şükela:  tümü | bugün
  • annemin kurban gittiği anlayış, adet, zihniyet artık ne boksa iğrenç şeydir. büyüdüğüm zaman anladım annemin neden heidi'yi izlerken ağladığını. yalnız başına büyümüş birey ortaya çıkarır bu nane. neyseki artık evebeynler daha bilinçli. yani bilinçliler çoğunluk. yada en azında çocuk vermiyorlar kardeşlerine.
  • çocukluk arkadaşımın başına gelendir.
    benden bir yaş büyüktü. 5 kardeşlerdi. dayının çocuğu olmayınca ona verdiler. dayı ve eşi çok sevdi onu. ama dayının eşi böbrek hastasıydı ve vefat etti.
    dayı bir kez daha evlendi. yeni eş de sevdi başlarda ama çocukları olunca istemedi arkadaşımı. o da öz anneye geri verildi. anne bir türlü ısınamadı ona karşı. ve kızcağızı genç yaşında evlendirdi. çok çalışkan olmasına rağmen okutmadı annesi. ama o her zaman neşeli bir insandı. yıllar sonra karşılaştık o kadar güzel bir anne olmuş ki. oğulları ile arkadaş gibi aynı zamanda. o güzel insandan da bu beklenirdi. umarım çok mutlu olur. hayali de tekrar okula dönmek :)
  • bundan daha mal bir davranış olamaz. ne kadar çok çocuğun olması da önemsiz kanımca.

    eskiden anadolu'da kaldı bitti gitti diye düşünmemek lazım.
    tanıdığım bir kadın 50'ye yakın yaşlarda hiç evlenmemiş, büyük de bir hastahanenin yöneticisi yani eğitimli falan filan. 40 yaşlarındaki erkek kardeşinin ilk çocuğunu (oha hem de ilk) alacağını söylemez mi.
    yuh amq karısı o mal kardeşin, sığır öküz kardeşin hadi diyelim bunu yapmana izin verdi o bebeğin bir annesi olacak değil mi. o ne diyecek bu duruma hiç aklına getirmiyorsun.

    zaten kendisi göt kardeşi daha götün götü bir adamdı. hoş, o sığır adamla evlenecek bir mal olduğunu da sanmam ya neyse.
  • tencere mi lan bu
  • üzerine çok az konuşulan ama gördüğüm kadarıyla ülkemizde çok yaygın olarak yaşanan bir hadise. farkında olunmayan yaralarımızdan biri. burada bile 4 entry var ama eminim bir çoğunuz çevresinden böyle bir hikaye duymuştur.

    annemin bir tanıdığı bunu yapmış. bazı hikayeler çok iz bıraktığından herhalde, tekrar tekrar anlatmıştır bunu. iki kız kardeş, birinin çocuğu olmuyor, diğerinde 3 çocuk. kardeşi için, bir nevi sipariş üzerine çocuk doğurup alt katında oturan kız kardeşine veriyor. sürekli görüşüyorlar elbette. çocuk büyüyor ve babasının küçük bir kopyası, sapsarı saçlı mavi gözlü, yüz hatları biyolojik babasının birebir aynısı. daha ilginci biyolojik babaya aşırı derecede düşkün. ne zaman oturmaya gelseler kalkacakları zaman 'ben y. amcalarla kalmak istiyorum' diye ağlıyor. o öyle dedikçe iki kız kardeş de hüngür hüngür ağlıyor. tam bir aile dramı.

    bunu yaşayan ya da bu olaydan dolaylı etkilenen bir çok hastam oldu. hikayelerini dinledim. yaralarını onarmaya çalıştık birlikte.
    'kardeşimin çocuğu yok, 3 numarayı ona vereyim' diyen mi dersiniz, sırf vermek için çocuk doğuran mı..komşuya tuz verir gibi çocuk vermek. nasıl bir aymazlıktır hiç anlayamam.

    bu olay öylesine farklı boyutlarda etkiliyor ki aileyi..
    verilen çocuk: istenmeyen, değersiz birisi olarak algılıyor kendini.
    veren ebeveynler: yoğun suçluluk duyguları yaşıyor.
    alan ebeveynler: çocuğu ailesinden ayırmaya yönelik yine suçluluk duyguları.
    biyolojik kardeşler: evde kalan/kurtulan olmanın suçluluğu ve çocuklarını 'veren' ebeveynlere karşı güvensizlik.

    toplumsal bir yara bu mesele. insanların bilinçlenmesinden yana çok umudum yok açıkçası ama belki tüp bebek gibi yardımcı üreme tekniklerinin ilerlemesi bir nebze etkili olur da daha fazla çocuk ayrılmaz annesinden.
  • benim de bir akrabam böyle yapmış. kuzenimin düğününde öğrenmiştim bu durumu. kuzenimin anne ve baba adını zikrettiler, ne oluyor lan dedim. sonra öğrendim ki, çocuğu olmayan akrabama vermişler kuzenimi.

    hiç hoş bir şey değil. bir tarafın çocuğu olmuyor diye çocuk annesinden, babasından, kardeşlerinden koparılır mı ya? gerçekten bunu yapan akrabalarım gözümden düşmüştü o anda. o vakitten beri de çok iletişimim yok onlarla. alan tarafla da veren tarafla da.
  • malesef baba tarafında çok yaygın olan durum. babaannem babamı dedemin çocuk sahibi olamayan kız kardeşi için doğurmuş bir nevi. fakat ana yüreği vermekten vazgeçmiş. tabi bu durum aralarının açılmasına sebep olmuş. iki sene sonra amcam doğduğunda bu sefer vermek zorunda kalmış. amcam belli bir yaşa kadar halısını annesi sanarak büyümüş. sonradan hala ölüp, eşi de başka biriyle evlenince amcamı dedem geri almış. amcamın öz ana babası ile arası hiç iyi olmadı. onlara karşı hep kin besledi yıllarca. daha böyle dolu acı hikaye var ailemizde.
  • malesef benim de yakın bir arkadaşımın başına gelen bir durum bu. amcasıyla yengesinin çocuğu olmuyor diye, doğduğu zaman amcasına verilmiş. yıllarca arkadaşım amcasını baba, yengesini anne olarak bilmiş. üstelik arkadaşım amcasına gittikten sonra kardeşleri de olmuş. buna rağmen amcasıyla yengesi kendi çocuklarından ayırmamış, her daim el üstünde tutmuşlar kızı. ama yıllar sonra bir akraba çocuğunun arkadaşıma gıcık olması üzerine carlaması sonucunda öğrenmiş evlatlık olduğunu ve amca bildiğinin gerçek babası olduğunu, baba bildiğinin ise amca olduğunu... kızcağızın şimdi 2 annesi, 2 babası, bilmem kaç tane kardeşi var. orjinalde kuzeni olanları gerçek kardeş gibi bilir, biyolojik ailesine karşı hep bir mesafelidir. yine de iyi yürekliliği, gene anne baba, kardeş der onlar için de... ama her daim biyolojik amcasına ve yengesine, kısaca anne baba bildiği kişilere minnet duyar onu böyle yetiştirdikleri ve iyi bir insan haline getirdikleri için.

    herkesin bahtı açık olsun, ama bu ne midesizliktir arkadaşım. sen nasıl el kadar bebeğini memeden kesip başkasına verirsin? gerek anne, gerek baba olarak soruyorum. daha sonra o çocuğa "yea sen aslında bizim çocuğumuzsun. bize karşı da sorumluluk bilincin oluşsun. bizi de sev say." falan ne kafa anlamak mümkün değil. hadi çocuk olmuştur, siz çok kötü durumdasınızdır. buna rağmen veremezsin ama diyelim ki çocuğun hayatı kurtulsun diye verirsin falan. bu böyle de değil. sat bari doğurup doğurup, gelir elde edersin. tövbe tövbe.

    allah affetsin.
  • malliktir. başka bir tanım yapamiyorum. oğlumu yeri geliyor kendi anneme gözüm arkada bırakıyorum. oldu ki kalkıp doğurup akrabama vericem. nasıl bakacak? nasıl davranacak? çok acayip işler, değişik kafalar. akıl fikir diliyorum.
  • bir zamanlar çocuk sahibi olamadığı için halamın annemden talep ettiği ve reddedilince bir süre anneme küstüğü, bu ülkedeki ölen eşin kardeşiyle evlendirilme olayıyla yarışan bir vicdansızlık. (bunu da teyzem yaşamış, hala yaşıyor. nasıl aileymişiz!)

    sonuç: halamın annemden çok çocuğu oldu da küslük falan kalmadı.