şükela:  tümü | bugün
  • balik yerken masada olmasi şart olan yiyecek..
  • "çobansalatasi", reklamcilik dünyasinin duayenlerinden vural sözer tarafindan derlenen bir yazim kilavuzunun adidir ayrica... diger kilavuzlardan farkli olarak, dilimize yerlesen yabanci kelimeleri de içerir... böylece dilin yasayan bir olgu oldugunu, sürekli degistigini, dillerin birbiriyle etkilesim içinde olduklarini yadsimayan tavriyla övgüyü hak eder... barajans yayinlari'ndan... yine vural sözer tarafindan derlenen, deyimler sözlügü (epsilon) ve atasözleri sözlügü (epsilon) de siddetle tavsiye edilir...
  • coban salatasinda salatalik olmaz. sogan, domates, maydanoz, yesil biber olur. bol zeytinyagi, istege gore taze sikilmis limon suyu ya da sirke, bir de tuz konur. soganlar tuz ile ovulur ve yikanir, sonra sirasiyla biberler, domatesler ve maydanoz dogranir. karistilirip servis tabagina alinir, ustune zeytinyagi ile limon suyu ya da sirke ve tuz karisimi (bkz: salad dressing) eklenir. yaz sofralarinin vaz gecilmez ogesidir, bol domateslisi pek makbuldur.
  • (bkz: coban kavurma)
  • osmanlılar döneminde esir düşüp ve amerika'ya götürülmüş leventler* tarafından uzak topraklara taşınan geleneksel yiyeceklerdendir. birleşik devletler'de cowboy's salad namıyla bilinir.
  • her ne kadar coban felan diye asagilanmaya calisilsa da iyi yapildi mi salatalarin kralidir aslinda. lokantadaki yemegi bolca asit salgilayan mide ile beklerken kurtarici olarak gelir konar masaya*, o andan sonra masadaki sohbet anlamini yitirir, "beni yalniz birakin, banmak istiyorum salataya" diyesi gelir insanin. iste boyle bir yildizdir coban salatasi, denizcilerin yol arkadasi kuzey yildizi gibi..
  • suyuna ekmek banılıp salatadan çok zeytinyağı soslu ekmek yediren salata. üzerine doğranmış nane ile bir başka olur. balık ve yaz garnitürüdür.
  • bir lokantanin iyi bir lokanta olup olmadigini anlamak icin sipari$ edip denemeniz gereken salata.
  • patates cipslerine bile girmis olan lezzet. (bkz: lays)