şükela:  tümü | bugün
  • çocuğuna annem diyen annelere nazaran daha seyrek görülür. babalar genellikle ağzını doldura doldura, göğsünü gere gere "oğlum" "kızım" "evladım" demeyi daha çok severler çünkü. bir çocuk annesini çağırdığında etrafımdaki annelerin %75i "söyle annecim" derken babaların çok az bir kısmı "söyle babacım" der çocuğu bir şey anlatmak istediğide. sık gördüğüm veya başıma gelmiş bir şey değildi.
    babasını küçük yaşta kaybetmiş biri olarak, "baba" kelimesini çok nadiren kullanırım. mümkünse hiç bahsetmem, çok gerekmedikçe kullanmam bu kelimeyi. ablamlar kayınpederlerine "baba" dedikçe sinirlenirdim hatta. "o bizim babamız değil ki, insan kendi babası olmayan birine nasıl baba diyebilir, o adam benim babamın yerini nasıl tutabilir" diye düşünürdüm.

    geçen gün, hiç tanımadığım, ömrümde yüzünü bile görmediğim baba tarafından akrabalarım ziyaretime geldi. söylendim ettim sinirimi bozdular vs.. dalgın dalgın oturmuş olan misafir amcaya: "biraz daha çay alır mısınız?" diye sordum. zıpladı bir yerinde "efendim babacım" dedi. gözlerimin sulandığını, yandığını hissettim. "çay ister misin baba" diyesim geldi, diyemedim. hiç bir şey diyemedim ki. "çay" diye geveledim ağzımın içinde, çayı döktüm gittim. mümkün olduğu kadar bu kelimeyi kullanmamaya, kendi babamdan başkasına bu sözü yakıştırmamama rağmen, o adamın ağzından duymak iyi gelmişti. başka insanları da babamın yerine koyabileceğimi, o sevgiyi başkalarına da duyabileceğimi gösterdi bu olay bana. çocuğuna babacım diyen babaları sevdim ben.
  • genellikle kendi babaları ile ilişkileri istedikleri gibi olamayan babalardır. kendi evlatları ile ilişkilerini düzenlerlerken babalığın üzerini iki kez çizerek hissettirilmeyen bir eksikliği doldurma çabası da olabilir... daha sevecendirler. baba oldukları için gurur duymaktan önce, mutlu olmayı bilen insanlar olarak tatlı tatlı gülümserler.
  • baba olmanın ağırlığını taşıyabilecek babalardır. çocukları olacağını öğrendiklerinde yüzlerinde şaşkınlıktan çok mutluluk okunması mümkündür. genelleme yapacak olursak, istenen çocukların babaları bu duyguyu daha iyi taşır.

    öz babamdan görmesem de, cicibabamdan bu duyguyu kat be kat aldım. "kızım" derken yüzünün güldüğünü, telefonda bile olsa gördüm/ hissettim. herhangi bi şey için kendisini aradığımda, ya da evde kendisine seslendiğimde, yanar işi olsa,

    -efendim babacım?

    demesini sevdim. genetik babam olmasa da, bana içten "babacım" diyen babamı sevdim.

    o güzel insanların hepsi o güzel atlara binip gitmemişler işte...
  • kücük ya$ta cocugu olan babalardır. genelde cocuk liseye gecmeye yakın, oglum/kızım a doner hitap $ekli. tabi bir de baba olmak icin yaratılmı$ bir baba olmak gerekir ki herkese de yakı$maz babacım demek. güzeldir be heralde ` : sözlük bana cocuk yap lan allahsız`
  • her babacim deyisinde sevgisiyle cocugunu yumusacik oksayan babadir.. sade ve ince bir anlatimi vardir.
  • çocuklarını seven ve çocukları tarafından da sevilen babalardır. kanser olduğunu öğrendiğini söylerken cocuklarını üzmemek için göz yaşlarını tutmakta zorlanan, çenesini sıkıp, dudaklarını büzerek ba$ka odaya kaçan babalardır. kanserin kemiklerine sıcrayıp sıcramadığını öğrenmek için sintigrafiye girmeden önce telefonda yine babacım diye hitap edip saatlerdir kulaklarımda babacım diye yankılanan bir ses yaratan babamdır.

    - oğlum ben giriyorum az sonra
    - tamam baba haber verirsiniz bitince
    - sen de kafana takma, i$inle ilgilen
    - merak etme sen
    - tamam babacım kolay gelsin.
  • yapmayın etmeyin arkadaşlar, çoçuğunuz sizin babanız değil, karakter ve kişilik gelişimi açısından çok yanlış bir davranış bozukluğu.

    durumu özetleyen bir karikatür

    yazı 1

    yazı 2
  • babam 55 yaşından sonra bana bunu demeye başladı ama her seferinde komik geliyor. ben de ona oğulcum diyerek karşı atağa geçme kararı aldım.
  • ogrencisine hocam diye hitap eden odtu mezunu profesor gibidirler.
  • babacım lafını nerelere çekmiş gerzekler. babacığım, anneciğim, ablacığım, abiciğim çoğu yerel ağızda ben senin babanım, ben senin annenim, ben senin ablanım, ben senin abinim anlamına gelmektedir. söyleyen de söylenen de bunu bilir. büyüdükleri büyükşehir semtlerinin dışına çıkmayıp da her boku bildiklerini zanneden ergenler pek çok şeyi bilmedikleri gibi bunu da bilmezler.