şükela:  tümü | bugün
  • neden bunu yaptıklarını anlamadığım annelerdir. benim çocuğum yok, haliyle babası da yok. ama anne olsaydım mesela, çocuğum bir yanlış yaptığında "akşam babana söyleyeceğim seni" "baban gelince görürsün" işte ne bileyim "şunu şöyle yapmazsan, o gün şunu yaptığını söylerim babana" gibi babasını bir tehdit unsuru olarak kullanmazdım diye düşünüyorum. yanlış bir çocuk yetiştirme yöntemi olması, ve bu tavrın çocuğun anne ve babasıyla iletişimini yıpratabilecek, onlara bakış açısını yanlış yerlere götürebilecek bir şey olmasını geçtim, bunu yapmayı kendime yediremezdim herhalde. yani ben nasıl ezik bir anneyim ki, çocuğumun yanlışıyla kendim başa çıkamıyorum ve onu babasıyla korkutuyorum, tehdit ediyorum. babasından çekiniyor, beni iplemiyor, yumuşak buluyor, çocuğumun gözünde babası kadar otoritem ve saygınlığım yok ve ben de bunu destekliyorum. böyle düşünürdüm ve bunu yapmazdım. çocuğumu babasıyla tehdit etme ihtiyacı duyacağım bir noktaya gelmiş olsam, bu beni üzerdi.
  • cocugun bir aile ferdinden korkmasi/cekinmesi gerekiyor. mesela bizde kizim benden hic cekinmez ama "bak anne kiziyor" dedimmi yaptigi yaramazligi hemen birakir.
  • 2 yıl önce olsaydı anlamazdım ama şimdi türk kadınını daha iyi tanıyorum. kadın eziklikten değil çakallık/manipülasyon sebebiyle böyle yapmaktadır. mesele kendinde çocuğa ceza verecek güç bulamaması değil, onu zaten psikolojik baskı ile veriyor, mesele baba eve gelince çocuğa psikolojik destek gelmesini, çocuğun moral bulmasını engellemektir. şöyle ki çocuğu baba figürü ile korkutursan çocuk da babadan ürkmenin etkisi ile, hem de babanın anneye şartsız destek verdiği ve desteklediği sanrısı ile babaya karşı soğuyacak, baba da eve gelince babaya soğuk davranacak, böyle olunca da baba çocukla çok yakınlaşıp annenin kurduğu baskıyı bozamayacaktır. kalitesiz ülkenin kalitesiz annesidir.
  • annem sağolsun kendisi yeterliydi korkmamız için. hiçbir gün başka birini kullanmadı. bence çocuğun terbiyesinde önemli bir faktör. erkek çocuklar genelde babadan korkarken, kız çocuklar anneden korkar. ebeveynle arkadaş gibi olmak meselesine ben katılmıyorum, herkesin sadece bir anne ve bir babası oluyor, ama arkadaş çok bulunabilir bir şey. eski jenerasyonların anne/babalık kurgusuna bu anlamda saygı duyuyorum.

    ruh sağlığım da gayet yerinde bir çocukluk geçirdim bu sayede. şımarmaya fırsat bulamadan büyüdük ve hayatın içinde tek ilgi odağı olmak gibi büyük beklentilerimiz olmadığından, büyümekle baş edebildik.

    çok küçükken, annem kızdığında; babama sığınıp, babamdan "cici anne" talep ettiğim de olmuş, ama o günleri ben hatırlamıyorum. büyük ihtimal cici anne figürünü annemin aynısı ama kızmayan versiyonu olarak hayal ediyordum. annem aklına geldiğinde hala laf sokar, babam da gevrek gevrek güler biraz, o ayrı*
  • psikanaliz bu durumu kastrasyonun tehditinin anneden gelişi, uygulayıcısınınsa baba, doktor, polis vb. gibi otorite kavramının oluşuyla açıklar. yani aslında orda annenin yaptığı otoriteyi işaret etmektir. annelik daha yumuşak, kapsayıcı bir şey olmak zorundadır. esasında o klasik aile yapısının insanların ruhsal yapılanmalarının daha ödipal eksende olmasında etkisi vardı. ama yeni nesil anne ve baba rolleri karışık, birbirinin yerine geçmiş durumda ve nesil de giderek daha narsisistik oluyor. doğrusu ya da yanlışı tartışmalı her ikisinin de ama nevrozdan uzaklaşan bir kişilik yapısı bana daha tehlikeli geliyor.
  • bunun aksini yapan kadınlar da var.
    baba ile çocuğun arası daha olsun diye uğraşan ve çocuğun ilerde psikolojik açıdan sağlıklı olması için babası ile ilişkisinin iyi olması gerektiğini bilen ve bunun için uğraşan kadınlar var.
    özellikle kız çocuklarının babalarıyla ilişkilerinin düzgün olması, gelecekte erkeklerle ilişkilerini de etkileyeceği için bu konuda daha hassas davranan kadınlar var.
    baba ile korkutan anneler bir önceki nesilde kaldı. gerçi ben annemde böyle bir hareket görmedim ama etrafta böyle anneler vardı. günümüzün eğitimli, okuyan, gezen kadınları böyle yanlışlara düşmezler.