalarından başka şansınız yok.

    şimdi gelelim ikinci ana başlığımız olan havuzlara

    ---ana havuz: otelin ortasında dev gibi bir havuz var ancak günün büyük bölümünde kalablıktan dolayı kulaç atılacak yer yok.

    ---+16 havuzu: 16 yaşından küçüklerin giremediği, garsonların buzlu tepsiler içinde karpuz ikramı yaptığı harika bir yer.

    ----relax havuzu: adına yakışır bir mekan değil, her zaman çocuk bağırış çağırışlarına maruz kalırsınız.

    ----aqua park: 5 adet kaydırak var ki hillside denilen ve botla kayılan kaydırak için sadece 3 tek kişilik 1 çift kişilk bot bulundurmaları oldukça saçma, sıra beklemekten sıkılıyorsunuz.

    üçüncü ana başlığımız olan otel çalışanlarına değinelim.

    ---garsonlar: her zaman güler yüzlü olan garsonlar bugüne kadar hiç bir otelde görmediğim kadar iyi hizmet veriyorlar.

    ---barmenler: yardımcı olmak için ellerinden geleni yapıyorlar.

    ---kat hizmetlerinde çalışanlar: işlerini gayet güzel yapıyorlar.

    ---aşçılar: sorduğunuz hiç bir soruyu karşılıksız bırakmıyorlar ve her zaman yardımcı olmaya çalışıyorlar.

    ----müşteri ilişkileri: tüm sorunlarınıza güler yüzle çözüm bulmaya çalışan bir ekip, özellikle çağrı bey her zaman her konuda yardımcı olacaktır.

    ---animatörler: bence en önemli konulardan biri bunlar ki kendilerine söyleneceklerin özeti rezalet bile olamadıkları. adamlar selam vermezler, günlük aktivite programını kafalarına eserse anons ederler, müşterilerle arkadaşlarıymış gibi tartışabilecek cesareti kendilerinde bulurlar. kısaca bugüne kadar gördüğüm en berbat animasyon ekibine sahip otel olarak açık ara burayı yazabilirim.

    --odalar

    ---en ucuz odaya rezervasyon yaptırmamıza rağmen daha pahalı olan otel odasıında bir odanın bize tashsis edilmesi tatilin ilk dakika süpriziydi ve tatilin çok keyifli geçeceğinin sinyaliydi. odada çift kişilk çok rahat bir yatak vestel marka bir lcd televizyon çok büyük bir balkon mevcut. tek kusuru banyoda havlu askısının ve lavobonun fazla alçak olması ve sıvı sabun bulunmamasıydı.

    gelelim otelde tatil yapan insan profiline,

    haşemasıyla kocaman simitin içine girmiş +50 bayanlarda var bu tesiste burnunu kurcalayıp havuzda elini temizleyenler de. ayrıca şezlong konusunda ciddi sorunlar var zira herkes yattığınız şezloınga göz koyup yarım saatte bir orası bizim yerimizdi galiba diye başınıza ekşiyebilir. bir başka seferinde yemek yemeye gittiğinizde dönüşte havlunuzun bir köşeye atıldığını şemsiye yada şezlondunuzun kendi kendine yürüdüğünü görebilirsiniz.

    doğuştan angora tavşanıyla rekabet edebilecek düzeyde kıllara sahip adamların orasını burasını kurcalaması eşliğinde 170cm boya sahip olmasına rağmen 120kilo olan 2 tane orta yaş üzeri insanı havuzun kenarınsa dinlenen herkesi ıslatmak pahasına hayvanca güreşine tanık olabilirsiniz.

    aldığı kolayı havuzun kenarında açıp bir kısmının havuza dökülmesine seyirci kalan ebeveynlere sahip veletlerin kanayan dizleriyle havuza dalarak yaptıkları iğrençlikten sonra havuzdan tamamen soğuyabilirsiniz.

    ayağındaki çorabının üstüne giydiği terliği ile sıra mefhumu olmadan yemek kuyruklarının önüne dalmaya çalışan tiplerle yemek yerken her türlü iğrençliği sergileyebilenleri de bu tesiste bulmak mümkün.

    şimdilik aklıma gelmeyen ancak ilerde geldikçe ekleyeceğim türlü rezalete rağmen tesis genel olarak çok kaliteli ama daha önce de belirttiğim gibi bu nüfus cüzdanı taşıyan organizmalara tahammül edebileceğinize emin olarak gitmenizi öneririm.

    daha bahsetmediğim onlarca özellik var ancak benim faydalandıklarım bunlardı daha sonra aklıma gelenleri ekler gitmeyi düşünenlere yol göstermeye çalışırım.
  • havuzuna girmeden önce şezlongumun üzerine bıraktığım çantanın içindeki gözlüğümün, bir daha geri gelmemecesine, coşarcasına beni bıraktığı, sır olduğu, ebediyete intikal ettiği tatil köyü.
    imkan ihtimal vermedim. bir yerlerde düşürmüşümdür diye kendime ve eşime yalan söyledim ama olan oldu.
    yalnız, gözlüğümü alan kişi, şezlongumun ayak ucuna içilmiş bir türk kahvesi fincanı bırakmış idi. adeta kartvizit gibi birşeydi.

    durumu müşteri ilişkileri ile çeşitli kereler yaptığım her görüşmede bana gözlüğün markası soruldu. oradaki bir arkadaşın yorumu çok ilginçti:
    mi: gözlüğün markası nedir?
    ir: prada
    mi: kaliteli birşeye benziyor. hmmm, gitmiştir o.
    ir: ???!!!

    aşağı yukarı 10 yıldır çıktığım yurt içi otel gezilerimin tamamını ele alırsak böylesi bir hadise ilk defa başıma geliyor. bu olumsuzluk nedeni ile oteli karalamayacağım. herhangi bir başka yerde de olabilirdi. daha önce olmaması bir şans olsa gerek... ya da... neyse...