şükela:  tümü | bugün
  • bir versiyonuna da alışverişlerde raslanır bunların. "ay yavrum bi dur bakiim sen tam ömerle aynı kilodasın,şu kazağı tutuveriyim üstüne" repliğiyle...

    - teyze prezervatif de alıcan mı enişteye?
    - a-a sen nerden öğreniyosun bakiim böyle şeyleri?
    - erken geliştim ben teyze
    - dur bakiim..gerçekten gelişmişsin yahu..
    - eee boru değil
    - andırıyo ama
  • - bak, fadime teyzenlerin çocuğu berkay orospu çocuğuymuş, onun kadar olamadın be...
    - anne iyi misin?
  • evladı roberti kazansa, boğaziçine girse, kendi halinde, notları yüksek, makul sosyallikte, arkadaşlarıyla iyi geçinen, komşunun tavuğuna kış demeyen, sabahtan akşama top peşinde koşmayan bir yavrucak olsa bile hala bir yerden bir açık bulup kıyaslama yapmayı başarabilen ebeveyndir.
  • kendisini başkalarının ebeveynleri ile kıyaslamayı hiç aklından geçirmeyen ebeveyndir.
  • ve böylece çocukların hayatlarına kin ve düşmanlık tohumları atılmış olur.

    eğer ebeveynler çocuğu illaki bir şeyle kıyaslamak istiyorlarsa, çocuğun kendisi ile kıyaslayabilirler diye düşünürüm. iyi bir belagat kullanarak, çocuğun geçmiş dönemlerinden kalan fayda sağlayacak eylemlerini kendisine referans olarak gösterebilirler. mesela, "geçen ay x tane kitap okumuştun, bakalım bu ay ne kadar okuyacaksın?" veya "şu kadar kelime öğrenmiştin..." ya da "geçen yıl şu kadar çiçek ekmiştin..." gibi.
    çocuk, rakibi olarak kendisini gördüğü durumlarda, çevresine ya da bir başkasına kötü duygular duymadan kendisini aşmayı, yapabildiğinden daha faydalı şeyler yapmayı deneyebilir.
  • cocuk kendini baska arkadaşlarıyla kıyasladığında "o kendini camdan atsa sen de mi atacaksın???!" diyebilen ebeveyn.
  • sabancı üniversitesi tanıtım günlerinde karşı karşıya gelip de çıldırmama neden olan ebeveyn çeşidi.

    burslarla ilgili bilgi verip, sabancı'nın kimlere, ne kriterlerde nasıl burs verdiğini anlatırken bir kadın elini kaldırdı "burslularla burssuzlar aynı diplomayı mı alıyorlar" diye sordu.
    "evet hanımefendi, herkes aynı dersleri, aynı emeği veriyor."
    "ama olmaz ki. benim oğlum öss'de ilk yüze girdi, 20bininciyle nasıl aynı diplomayı alır?"
    (iç ses: manyak karı o zaman vakıf üniversitesine göndermeseydin çocuğu) "evet ama o öss idi, her şeyin ölçüsü öss değil, burda 4 senesi daha var çocuğunuzun. bu kadar insan para öderken siz para alıyorsunuz." (iç ses: kırmızı halı da serelim isterseniz.)
    "a benim çocuğum o kadar çalıştı ama..."
    "hanımefendi burdaki burssuz velilere ve burssuz bir öğrenci olan bana hakaret ettiğinizin farkında mısınız? ben de bu okula yıllardır emek veriyorum niye farklı diploma alacakmışım?"

    kadın söylenmeye devam etti, o kadar insanın içinde çocuğunu diğer öğrenci ve velilerin kızgın bakışlarına maruz bırakıp utandırdığıyla kaldı.

    edit: dip not olarak düşeyim, benim dönemimde okul birincisi olarak mezun olan arkadaş burssuz girmişti okula.
  • çocuk bir yetişkin haline geldiğinde bile, o eskiden kıyaslandığı çocuktan nefret etmesine neden olur. belki de çocuğun nefret duygusuyla tanışması böyle başlar. otorite değilim ama bendeki etkisi bu oldu. bu öyle bir etkidir ki, anne çocuğu kıyaslamayı bitirse bile çocuk artık kendinden tatmin olamaz hale gelir. kendini sürekli başkalarıyla kıyaslar. başkalarının başarılarını kıskanır, kendini sürekli yetersiz görür. sonuç kendine güvensiz ve sağlıksız bir birey olur. aferin bunu yapan anne babaya.
  • evlatlarinin kiyas yapmasini kabul etmeyen ebeveyn tipidir. surekli bu tur kiyaslamalar yaparak sizi itin gotune sokup cikartan ebeveyninizden sozgelimi bisiklet istediginizde almaz iseler, "ama murat'a aldilar bisiklet hem onun karnesinde iki tane iyi var, benim hep pekiyi" dediniz, salaksiniz, cevap olarak, "sen kendini ne bok yemeye baskalariyla kiyasliyorsun, bak hakki beylerin oglu remazan hic oyle yapiyor mu?" derler, demeseler...
  • ebeveynin amacı cocugu hırslandırmak ve rekabeti ogretmektir aslinda. ama çocuk o yaşlarda yan sanayi uretimi olan kopyayı ogrenerek sınavlarda odevlerde kiyaslanan cocuktan* kopya cekecmeye baslar. daha sonra anne sinav kagidinin gene dusuk oldugunu gorunce nedenini sorar. cocukta "ya evet yanlıs yapiyodu ama sen hep onunla kıyasladigin icin kendimin yanlıs yaptigimi sandım o yuzden ona bakarak aynısını yazdım" diyerek anneye mesaji verir. anne o gunden sonra kimseyle kıyaslamaz cocugunu ama cocuk her zaman kopya ceker, karsılastırma yapar, on kere tekrar eder.(bkz: based on a true story)

hesabın var mı? giriş yap