şükela:  tümü | bugün
  • şehit asteğmen burak okay'ın babası tarafından haykırılan ve çok şey anlatan cümle...

    sabah gazetesindeki habere göre baba sezai okay'ın ağzından tam olarak şu cümle çıkmış "çocuk benim çocuğum, çocuğumu bu vatana helal etmiyorum''

    haberin linki http://www.sabah.com.tr/gnd116.html

    özellikle son dönemde çok fazla duymaya başladığımız bir cümle bu..."vatan sağolsun demiyorum" lafını eskiden bu kadar fazla duymuyorduk galiba...

    her şehit cenazesinde duymaya alıştığımız "vatan sağolsun diğer çocuklarım da vatana feda olsun" laflarından "çocuğumu bu vatana helal etmiyorum" haykırışına bir gecede gelmedi bu toplum...burada açık bir zihniyet değişiminden bahsedebiliriz...

    bu konuda engin ardıç'ın şu satırları da konuyu daha iyi açıklaması açısından manidardır sanırım..
    http://www.aksam.com.tr/yazar.asp?a=52018,10,2

    not: sabah'ın linkinde problem varmış sanırım...haberin tamamı aşağıda..

    şehit asteğmen burak okay'ın babası, "oğlum belirsiz bir savaş içinde, hiç uğruna öldü. bu siyasiler lübnan'a asker gönderirse iki elim yakalarında olacak" diye tepki gösterdi.

    hakkâri ve şırnak'ta şehit olan 3 bursalı şehitten 2'si, dün ulucami'de kılınan öğle namazının ardından pınarbaşı'ndaki şehitliğe defnedildi. gözyaşının sel olduğu cenaze töreninde şehit piyade er mehmet öztürk'ün annesi oğlunun tabutuna sarılarak, "şehit olacağım dedin, sözünü tuttun" diye gözyaşı dökerken, asteğmen burak okay'ın babası sezai okay, "benim oğlum tek kurşun atmadı. nasıl sınırı korur?" diye feryat etti. "çocuk benim çocuğum, çocuğumu bu vatana helal etmiyorum'' diyen baba sezai okay, şunları söyledi: "benim oğlum şehit değil. benim oğlum çanakkale'de savaşmadı, inönü'de savaşmadı, anafartalar'da savaşmadı. benim oğlum, ne olduğu belirsiz bir savaş içinde hiç uğruna öldü. ne için öldüğü belli değil. bunun adı da savaş değil. yazık değil mi bu ülkeye. lübnan yerine kandil dağına asker gönderin. bu siyasiler lübnan'a asker gönderirse, ikielim yakalarında olsun." baba okay, başbakan erdoğan'a da seslenerek, "benim de oğlum senin oğlun gibi amerika'da en iyi okullarda okudu. sen oğlunu neden pkk'yla savaşa göndermiyorsun? bizim evlatlarımız daha mı az kıymetli?" diye gözyaşı döktü.

    şehit anneleri kucaklaşti
    annesi neriman okay da şöyle dedi: "bisiklete bile bindirmedim kaza yapacak diye. 3 gün eğitim verip de eline silah tutup çatışmaya gönderilmez. benim oğlumun süper ingilizcesi, bilgisayarı vardı. lübnan'a asker gönderecek yasaya imza atanlar, oraya kendi çocuklarını göndersinler." bu arada burak okay'ın annesi neriman okay ile mehmet öztürk'ün annesi emine öztürk'ün çocuklarının tabutların başında karşılaşması, göz yaşarttı. neriman okay, emine öztürk'ü kucaklarken, "senin acını bir tek ben anlarım. bizim oğullarımızı öldürttüler" diye ağladı.
  • özenle büyüttüğü evladını kaybeden annenin feryadı. gencecik, yıllarca emek verilerek yetiştirilmiş insanların bu şekilde yok olup gitmesi çok üzücü bir durum.
  • vatan kavramının cocuk feda edilecek kadar kutsal sayildigi gunlerin sona ermekte oldugunu gosteren feryat. turk kurt amerikalı toplasam 100 tane başıbuyuk istese bu saçma teror 1 gunde biter mi? biter. iste problem bu zaten. bu savasin bu olumlerin mesru bir tarafı yok ve aileler bunu farkediyorlar yavaş yavaş. bu yuzden eskiden "vatan sağolsun ben ağlamayacağım" diyen anneler artık isyan ediyorlar. steve abi ekolunu de yaşatmak için amına koyim boyle terorun gotunu sikiyim boyle savaşın.
  • 20 yıldır akan bu kanı durdurmanın tek yolunun barışcıl bir çözüm için masaya oturmak olduğunu anlmayan ve halkın kendilerinden daha az kafatasçı olmasını hazmedemeyen faşist köpeklerin ardından havlamaya başladığı beyan.
  • malum tezkerenin kabul edilmemesinden sonra malum devletlerin etkisiyle tsknin eli kolu baglanmistir. eskiden iraka,irana hatta suriyeye elini kolunu sallayarak giren sicak takip yapan tsk artik bu islevlerini yerine getirememektedir. muhtemelen osman pamukoglunun unutulanlar disinda yeni bir sey yok kitabinda anlattigi izlemeler ve taktiklerde yapil(a)mamaktadir. ordunun icine dusuruldugu bu acz sonrasinda halkin genelinin sahip oldugu ruh halinin soze dokulmus halidir.

    erdal sarızeybekin semdinli de siniri asmak kitabinda bahsettigi kacakcilik olaylarida olaya tuz biber etmektedir. (kacakciliga goz yummayan karakol komutaninin saldiri ve pusudan rahat edememesi.)

    burada oncelikle tartisilmasi gereken halkin nicin askerlik yaptigi degil, tsk nin bu duruma politikacilar tarafindan nasil dusuruldugudur. zira 92-94 yillarinda askerin tuggeneral osman pamukoglu zamaninda guneydogudaki eylemlerinde sehit/pkk kaybi oranina bakildiginda durum daha net izlenmektedir. malum devletlerin istedikleri olmakta ve halkin askere olan guveni yikilmaya calisilmaktadir. konuyla ilgili mustafa yıldırımin sivil orumcegin aginda kitabina gozatmanizi tavsiye ederim.
    kisa bir ozet icin (bkz: #7409062)

    umarim yeni genelkurmay baskanimiz yasar buyukanitin yapabilecegi birseyler vardir. umarim makamin eli kolu baglanmamistir.
  • "onlar ki sıksan şüheda fışkıracak toprak için yıllarca oğullarını başlarına kına yakıp yolladılar askere. artık "vatan sağolsun" diyemiyorlarsa bir bildikleri vardır."
    melike ilgün

    yazinin tümü icin;

    http://www.kanalturk.com.tr/…ar.php?yazarlar_id=214
  • bugün onlar bizim 3 askerimizi öldürür, biz onların 7. yarın onlar bizim 10 askerimizi öldürür, biz 20. nedir bu maç skoru mu? bitmez bu garip şey böyle. gerçek nedenlere inilmedikçe sürekli aratar bu sayı. bu babanın evladı ölmüştür acılıdır elbette. öfkeli ve üzüntülüdür söylemiştir bunu ama haksız mıdır? pek değil. oraya buraya asker yığmakla, çözümü yanlış yerlerde aramakla bu işin sonu gelmez. ama ne yazık ki bazıları sanki çözüm aramıyor da duygu sömürülerine meydanlarda devam edip tıpkı diğerleri gibi masumların kanları üzerinden rant elde etmeye devam ediyorlar.
  • bu sozle anlatilmak istenen bu vatana helal etmiyorumdan cok bu oyuna (savas bile degil) helal etmiyorum olsa gerek.. netekim vatanin bir yere gittigi yok (yani simdilik).. bir yere giden varsa o da bok yoluna gidiyo habire..

    aslinda cok gec kaldi bu bagirislar.. 50 sene izlenen politika.. 20 sene yapilan savas.. oldu mu sana guzel bi kurt meselesi.. sorunu kim yarattiysa (ben diyim ordu, sen de hukumetler, oburu desin abd) guzel yarratti da.. dunyanin bilmemkac guclu ordusundan biri olan tsk 20 sene savasti mi bu sorunla?.. 20 sene guneydogu'da bomba atilmadik metrekare kaldi mi? 20 sene "apo"yu yakalamiz lazim dendi mi?.. sanirim dedi.. eh tebrik ediyorum yakaladilar da.. peki ne cikti bu apo.. dunyanin bilmemkac guclu ordusundan birisi olan tsk 20 sene bu adamla mi savasmis?.. 1 kisi de "hocam bu mudur lan?" diye sormadi da.. herkes bayram etti.. apo'da bana devlet gorev versin yapayim diyip durdu.. neyse..

    anlatmak istedigim.. 18-20 yasinda gencler.. "zorunlu" olarak daglara cikariliyorlar.. 20 sene orlarda öluyorlar.. ne sonuc var ne sebep?.. tek aciklama var "vatan sagolsun"..

    yapilan savasin ne bir tarifi var, ne kiminle savasildigi belli, ne de sonu gozukuyor.. 50 sene daha guneydogu daglarina bomba aticaz.. 51. sene bu bitecek diyen var mi?

    bitmez bu.. bitmemesi o kadar cok adamin isine geliyor ki.. az kafasini calistiran anlar zaten durumu..

    dedigim daha yeni basladi bu feryatlar..

    cok basit bir sebebi var.. birisine bir yakininin oldugu soyleyin.. ilk tepkisi "neden?" diye sormak olacaktir..

    20 senedir 1000lerce aileye evlatlarinin oldugu soylendi.. hic biri "neden?" diye soramadi.. vatan ya.. millet ya.. sakar ya..

    sanirim artik iclerindeki "neden?" haykirisini durduramaz oldular.. sorar oldular.. sorunca gunes gozluguyle buz gibi bir adamin "vatan" cevabini alip, tatmin olmaz oldular..

    ya birisi cikar "neden?" sorusuna cevap verir.. ya da bu haykirislar katlanarak devam eder..
  • asteğmen olarak askerliğini yapanların daha iyi anlayacakları bir feryattır zannımca...ve sorun kesinlikle vatanını sevme sevmeme meselesi değildir...

    ilkokul,ortaokuldan sonra tercihini askeri liseden yana değil sivil liseden yana kullanan,liseden sonra harp okuluna değilde üniversiteye giden,mezun olduktan sonra vatan görevini yapmak için kışlanın yolunu tutan bir üniversite mezununun yalnızca 3 aylık eğitimden sonra savaşmak için dağa gönderilme problemidir asıl olay...bilgisayar mühendisi olarak eğitim almış ve bu konuda profesyonelleşmiş birine 90 gün eğitim verip bu eğitimi savaşmak ve savaşta hayatta kalmak için yeterli görüp onu profesyonel teröristlerin önüne atmaktır asıl yürek burkan detay...

    gelişmiş ülkelerde olduğu gibi daha fazla eğitim alan askerlerden oluşan profesyonel ordu olsa acaba bu derece kayıp olurmuydu diye de düşünüyor insan arasıra...bunun faşistlikle veya herhangi bir izmle de alakası yoktur...tabi anlayana...!!
  • su gune kadar, 'benim oglum/kizim sehit oldu, vatan sagolsun, helal olsun' diyenleri gormustuk hep, di mi?

    dogal olarak herhangi bir (allah gostermesin) olum karsisinda isyan etmeyen insanlari anlayamamak mi bilemiyorum. ben her seferinde televizyonda gordugumde, gazetede okudugumda, bir duraksiyordum. bu nasil bir vatan aski ki yavrusu gitmis, helal olsun diyebiliyor. o yavrunun dizi kanasa ici acir o ananin. gitmis. yok.

    1932'de, freud ve einstein'in savas hakkinda yazismalarini/mektuplarini okuyanlar bilir belki. freud demis ki, 'neden sen, ben ve bir cok insan savasa bu kadar siddetle karsi cikiyoruz? neden savaslari hayatin bir cok aci yani gibi kabullenemiyoruz? sonucta, dogal bir sey gibi gorunuyor, duzgun bir biyolojik temeli var, ve pratik olarak, cogu zaman kacinilmaz... bu soruma cevabim da soyle: savasa boyle siddetle karsi cikiyoruz, cunku herkesin yasama hakki var, cunku savas umut dolu insan hayatlarina son veriyor, cunku bireyleri utanc verici durumlarda birakiyor, ve istemeye istemeye baska insanlari oldurmeye zorluyor, ve insanligin isciligiyle ortaya cikmis degerli seyleri yokediyor. baska sebepleri de var, gunumuzdeki savas gidisati ve anlayisi eski zamanlarin (ki bu 1932 yazilmis, dusunun - zk) kahramanlik ideallerinin gerceklesebilmesi icin firsat olmaktan cikmis, ve gelismis silahlar yuzunden savasin bir tarafinin, ve hatta iki tarafinin tamamiyle yok olma ihtimali de var...

    organik nedenlerden dolayi, barissaliz..."

    demis freud amcam.

    savasta (yaa, evet, savas o savas) cocugunu, kocasini, karisini kaybetmis insanlar bu zamandir neden boyle demiyorlardi diye dusunuyor musunuz? yoksa diyorlardi da, super medyamiz onlari 'iste vatana helal olsun diyen anne/baba/kardes/es' demediler diye gostermiyor muydu? simdi neden gosteriyor?

    bu 'savas' turkiye ile pkk/yunanistan/abd/ingiliz/zambiya/iran/ingiltere/fildisi sahilleri ... arasinda olsun, kiminle olursa olsun, savas savas oldugu surece, analarin, babalarin, 'helal olmasin' demesi normal mi? zaten diyorlardi. biliyorum. sadece gormuyorduk, duymuyorduk.