şükela:  tümü | bugün
  • başlığının "3 yaşındaki çocuğunun hastanede karışmış olduğunu öğrenmek" olması gereken ama karakter sınırlamasına takılan vahim olay.

    işin ilginç yanı, aile işin gerçeğini öğrenince üç yaşına kadar bakıp büyüttükleri, kendi evlatları bildikleri çocuğu anında reddetmiş, bir de bunu üç yaşındaki bebe'ye açıklamış. hâl böyle olunca da diğer aile iki çocuğun da kendilerine verilmesini talep eden bir dava açmışlar.

    çok zor ve bir o kadar tuhaf bir durum. bakalım mahkeme ne karar verecek, neler olacak...

    ilgili haber linki
  • başlığı görünce filmden falan bahsediyor sandım hangi devirde yaşıyoruz ki, bu kadar kolay mı bebeklerin karışması. hiçbir şekilde hiç bir kuruma güvenmemek lazım insan paranoyak olur bu ülkede. tüp bebek tedavisinde de embriyoları karıştırırlar aklıma gelmiyor değil güvenim yok kimseye.
  • garip bir olay ama çocuk turp gibi yani, 100 yaşına kadar yaşar. tıp mucizesi.
  • trabzonlu aile tam davarmış.

    üç yaşına kadar büyüttüğün, her türlü sorunuyla ilgilendiğin, ilk emeklemesini, ilk yürümesini gördüğün çocuğu kendi çocuğun gibi görmüyorsan siktir git çocuk sahibi olma zaten. umarım diğer aile iki çocuğu da alır.

    çocuk sahibi olmaktansa evlatlık edinmeyi istiyorum. bunu kime anlatsam "kendi çocuğun gibi olmaz" gibi saçma şeyler söylüyorlar. ne alakası var? senin elinde büyüdükten sonra senin çocuğun olur ki.

    "kendi çocuğun gibi olmaz" diyen birine aynen bu olay gibi bir örnek vermiştim. kızın bugün gelip "ya anne torununu hastanede karıştırmışlar, bu öz değil" dese, sen torunundan vaz mı geçeceksin? demiştim. açıkçası kimsenin vazgeçeceğini de düşünmüyordum.

    allah belanı versin senin trabzonlu aile. çocuksuz kalasın.
  • adıyamanlı ailenin öteki aileye şamar gibi aile dersi verdiği olay. ne demek lan çocuk benden değil diye bir çırpıda çocuktan vazgeçmek?

    umarım iki çocuk da esmer ailede kalır.
  • hatırlarsanız geçmiş yıllarda suudi bir bebek ile türk bebek hastanede karışmış, gerçek yıllar sonra ortaya çıkmıştı. tabi aileler için büyük yıkım oldu. ancak bu noktada hükümetler araya girdi ve aileler bir araya getirildi. kapı kapıya oturacakları şekilde birbirlerine komşu yapıldılar. babalara iş imkanı sağlandı ve sorunun çözülmesi zamana bırakılarak iş tatlıya bağlandı. burada da yapılması gereken budur. devletin araya girip bu iki ailemizi bir araya getirmesi gerekiyor. o çocuklar beraber büyüyecek. nokta.
  • 3 yaşındaki çocuğa bu durumu nasıl izah edebilmişler dedirten olay.
    ben 3 yaşındaki kızıma "senin baban değilim" desem "hayır babamsın" diyip ağlar, ben de onunla ağlarım.
  • like father, like son diye bir japon filmi vardi. konu aynisi. filmi izlerken bile empati kuramamistim nasil olur nasil davranirdim diye. cok zor gercekten, once cocuklarin psikolojisi dusunulmeli. eger gercekten cocuklarini reddettilerse trabzonlu aileye de teessufler olsun.
  • eşim, ‘bu çocuğu vermem, bu çocuğu alır kaybolurum. kendimi öldürürüm bu çocuğu yine vermem’ dedi.

    diğer anne de çocuğu verme derdinde.
  • korkunç bir hata. ayrım yapamıyorum. saatlerce acı çektikten sonra doğumuna şahit olduğum kaç bacağı var diye sorduğum doktor temizlerken gözümü ayirmadigim ve hemen göğsüme koydukları an gozgoze geldiğimiz süte yumulan mı yoksa 3 yıldır tüm anılarımızin başrolü aneeeaaagg diye bacağıma yapışan sarılıp öpen mi? ikisinden de vazgeçemezsin.
    tek bir doğru var bu iki aile sonsuza kadar kanka olup yanyana yaşayacak. çocuklar iki anne iki baba bilecek. 3 yaşında çocuğa senin asıl baban bu git sarıl denir mi duygusuz kadın.