şükela:  tümü | bugün
  • büyük olasılıkla bebeğinin büyüdüğünü ve artık çocuk haline geldiğini fark edemeyen anne babalarda görülen bir durum. ebeveynin ısrarına göre 3 yaşa (36 ay) kadar çıkabiliyor bu irrasyonel tanımlama. şöyle ki bir bebek, (bildiğim kadarıyla) 0-12 ay arasında bebektir, 12. ayını doldurduktan sonra işin içine bildiğimiz miladi takvim ve dolayısıyla yıl hesabı girer ve o çocuk artık 1, ya da 1.5 ya da 2 yaşında falan olur. ama ezici bir çoğunluktaki genç anne-babalar "aman da maşallah, çocuk kaç yaşında?" dediğinizde, "32 aylık", "26 aylık", "29 aylık" gibi insanı kilitleyen yanıtlar verirler. oysa siz çok bilinçli bir biçimde "kaç yaşında?" diye sormuşsunuzdur. hayır, illa ay hesabı verecekler... zaten bebek kıvamındaki insan yavrusunu görünce otomatik olarak "kaç aylık" ya da "ne kadarlık" deriz. e ben sormuşum "kaç yaşında" diye... göz var izan var. çocuk olmuş afedersiniz dana kadar. hayır, en yakınlarım da böyle yapıyor ama ayıp olacak, kalplerini kıracağım diye soramıyorum. bir anne-baba neden ısrarla ay hesabı yapar ve bu hesap ne zamana kadar sürer? şimdiye kadarki deneyimlerime göre bunu 33 aylık gibi ütopik noktalara kadar götüren anne-babalar mevcut. e yuh demek geliyor içimden, bu anne-babalar yıl hesabına ne zaman geçiyor? bu çocuk ne zaman "çocuk" oluyor. hemfikir olunmuş bir limit var mı? tüm bu soruları, bana çocuğunun 12+ olduğunu ifade eden ilk anneye soracağım. artık yeter!

    biraz düşününce gelen edit: sanırım bu durum 9 aylık hamilelik süresi boyunca hafta hesabı yapmaktan kaynaklanıyor (tıbbi olarak). 9 aylık bu sürecin ertesinde hafta hesabından yıl hesabına geçiş belki zor oluyordur. ya da insan kendi bebeğinin her anını, her gününü hazine olarak gördüğü için böyle bir ifade kullanılıyor ve onu daha da kıymetli hissediyordur. bilmiyorum, bilemiyorum. *
  • çocuğu olduğundan bir ay bile büyük göstermemek amaçlı söylem. anneler, eğer çocukları iri yarıysa diğer anneleri kıskandırmak, eğer çocuk minyonsa diğer insanların; "aaa 3 yaşında mı, en fazla 2,5 gösteriyor" demelerini engellemek için böyle yaparlar genelde. tabii aşı takibi ve hekimlerin yaştan ziyade ay hesabına göre ilaç vermesi de etkendir ama ana etken anneler arasındaki anlamsız yarıştır.
  • - sizin çocuk?
    - 0.033 aylık.. 3 tekrarlamalı..
    - ha dün doğdu yani..
    - aynen..
  • bence nedeni çocuğun her geçen gün değişmeşi, gelişmesi, bir şeyler öğrenmesidir. bebek için bir hafta yetişkin için bir mevsimden çok daha önemli olabiliyor.
  • insan yavrusu, 24 aya kadar infant, yani bebe olarak tanimlandigi icin o gun gelene kadar yapilmasi gayet uygun olan bir davranistir.
    14 aylik ise bir bebek , bu bir yasinda demek degildir 14 aylik demektir.ya da 20 aylik olan bir bebek 2 yasinda degil 20 ayliktir. 2 yastan sonra artik toplumda kendilerine infant olarak yer bulamaz ve yas hesabina donerler.
  • "every nanosecond, light travels one foot" --kizilderili atasozu
  • (bkz: #10842238)
  • tamamen modern zamanların şarlatanlıklarından biri olan bebek sağlığı sektöründen kaynaklanan bi salaklıktır. evet, salaktır bunu yapan insanlar.

    şöyle açıklayayım: bildiğiniz üzere (bilmiyorsanız etrafınızdaki çocuklu annebabalara dikkat edin) günümüzde bebekler, daha döllenme anından itibaren 24 saat doktor ve ne sikim olduğu meçhul uzmanların gözetiminde gelişip büyüyorlar.

    bu gözetim, çocuk doğunca şahlanıp birkaç kat artıyor. bebek bugün ossurdu mu, koşup en saygın "bebek ossurması uzmanı doktor"a gidiliyor. bebek ossurmadı mı, o zaman "bebek ossurması uzmanı"na ve "osurmayan bebek psikoloğu"na gidiliyor, kontrol için internette 18 tane site dolaşılıp 60 sayfa print alınıyor. ola ki, kreşte her gün 9 saat aynı şeyleri yapmakatan sıkılıp, uyduruk aktivitelere ilgi göstermeyen bir çocuk, derhal gelişim bozukluğu nedeniyle doktor doktor gezdiriliyor.

    çocuğu bir başarı öyküsü olarak gören modern zaman anne-babaları, diğerlerinden geri kalmamak için, işini eksiksiz yapma endişesiyle piysada sunulan her şeyi almak için şartlanmıştır. zaten bu psikolojiyle ilerde satılan her oyuncağı alacak, verilen her kursa çocuğu yazdıracak, verilen her özel dersi aldıracak, böyle gidecektir.

    bu arada, bebekli anne-babaların, tabii özellikle de annelerin, 20-30 tane "anne ve bebek", "mutlu bebek", "bebeğim ve ben", "pıtırcık anne karnında" konulu email grubuna üye olduğunu; ve o maillerde okuduklarını da hayatın değişmez doğruları olarak algıladıklarını da atlamamak lazım.

    işte bu ahval ve şerait içinde, bebekler gün gün, saniye saniye hayvanat bahçesindeki panda şeklinde büyütüldüğü için, anne-babalar bebek sömürüsü sektörünün jargonuyla konuşmaya, düşünmeye ve davranmaya alışıyorlar.
  • çocuğunu okul kaydına götüren bir veli de bunu yapmalıdır.