şükela:  tümü | bugün
  • ressamlık.
    hayalim ressam olmaktı.
    annem karşı çıktı ilk.
    babam desteklese dahi işi gereği hep uzaklardaydı. iletişim yolları da bugünlerde olduğu gibi gelişmiş değildi. bu yüzden etkisi çok olamadı.
    annem, onu dinlemeyeceğimi anlayınca ressamlığa karşı başlattığı kampanyasını mahalleye ve ardından akrabalara yayarak büyüttü.
    öyle bir ortam oluştu ki yaşıtlarım dışında kime “merhaba” desem bana geri “merhaba” demeden “resim yap, yapma demiyoruz. yine yap ama hobi olarak yap. gerçek bir meslek seçmen gerek. ressamlıkta para yok. aile kurup, çocuk yapıp onlara bakman lazım. annen baban yaşlanınca onlara kim bakacak” diye nasihatlere başlıyordu.
    annem kampanyasını güzel sanatlar lisesi sınav başvurusuna yardım etmeyerek ve akabinde gsf yetenek sınavları için hazırlık kurslarına bütçe ayırmayarak devam etmişti.
    kendimi yapayalnız hissettim. çok uzun süre.
    büyüdükçe çok insanın benzer hikayeleri olduğunu öğrenip bunları yaşayanın sadece olmadığımı anladım.
  • voleybolcu olmaktı hayalim lakin takımdan çıkarılıp dershaneye yazdırılana kadar -,-
  • genellikle polis ve askerliktir. ebeveynlerin ilerde mutlu olacağına emin olduğum, bu tarz hayalleri olan çocuklar için verilecek en doğru karardır.

    ayrıca; bizimkiler zamanında engellemediği için de kırgınım :(
  • (bkz: subay)

    çocukluğumda o kadar hevesliydim ki... okulumuzun panosunda harbiyenin küçük bir resmi vardı. imrenerek bakardım subay abi ve ablalara. büyüdüğüm ilçede sahil güvenlik grup komutanlığı vardı. saatlerce tepeden askeri limanı izlerdim. sahil güvenlik hücumbotları limana girerken sevinir; hele bir de denizaltı'yı hareket halinde yakalayabilirsem dünyalar benim olurdu. şimdi ki gibi herkeste telefonu bırakın fotoğraf makinesi yok.

    askeri lise sınavlarına giricem! oradan hooop harp okulu... aaa bir dakika. babam...

    babam o zamanlarda çetin bir hakim olmamı istiyordu. hukuk fakültesi tek amacıydı adamın. yani olurda kapasitem yetmezse yakındoğu'ya gönderip parasıyla okutacak o derece.

    ne onun dediği oldu ne de benim hayalim. öylesine bir hayat yaşadık ve geçti gitti.

    hakimler, savcılar, avukatlar suçsuz yere hapis yattı; mesleklerinden oldular...
    subaylar tevkif edildi, yıllarca hücrede işkence gördüler. pardon kandırıldık denip salıverildiler. çünkü burası türkiye'ydi...
  • benim için gazetecidir.
    şaka değil, ilkokul 1. sınıftan bu yana hayalimdi. defterlerime, kitaplarıma "araştırmacı gazeteci 108x" yazardım hep. hayalimdeki üniversiteye çok rahat girebiliyordum fakat ben ne yaptım, sevdiklerim kırılmasın diye kendim kırılmayı seçtim.
    zaman zaman pişman olurum kendi yolumda gitmediğim için...

    harf eksikliği düzeltildi.
  • futbolcu tabi
  • (bkz: pezevenklik)
  • otobüs şoförlüğü..
  • hayalim basketbolcu olmaktı.bu yolda da ilerliyordum.lise sınavına az kalmıştı.bu arada yine maçlara gitmeye devam ediyorduk.takımda benim de dahil olduğum birkaç kişiye kolejlerden teklif geldi.annem fen lisesini kazanmamı istiyordu o yüzden kabul etmedi gideceğin lisede yine oynarsın dedi konu kapandı.fen lisesini kazanamadım anadolu lisesine yerleştim.orada da oynamaya devam ettim.bu sefer üniversite sınavı geldi eline mesleğini al hobi olarak yine oynarsın dendi.üniversite de takıma girdim. bu sefer ben istemedim.
  • benim icin pilotluk olan meslek. kucukken meslek testine girdigimizde de cikmisti. annem "seni uzaklara gonderemem" diyordu kucukken. sonra itiraf etti ki, fiziksel engelimden dolayi pilot olamayacagim icin umutlanmami istememis.

    simdi cok seyahat ettigim bir meslek icra ediyorum. hala ucaklara bakip ic cekiyorum.